“En kıymetli sermâyemiz, üzüntüler ve sıkıntılardır”

“Yâ Rabbî! Bizi, sıkıntıların sevaplarından mahrûm eyleme! Bunlardan sonra, bizi fitnelere düşürme!” Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1551 (H.958) senesinde Delhi’de doğdu. 1642 (H.1052)’de aynı yerde vefât etti. Medrese tahsilinden sonra Silsile-i aliyye büyüklerinden Muhammed Bâki-billah hazretlerinin talebesi oldu. Bir ara İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin … Devamını oku

“Bir kimseyi övmekte ve yermekte acele etmeyin!”

“Bugün memnun olmadığınız bir kimseden, yarın memnun olabilirsiniz…” Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin’de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyunuz. Kim bunlara uyarsa, bu onlar için saâdettir. Bunlara uymayan bedbahttır. … Devamını oku

“Onlar birbirlerini, Allah rızâsı için severler…”

“Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, kalpleri güneşten daha parlaktır…” Ayn-ül-Kudât Hemedanî hazretleri tanınmış fıkıh âlimlerindendir. İran’da Hemedan’da doğdu. 1131 (H.525) senesinde orada vefat etti. Hemedan’a İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin kardeşi Ahmed Gazâlî geldi. Onun sohbetine yirmi gün kadar devâm etmekle şereflendi. Bu zaman içinde daha önce onda bulunmayan tasavvuf derecelerine kavuştu. Ayn-ül-Kudât hazretleri bir sohbetinde … Devamını oku

Özür beyân etmek zorunda kalacağın işi yapma!

“Kim Allahü teâlâya karşı hâlini düzeltirse, Allahü teâlâ onunla insanlar arasını düzeltir…” Şeyh Ayderûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1585 (H.993) senesinde Yemen’in Terîm şehrinde doğdu. Orada birçok evliyânın meclisinde bulundu. Sonra Hindistan’a hicret edip Şeyh Abdülkâdir hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Ondan da istifâde edip icâzet aldı 1631 (H.1041) senesinde Hindistan’da Devletâbâd’da vefât etti. Bu mübarek zat, oğluna … Devamını oku

Ben unutsam bile ölüm beni unutmaz

“Yazık bana! Ölümden nasıl kaçarım. Kaçsam bile o mutlaka bana yetişecektir. Ben ölümü nasıl unutabilirim.” Medine’de doğan Avn bin Abdullah hazretleri Tâbiîn devrinin büyük velilerindendir. Kûfe’ye hicret ederek orada yerleşti. 733 (H.115) senesinde vefat etti. Abdullah bin Amr, Ebî Bürde ve diğer Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivayet etti. Avn bin Abdullah hazretleri, hata … Devamını oku

Dört kısım insandan ikisi iyi ikisi kötüdür

Osman Fazlı Efendi insanların dört kısım olduğunu bildirmiştir. Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul’da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. … Devamını oku

Harama helal diyen kimse kâfir olur…

Alkollü içki içmek, kumar oynamak, anaya, babaya âsî olmak, Müslümanların kalbini kırmak, rızası olmadan malını almak haramdır. Molla Atâullah Efendi Osmanlı âlim ve evliyasından olup Sultan İkinci Selim Han’ın hocasıdır. İzmir’e bağlı Ödemiş kazasının Birgi kasabasındandır. 1571 (H.979) senesinde İstanbul’da vefat etti. Zamanın büyük alimlerinden ilim tahsil etti. İstanbul’a giderek Sultan İkinci Selim Han’ın teveccühünü … Devamını oku

İslam ahkâmına uymak pek kolaydır

Peygamberimiz “Allahü teâlâ bu ümmetten kolay işler yapmasını istiyor. Güç işleri beğenmiyor” buyurdu. Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da … Devamını oku

Rütbe ve nimeti çok olan önce selam verir

Önce büyük küçüğe, şehirli köylüye, ayakta olan oturana, az olan çok olana, baba oğluna, ana kızına selam verir. İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi’den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan “Mülteka” … Devamını oku

Niyetin doğru olmasına çok dikkat etmelidir…

Hayırlı işler için yapılan niyetin içinde, nefsin bir arzusu gizlenmiş olmamalıdır. Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn’a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn’da vefat etti. Bir defasında hocasına gönderdiği mektup … Devamını oku

Kullara verilen en kıymetli şey

Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri “Kullara verilen en kıymetli şey nedir?” sorusuna “Dini bilmektir.” cevabını verdi. Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen’in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke’de vefat etti. Mekke’de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamanında Mekke-i mükerremenin müftüsü ve en büyük hadîs-i şerif âlimiydi. İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, … Devamını oku

Dünyanın helâlinde hesap haramında azap vardır…

“Hazreti Ali’ye dünyadan sorulunca “Helâli hakkında hesap, haramı hakkında azap vardır” buyurdu. Şeyh Mûsâ Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne’de yaşadı. Büyük veli İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halifesidir. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Han ile beraber Mısır’ın fethine gitti. Mısır’da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı. İbrâhim Gülşenî kulağına bir kere “Hû” deyip … Devamını oku

Eshâb-ı kirâm aleyhinde konuşanın cezası…

At, birden sâhibinin şehadet parmağını ısırıp kopardı. Adam, feryat ve figana başladı. Molla Câmî hazretleri büyük velilerdendir. Horasan’da, Cam kasabasında 817’de (m.1415) doğdu. 898’de [m. 1492] Herat’ta vefat etti. Behâeddîn Buhârî hazretlerinin halifelerinden Sa’deddîn-i Kaşgârî meclisinde kemâle geldi. Sultanlardan ve hele vezir Ali Şîr Nevâî’den çok saygı görürdü. Fatih Sultan Muhammed hazretleri ile de mektuplaşırdı. … Devamını oku