Pâdişâhın meşhur ‘dîvân sohbetleri’nde bulunan zat

Kânûnî Sultan Süleymân Han Ahmed Kuseyrî hazretlerini İstanbul’a dâvet etti ve çok ikramlarda bulundu… Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya’da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî … Devamını oku

Bizi felaketten felakete sürükleyen nefsimizdir

“Dünyâdan uzaklaşmak, takvâ sahiplerine, haramlardan uzaklaşanlara kolay gelir.” İbn-i Mesrûk hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Bağdât’ta yaşadı. 910 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrî-yi Sekatî, Hâris el-Muhâsibî ve diğer velîlerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Ahmed bin Hanbel hazretlerinden hadîs-i şerîf rivayetinde bulundu. Kendisine mârifet ve muhabbetten sordular; “Mârifet, Allahü teâlâyı tanımak, O’nu düşünüp tövbe, pişman olmakla, muhabbet … Devamını oku

Nazardan ve şeytanların şerrinden korunmak için

Nazarı değen kimse, hattâ herkes, beğendiği bir şeyi görünce “mâşâllah” demelidir. Ahmed Kastalânî hazretleri fıkıh, hadîs ve kırâat âlimidir. 851 (m. 1448) senesinde Kâhire’de doğdu. 923 (m. 1517)’de aynı yerde vefât etti… Küçük yaşta Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Birçok âlimden ders okudu. Karâfe’deki medresenin başmüderrisi oldu. Çok talebe yetiştirdi. Mısır’daki âlimlerle, ilim meclislerinde müzâkerelerde bulundu. Bu … Devamını oku

“Bu çamurlu kaftanım kabrime örtülsün…”

Mısır seferinde Kemâl Paşazade’nin atının ayağından sıçrayan çamurlar, Yavuz Sultan Selim Hân’ın kaftanını kirletmişti… Kemâl Paşazade dokuzuncu Osmanlı şeyhülislamıdır. 1468 (H.873) yılında Tokat’ta doğdu. Küçük yaştan itibâren iyi bir tahsil gördü. Daha sonra askerlik yolunu seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Ordu ile Edirne’ye dönünce askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı. İcazet aldı ve müderrislik … Devamını oku

“Din kardeşinin yaptığı nasîhati kabul et…”

“Mümin, din kardeşine yapmış olduğu nasîhatlerde samîmîdir. Onun göremediği şeyleri bildirir.” Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî’nin talebesidir. İsmi, “Ahmed” olup, “Kârazî” nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır’a bağlı Kâraz’da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî’nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam’a giderek Muhammed Hânî’ye … Devamını oku

Arkadaş olmak istediğin kimse güvenilir olmalı…

“Akıllı, her yönüyle güvenilebilen, din ve dünya işlerinde sağlam biriyle arkadaşlık yap!” Ümmüddîn Mesûhî hazretleri Bağdat’ta yetişen evliyânın meşhûrlarındandır. 893 (H.280) senesinde vefât etti. Tasavvufta yetişmiş üstün hâller ve kerâmetler sâhibiydi. Evliyânın meşhurlarından Sırrî Sekâtî ile sohbet etmiştir. Buyurdu ki: “Kime istemeden helâl bir şey verilir de muhtaç olduğu hâlde kabul etmezse, Allahü teâlâ o … Devamını oku

Resulullah’ın en büyük mucizesi, Kur’ân’dır…

Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselâma, en büyük mucize olarak Kur’ân-ı kerimi vahy etmiştir. Ahmed Kâbilî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1624 (H.1034) senesinde Hindistan’da Serhend’de vefat etti. Büyük velî Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin sohbet ve derslerinde kemâle erdi. Nakşibendiyye, Kâdiriyye ve Çeştiyye tarîkatlarında yetişip, icâzet aldı. Bu mübarek zat buyurdu ki: Allahü teâlâ, Muhammed (sallallahü aleyhi ve selleme) en … Devamını oku

Sıfât-ı zâtiyye ve Sıfât-ı sübûtiyye

Allahü teâlânın sıfâtları ondörttür. Altısına Sıfât-ı zâtiyye, sekizine de Sıfât-ı sübûtiyye denir. Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” … Devamını oku

Sevâbı daha çok olan zikir ve salevâtlar…

“Ey Ebü’l-Abbas! Yer ve göğün hazînelerini sana verdim. O da bu zikir, salevât ve istigfârdır.” Ebü’l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)’de Fas’ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr’da doğdu. 1837 (H. 1253)’de Yemen’in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib’de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri … Devamını oku

Dînimizde ilk emredilen farz namâzdır…

“Allahü teâlânın en çok beğendiği ve tekrâr tekrâr emrettiği şey, beş vakit namazdır.” Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)’de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır’a sonra da Şam’a gitti. Orada talebe … Devamını oku

“Bir günah işlediğinde hemen tövbe et…”

“Ben Rabbimin emrine niçin karşı geldim, niçin bu günâhı işledim, diye pişmanlık duy!” Ahmed Kâdirî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1514 (H.920) senesinde Şam’da doğdu. 1596 (H.1005) senesinde orada vefât etti. Bedrüddîn Gazzî’nin hadîs derslerinde kemâle geldi. Baba ve dedeleri, âlim, ârif ve evliyâdandı. Babasının vefâtından sonra, yerine geçip, insanlara ilim ve edeb öğretmekle meşgûl oldu. Sohbetlerinde … Devamını oku

“Yavrularımız dinlerini tam öğrenemiyorlar…”

“Mümin mümine yardım ve muâvenete borçlu gibidir. İşini âlimlerin bildirdiği şekilde yap…” Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara’da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit’te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit’te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve … Devamını oku

“Yeryüzü iki kimseye çok hayret eder!”

Yeryüzü; ölümden gâfil olana ve bir karış toprak için kardeşi ile hasım olana çok şaşar! Ebû Abdullah Nişaburî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da Nişabur’da doğdu. 848 (H.234) senesinde vefât etti. Süfyân bin Uyeyne, Yahyâ bin Muâz ve başka gönül sultanı ehil zâtların sohbetlerinde bulunarak ilim öğrenip olgunlaştı. Kendisine, sâlihâ kadından suâl edilince, buyurdu ki: “Beş vakit … Devamını oku