Bildiğiyle amel edene bilmedikleri de öğretilir

Mümin cahil olmaz. Bildiği ile amel etmeyen cahil demektir.

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş’ta vefat etti. İlk tahsilini Darende’de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul’a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul’da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende’ye döndü. Sonra Maraş’a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:
“Allahü teâlâyı, farzları, haramları, namazla alakalı meseleleri bilmeyen, gerçek mümin olamaz. Demek ki mümin cahil olmaz. Bildiği ile amel etmeyen cahil demektir. Bildiğiyle amel edene Cenâb-ı Allah bilmediğini öğretir. Nitekim hadis-i şerifte de; “Bildiğiyle amel eden kimseye Allahü teâlâ bilmediğini öğretir.” buyruldu. İlmi ile amel etmeyen ve ilmini dünya kazancına vasıta kılan âlimden kendi hâlinde bir cahil çok hayırlıdır. Akıllı olana bu kadar söz yetişir”.

Hadis-i şerîfte; “Eğer bir kimse Allahü teâlâdan korkarsa, herkes ondan korkar. Eğer Allahü teâlâdan korkmaz ise kendi herkesten korkar.” buyrulmuştur. Bu sebeple eğer bir kimseyi bilmek istersen kendisine sorma, yakınlarına bak. Eğer onun yakınları şerli ise araştırmaya lüzum yoktur. Hemen ondan kaç. Eğer yakınları hayırlı ise ona yaklaş. Mesela bir âlim etrafında toplanan talebelere ve bir şeyh etrafında toplanan dervişlere bakmalı, eğer bunların işlerinde İslâmiyet’e zıt hâller görülürse onların reisleri de gerek âlim, gerek şeyh, hiç şüphe yoktur ki, dünya ehlidir. Eğer hâlleri İslamiyet’e tam uyuyorsa ahiret ehlidir.
Herkes neyi severse onun zikrini çok eder. Allah’ı seven Allah’ı, Resûlullah’ı sallallahü aleyhi ve sellem seven O’nu, evliyayı seven evliyayı çok zikreder, anar. Yani hiç hatırından çıkarmaz. Nitekim çocuklarını, hanımını, tarlasını, bağını, bahçesini, parasını seven bunları hiç gönlünden çıkarmadığı gibi. Herkes kalbini yoklarsa kimi çok sevdiğini anlar. Herkes sevdiği ne emrettiyse onu canı gibi yerine getirir. Bazısını yapar, bazısını yapmazsa sevgisi az, hiç tutmazsa sevmediği anlaşılır.
Bir kimse cümle evliyaya hüsn-i zan etse de içlerinden birine etmese Allah katında hiç birine hüsn-i zan etmemiş olur.

Vehbi Tülek’in önceki yazıları…

Kategori içindeki yazılar: Vehbi Tülek