“Yâ Rabbî, bu suya bereket ihsân et!”

İhtiyar bir kadın, elinde boş bir ibrikle, güç belâ su taşıyordu. Kutb-i Rabbânî hazretleri ona dua etti… Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan’ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup … Devamını oku

“Yemekten önce elini yıkayan fakirlikten kurtulur”

Yemeğe besmele ile başlamalı, bitirince elhamdülillah demelidir. Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran’da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: “Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır.” Bu mübarek zatın, … Devamını oku

Çok konuşmak, akıl zayıflığının alâmetidir

“Lüzûmsuz çok konuşan bir kimseyi görürsen, bilki, aklı yoktur!” Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran’ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn’da vefât etti. Şîrâz’a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti. Celâleddîn Devânî … Devamını oku

“Ölmeden evvel ölüp, nefsinizi tam ıslâh edin”

“Âşıklar, keşif ve kerâmet konaklarında durmak istemesinler. Daha yukarılara çıksınlar.” Kâdı Celâl Tehâniserî hazretleri Hindistan’da yetişen velîlerdendir. Yedi yaşında Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. On yedi yaşına geldiğinde bütün ilimleri öğrenip ders ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunu öğrenmek için Abdülkuddûs hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Kısa zamanda kemâle gelerek icâzet aldı. (H.989) senesinde vefât etti. Celâl Tehâniserî’nin … Devamını oku

“İnkâr edenlere Cehennem ateşini hazırladık”

“İnsanların yaptığı her hareket, her iş, insanın kesbi ve Allahü teâlânın yaratması iledir.” Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)’da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî hazretlerinin … Devamını oku

Kalp katılığından daha büyük musibet yoktur!

“Allahü teâlâ kalplere ve bedenlere çeşitli musîbetler verir. Bunlar, rızık darlığı, ibâdetlerde gevşekliktir…” Dâbiî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. Sekizinci asırda vefât etti. Mâlik bin Dînâr, Sâbit el-Benânî gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Mâlik bin Dînâr’dan naklederek buyurdu ki: “Allahü teâlâ kalplere ve bedenlere çeşitli musîbetler verir. Bunlar, rızık darlığı, ibâdetlerde gevşekliktir. … Devamını oku

“Kendi rızkına râzı olan, kimseye muhtaç olmaz”

“Rızkına râzı olmayan, Allahü tealayı dilediğini yaratmakta töhmet altında tutmuştur!” İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup “Oniki İmâm”ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke’de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır’dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu … Devamını oku

“Sâlihlerle sohbet, ebedî saâdetin anahtarıdır…”

“Sâlihlerle berâber olup, onlarla sohbet ediniz. Onlar, dünyâ hazîneleridir.” Câfer-i Huldî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 867 (H.253) senesinde Bağdât’ta doğdu. 959 (H.348) senesinde aynı yerde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî’nin talebelerinin en büyüklerindendir. Bir gün kendisine bir kimse gelip, “Yâ Câfer! İnsanlar bir ihtiyaçları için sana mürâcaat ettikleri zaman, beni hatırla! Beni vesîle ederek Allahü … Devamını oku

“Âlimler ve velîler, Muhammed aleyhisselâmın vârisleridir”

“Orada âlimler ve velîler, Muhammed aleyhisselâmın etrâfında toplanacaklardır.” Ebû Muhammed Serrâc hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1026 (H.417) senesinde Bağdat’ta doğdu, 1106 (H.500) senesinde aynı yerde vefât etti. Bağdâd’ın meşhûr âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Kırâat ve Hanbelî fıkhını öğrenip fıkıhta da yüksek âlim oldu. Tatlı sohbetleri esnâsında evliyâ zâtların hayatlarını ve menkıbelerini … Devamını oku

“Kim salât okursa, yetmiş melek de ona salât okur”

“Her kim bana on kere sabah, on kere da akşam salevât okursa, kıyâmet günü şefâatime kavuşur” Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra’da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları: Resûlullah … Devamını oku

“Dünyayı terk etmeyen, Allah’a tam kavuşamaz”

“Bid’at ehlinin sohbetlerinde bulunmak, Allahü teâlâdan uzaklaşmaya sebep olur.” Ebü’l-Hüseyin Şirazî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Şiraz beldesinden olup, Errecan’da ikâmet etmiştir. Ebû Bekr Şiblî hazretlerinin sohbetlerinde bulunmuştur. Hakâik (hakîkatler), tasavvufî incelikler ilmi üzerinde çok meşhûr sözleri vardır. 964 (H.353) senesinde Errecan’da vefât etti. Talebelerine buyurdu ki::“Bid’at ehlinin sohbetlerinde bulunmak, Allahü teâlâdan uzaklaşmaya sebep olur.” “Dostlarına, … Devamını oku

İmâm-ı Busayrî ve Kasîde-i Bürde

İmâm-ı Busayrî hazretlerinin Resûlullah’a olan sevgisini anlatan en kıymetli şiiri Kasîde-i Bürde’dir. İmâm-ı Busayrî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1212 (H.609) senesinde Mısır’da Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H.695) senesinde Mısır’da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Ebü’l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin talebesidir. Ebü’l-Abbâs Mürsî de, Ebü’l-Hasan-ı Şâzilî’nin talebesidir. İmâm-ı Busayrî, hadîs ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok derin âlim idi. Resûlullah’a … Devamını oku

“Mezara girmeden, nefsin şerrinden emin olmayın!”

“Kötülük etmeyen temiz bir kimseye iftirâda bulunmak, göklerden de ağır bir suçtur.” Seyyid-i Sırdân hazretleri Anadolu velîlerindendir. Asıl adı Burhâneddîn’dir. 1165 (H.561) senesinde Afganistan’da Tirmiz’de doğdu. Belh’e giderek Sultân-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled hazretlerine talebe oldu. Bütün ilimleri öğrendi ve mânevî yüksek derecelere kavuştu. Hocası, oğlu Mevlânâ Celâleddîn’in terbiyesini ona havâle etti. Talebesi Mevlânâ Celâleddîn ile birlikte … Devamını oku