Kıyamet günü kendisine gıpta edilecek kimse…

En güzel vakar, meseleleri enine, boyuna düşünüp, üzerinde durmaktır…

Şihâbüddîn Şernûbî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Mısır’ın Şernûb kasabasında doğdu. 1538 (H.945) senesinde bir gece rüyâsında Peygamber Efendimizi gördü. Resûlullah Efendimiz ona; “Ey Şihâbüddîn! İstanbul’da Şeyh Nûreddîn’e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zîrâ kendisi bu zamanda âriflerin reisidir” buyurdu…

Bu emir üzerine İstanbul’a giden Şernûbî hazretleri Şeyh Nûreddîn’in huzûruna vardı. Evliyâ bir zât olan Şeyh Nûreddîn onu görünce; “Merhaba ey Peygamber Efendimizin emri ile gelen kimse! Merhaba ey derviş oğlu derviş!” buyurdu. Şeyh Nûreddîn’in iltifât ve ihsânlarına kavuşan Şernûbî ona talebe oldu. Sohbet ve hizmetinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerledi. Bir müddet sonra hocası ona icazet ve hilâfet vererek memleketine gönderdi. Bir zaman sonra talebelerinden birkaç kişi ile birlikte İstanbul’a gitmek üzere yola çıktı. Mısır’ın Dimyat iskelesinden bir gemiye bindi. Günler süren bir yolculuktan sonra Antalya civârında bir yere çıktılar. Bu sırada ağır hastalığa tutulan Şernûbî hazretleri orada vefât etti…

Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

-En faydalı korku, insanı günahlardan, Allahü teâlânın beğenmediği şeylerden alıkoyan, âhiret işlerinin elden çıkması ile üzüntüye sevk eden; kalan ömrü ve son nefesindeki durumu hakkında düşünmeye sevk eden korkudur… En faydalı ümit, sâlih amel yapmayı kolaylaştırandır… Hak olan iş, insanlara adâletle muâmele, insanın kendisi için istemediğini başkaları için de istememesi, kendisinden aşağıda olanın hak olan sözünü kabul etmesidir…

En faydalı, doğru söz, Allahü teâlânın rızâsı için nefsinin ayıplarını kabul ve tasdik etmektir… En faydalı ihlâs, riyâdan ve gösterişten kurtulmaktır… En faydalı hayâ, hoşuna giden bir şeyi Allahü teâlâdan isteyip, sonra da O’nun rızâsına uygun olmayan işi yapmamaktır… En faydalı şükür, yapılan günahları Allahü teâlânın setredip (gizleyip) hiçbir kuluna bildirmediğini, bilmektir… En değerli amel, yapıldığında zarar getirmeyen ve Allahü teâlânın katında kabul olandır…

En güzel vakar ve ağırbaşlılık, meseleleri enine, boyuna, son noktasına kadar düşünüp, üzerinde durmaktır. Bu, yapılan işin ne derecede fayda sağlayacağını, herhangi bir zararın doğup doğmayacağını bilmeyi temîn eder. Böyle yapan kimse, günahlardan kendisini koruduğu gibi, kıyamet gününde kendisine gıpta edilen, imrenilen kimselerden olur.

Vehbi Tülek’in önceki yazıları…

Kategori içindeki yazılar: Vehbi Tülek