Sevâbı daha çok olan zikir ve salevâtlar…

“Ey Ebü’l-Abbas! Yer ve göğün hazînelerini sana verdim. O da bu zikir, salevât ve istigfârdır.” Ebü’l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)’de Fas’ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr’da doğdu. 1837 (H. 1253)’de Yemen’in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib’de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri … Devamını oku

Dînimizde ilk emredilen farz namâzdır…

“Allahü teâlânın en çok beğendiği ve tekrâr tekrâr emrettiği şey, beş vakit namazdır.” Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)’de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır’a sonra da Şam’a gitti. Orada talebe … Devamını oku

“Bir günah işlediğinde hemen tövbe et…”

“Ben Rabbimin emrine niçin karşı geldim, niçin bu günâhı işledim, diye pişmanlık duy!” Ahmed Kâdirî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1514 (H.920) senesinde Şam’da doğdu. 1596 (H.1005) senesinde orada vefât etti. Bedrüddîn Gazzî’nin hadîs derslerinde kemâle geldi. Baba ve dedeleri, âlim, ârif ve evliyâdandı. Babasının vefâtından sonra, yerine geçip, insanlara ilim ve edeb öğretmekle meşgûl oldu. Sohbetlerinde … Devamını oku

“Yavrularımız dinlerini tam öğrenemiyorlar…”

“Mümin mümine yardım ve muâvenete borçlu gibidir. İşini âlimlerin bildirdiği şekilde yap…” Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara’da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit’te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit’te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve … Devamını oku

“Yeryüzü iki kimseye çok hayret eder!”

Yeryüzü; ölümden gâfil olana ve bir karış toprak için kardeşi ile hasım olana çok şaşar! Ebû Abdullah Nişaburî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da Nişabur’da doğdu. 848 (H.234) senesinde vefât etti. Süfyân bin Uyeyne, Yahyâ bin Muâz ve başka gönül sultanı ehil zâtların sohbetlerinde bulunarak ilim öğrenip olgunlaştı. Kendisine, sâlihâ kadından suâl edilince, buyurdu ki: “Beş vakit … Devamını oku

“Âlemdeki her şey senin için yaratıldı”

“Ey insanoğlu! Allahü teâlâ seni, tevhîdini, birliğini bilmen için yarattı.” Hammâmî Ahmed Efendi Osmanlı din âlimlerinden ve Halvetiyye yolu büyüklerindendir. 1608 (H.1017) senesinde Halep’te vefât etti. Ebü’l-Vefâ Alvânî hazretlerinden ilim öğrendi. Bir meclis kurup, insanlara, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bıkmadan anlattı. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: Ey insanoğlu! Allahü teâlâ seni, tevhîdini, birliğini … Devamını oku

“Gaflet uykusundan daha ağır bir uyku yoktur”

“Amellerin en iyisi, Allahü teâlâdan başkasına iltifât etmekten kendini korumaktır…” Ebû Hâmid el-Belhî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 854 (H.240) senesinde Türkistan’da Belh’te vefât etti. Önceleri Hâtem-i Es’am’ın talebesiydi. Ebû Turâb en-Nahşebî ve Ebû Hafs el-Haddâd ile sohbet etmiş, İbrâhim bin Edhem’i görmüştür. Bir gün yanında “Allahü teâlâya (azâbından rahmetine) sığının” (Zâriyât sûresi: 50) meâlindeki âyet-i kerîme … Devamını oku

Nefis Allahü teâlâya, ârif de nefse düşmandır…

“Âbidde de ârifte de nefse düşmalık vardır. Fakat ikisinin düşmanlıkları farklıdır.” Seyyid Muhammed Dehlevî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Çeştiyye evliyâsının büyüklerinden olup Çerağ-ı Dehlevî Nasîruddîn Mahmûd’un en büyük talebelerinden, halîfelerindendir. 891 (m. 1486) senesinde Hindistan’da Dehlî şehrinde vefât etti. Kıymetli eserler telif etmiş olup, Bahr-ül-me’ânî isimli eserinde buyuruyor ki: “Uzun seneler, zâhirî ilimler üzerine çok çalışıp … Devamını oku

Dört mezhepten birine uymamak câiz değildir

Bir işi, ibâdeti yaparken mezheplerin kolaylıklarını araştırıp, bunlara göre yapmak bâtıldır. Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum’da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini … Devamını oku

“Sen, zamanımızın zahidisin ey Dâvûd”

Dâvûd-i Tâî​: “Ey Peygamber Efendimizin torunu Ca’fer-i Sâdık! Bana nasîhat eder misiniz?” Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi. Cüneyd-i Bağdadî hazretleri diyor ki: Dâvûd-i Tâî, hacamat yaptırarak kan aldırmıştı. Hacamat yapana … Devamını oku

“Evliyanın kızmasında da merhamet vardır…”

Allah adamlarının dokunaklı sözlerini ilâç bilmelidir. Çünkü onların celâli, cemâl ile karışıktır. Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan’da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir’de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir’e gelip yerleşti. Nice yıllar âlimler, … Devamını oku

“Günahı küçük görmek gibi musîbet yoktur”

“Âfiyet büyük bir nîmettir… Emeli, arzu ve istekleri kısa yapmak lâzımdır…” Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât’ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî’nin, Hâris-i Muhâsibî’nin, Bişr-i Hafî’nin ve Ebü’l-Feth el-Hammâl’in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi. Bu mübarek zat buyurdu ki: “Üç şey vardır … Devamını oku

“Allahü teâlâyı, akıllı kimse daha çok tanır”

“İlim tahsîl etmek, sırf Allahü teâlâya itâatı ve âdâbı öğrenmek içindir.” Ebü’l-Hasan bin Ebü’l-Havârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 780 (H.164)’de Kûfe’de doğdu. 844 (H.230) senesinde Şam’da vefât etti. Ebû Süleymân Dârânî’nin ve zamânının meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulundu. Ayrıca Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp, sohbet etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: “Allahü teâlâyı … Devamını oku