Kişiyle uğraşmak kalbi karartır…

Mümin; dedikodu, gıybet, kötü zan ve insanların gizli hâllerini araştırmak gibi kalbi karartan davranışlardan uzak durmalıdır. İnsanların kusurlarıyla değil, kendi vazifemizle meşgul olmak; huzurun ve güzel geçinmenin en doğru yoludur. İnsan, başkalarının hâlini merak etmeye meyillidir. Fakat müminin dikkati insanların ayıplarında değil, kendi vazifesinde olmalıdır. Çünkü başkasının kusuruyla meşgul olmak, çoğu zaman insanı kendi eksiklerini … Devamını oku

Dünya geçici, ahiret ise sonsuzdur…

İnsanın ömrü rüya gibidir, geçicidir; asıl iş, fâni dünyada ebedî ahiret saadetini kazanmaktır. Yani iman edip Müslüman olmaktır. Dünyaya milyarlarca insan gelmiş, bir müddet yaşamış, sonra ölüp gitmişler. Bunların bazıları zengin imiş, bazıları fakir. Kimi güzel imiş, kimi çirkin; kimi zâlim imiş, kimi mazlum. O hâllerinin hepsi geçti, unutuldu. Onların bir kısmı inanmış, Müslüman idi. … Devamını oku

Tövbe edenin günahı affolur

Tövbe, günaha pişman olup Allahü teâlâdan af dilemek, günahtan vazgeçmek ve bir daha yapmamaya karar vermektir. Tövbe edebilmek, Allahü teâlânın büyük nimetlerindendir. Kul, hata ve kusurdan uzak değildir. Bunun için günah işleyince pişman olmalı, Allahü teâlâdan af dilemeli ve aynı günaha dönmemeye karar vermelidir. Kur’ân-ı kerimde meâlen, “Ey müminler, Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz” … Devamını oku

İsraftan sakınmak ve kanaat

İnsan, sahip olduklarıyla değil; kanaati, şükrü ve gönül zenginliğiyle huzur bulur. İsraf bereketi azaltır, kanaat ise berekete ve huzura vesile olur. Yaşadığımız çağ, tüketimin teşvik edildiği bir çağdır. Reklamlar, kampanyalar ve alışveriş imkânları, insana daha fazlasına sahip olması gerektiğini telkin etmektedir. Birçok kimse ihtiyacı olmadığı hâlde yeni eşyalar almakta, kullanılabilecek durumdaki eşyaları değiştirmekte ve “ihtiyaç” … Devamını oku

Teknoloji çağında yalnızlaşan insan…

Bugün birçok insanın şikâyet ettiği huzursuzluk ve yalnızlık hissinin sebeplerinden biri de gerçek beşerî münasebetlerin zayıflamasıdır. Teknoloji, insan hayatını kolaylaştırdı. Haberleşmeyi hızlandırdı, uzakları yakın etti. Fakat zamanla insan, kullandığı araçların hâkimi olmak yerine onların esiri hâline gelmeye başladı… Aynı evde bulunan nice insanlar, farklı ekranlara bakmakta, farklı dünyalarda yaşamaktadır. Eskiden aile fertleri bir araya gelir, … Devamını oku

İnsanın iki ziyneti: Edep ve tevazu

Edepli ve mütevazı insan, yanına en kolay yaklaşılabilen; sözünden incelik, sohbetinden huzur duyulan, gönülleri ferahlatan insandır. Edep; güzel terbiye, iyi davranış, güzel ahlak, hayâ, nezaket ve zarâfet demektir. Edep, insanın ziynetidir. Edep, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. Tevazu ise her iyiliğin anahtarıdır. Hadis-i şerifte, “Allah için tevazu göstereni Allah yükseltir” buyurulmuştur. “Toprak ol … Devamını oku

Gerçek huzur…

Teknoloji ilerledi, imkânlar arttı. Fakat buna rağmen huzursuzluk, depresyon, stres ve yalnızlık her geçen gün çoğalıyor. İnsan, ruh ve bedenden ibaret bir varlıktır. Bedenin yemeğe, suya ve dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi; ruhun da imana, ibadete, güzel ahlaka ve huzura, ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası; Allahü teâlâyı anmak, Ona kulluk etmek, haramlardan sakınmak ve insanların gönlünü incitmeden … Devamını oku

Diline sahip olmak…

Kalp yarasının tamiri kolay değildir. Konuşurken dikkatli olmalı, bize söylendiğinde rahatsız olacağımız sözleri başkasına söylememeliyiz… Resûlullah Efendimiz “Dil, kalbin tercümanıdır” buyurmuştur. İnsanın iç dünyasında ne varsa çoğu zaman diline de o yansır. Kalbi temiz, merhametli ve güzel niyetli olan kimsenin sözü de yumuşak ve gönül alıcı olur. Kalbi kin, öfke, haset ve kibirle dolu olanın … Devamını oku

Gaflet ve zararları…

Akıllı insan, ölümü unutmadan yaşayan insandır. Ölümü düşünmek insanı karamsarlığa değil, doğruluğa götürür. Gaflet; insanın dünya meşguliyetlerine dalarak Allahü teâlâyı ve âhireti unutmasıdır. İnsan yalnız dünya işleriyle meşgul olup ölümü, hesabı ve Allahü teâlâya vereceği cevabı düşünmez hâle gelirse büyük bir gaflet içine düşer. Çünkü dünya hayatı çok kısa, âhiret hayatı ise sonsuzdur. Bugün insanlar … Devamını oku

Bereket nedir ve bereketsizliğe sebep olan şeyler nelerdir…

Bereket, malın çokluğunda değil; helâl lokmada, şükürde, ibadette ve Allahü teâlânın rızasına uygun yaşanan bir hayattadır. İnsan, çoğu zaman huzuru malın çokluğunda arar. Daha çok kazanırsa daha rahat edeceğini zanneder. Hâlbuki her çokluk huzur getirmez, her azlık da darlık değildir. Nice az kazanç vardır ki gönle ferahlık, eve huzur, sofraya bereket olur. Nice çok mal … Devamını oku

Ömrün ve vaktin kıymetini bilmek…

Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: “İki büyük nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: Sağlık ve boş vakit.” Dünya hayatı çok kısadır. Âhirette kavuşulacak ebedî nimetler, bu kısa hayatta yapılan çalışmalara bağlıdır. Hadîs-i şerifte, “Dünya âhiretin tarlasıdır” (Buhârî) buyurulmuştur. İnsan burada ne ekerse âhirette onu biçecektir. İnsanın ömrü çok kıymetli bir sermayedir. Bu sebeple “Vakit … Devamını oku

Dinine, tarihine, kültürüne bağlı gençler yetiştirmek…

Bu güzel vatanı; dinine, tarihine, kültürüne bağlı, asrın teknolojisine sahip, onun da ilerisine geçmiş, iyi yetişmiş gençler yükseltecektir. Vatanımızın ve milletimizin geleceğinin güzel olması, millî ve manevî değerlerine bağlı, ufku geniş, asrın teknolojisine sahip, onun da ilerisine geçmiş, iyi yetişmiş gençlere bağlıdır. Çok kıymetli âlim bir zat, öğretmenlik yıllarındaki bir hatırasını şöyle anlatır: 1959 senesinde … Devamını oku

Hayırlı evlat yetiştirmek…

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakmamıştır.” Çocuklarımız, Allahü teâlânın bizlere lütfettiği çok değerli nimetler ve emanetlerdir. Bu nimetlerin kıymetini bilmeli ve bu emanetlere sahip çıkmalıyız. Yavrularımızın maddi ihtiyaçlarını olduğu kadar manevi ihtiyaçlarını da karşılamalıyız. Onların gönüllerini ilim, hikmet ve edeple donatmalıyız. Çocuklarımızın dünyada ve ahirette mutlu olması … Devamını oku