Resûlullah Efendimizin ana babası da Müslümandı

“Hanîf dîni, Muhammed aleyhisselâmın peygamberliğinin bildirilmesine kadar devâm etmiştir.” Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna’da doğdu. Doğum yeri olan Bosna’da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul’a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa’ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. 1644 (H.1054) senesinde … Devamını oku

“Herkesin fetvâsıyla amel etmemelidir!”

“Âlimlerin sohbetine devâm ediniz. Güvenilir ve sağlam âlimlerin fetvâsıyla amel ediniz…” İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir’de doğdu. İstanbul’da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî’ye talebe olup, onun … Devamını oku

“Seni övdükleri zaman seviniyorsan zarardasın!”

“Bir insan kendisinin medhi yapıldığı zaman, bu medh ve övmeler kendisine iyi gelmiyorsa ne iyi…” Ebû Zûr’a el-Eş’ârî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Şam’da yaşadı. Babası Sa’d bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Babasının yanında yetişti ve babasından, Ebüdderdâ, İbn-i Ömer, Câbir’den ve daha birçok Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. 737 (H. 120) senesinde vefât etti. … Devamını oku

“Çok istigfâr etmenizi tavsiye ederim…”

“Dâimâ takvâ üzere olunuz. Her nerede olursanız, Allahü teâlânın dînine uygun yaşayın.” Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlı velîlerindendir. Artvin’in kazâlarından Şavşat’ta doğdu. İstanbul’da Sahn-ı Semân medreselerinde okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğe başladı. Daha sonra Fâtih Câmii Medresesine müderris tâyin edildi. Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâfız Mehmed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı. Murâd Molla’nın Fâtih’te yaptırdığı Nakşibendî … Devamını oku

“Sana ne ile geleyim yâ Resûlallah?”

“Oğul bu dünyânın sıkıntısını çektiğin yeter. Artık bana gel!..” Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir’de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir: Eğirdir’de câmiye giderken pekçok kimseyle karşılaştığı hâlde, iki-üç kişiye selâm verirdi. Başkalarına selâm vermezdi. Talebelerinden biri acaba neden birkaç kişiden başka kimseye selâm vermiyor diye merak edip kendisine sordu. … Devamını oku

“Allahü teâlâdan iyilik umarak can veriniz”

“Şunu iyi biliniz ki, sizden hiçbir kimse kendi ameli ile kurtulamayacaktır.” Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları: Berâ bin Azib’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Selâmı … Devamını oku

Günahtan sakınan cesur, hâinler ise korkak olur!..

“Kötülüklerden sakınan cesâretli, hâin ise korkak olur. Kötülük yapan, kendini yalnız hisseder.” Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır’da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır’da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Bir gün biri gelip; “Efendim çoktan beri hastayım, birçok hekime gittim, fakat bir çâre bulamadılar. Şifâ bulmam için … Devamını oku

“Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma”

“Rabbine kavuşmak isteyen bir kimse, amel-i sâlih, faydalı iş işlesin!” İbn-ül-Havrânî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1156 (H.551) senesinde Şam’da vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de çok kimse ilim tahsil etti. Bir dersinde şunları anlattı: Kur’ân-ı kerimin Allah kelâmı olmadığını ve Muhammed aleyhisselâm tarafından hazırlandığını … Devamını oku

“Benden sonrası için size iki şey bırakıyorum…”

Resûlullah Efendimiz: “Size iki şey bırakıyorum: Birisi Kitâbullah, ikincisi ise Ehl-i beytimdir.” Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları: Abdullah ibni Abbâs’tan “radıyallahü anhümâ” rivâyet edilmiştir: Resûlullah Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” bir gün beni mübârek sînelerine bastı. … Devamını oku

“Sevilmeyenden yüz çevrilir beğenilene dönülür…”

“Hak teâlâ, dünyayı sevmez. Âhireti sever. Sevilmeyen, sevilen ile hiçbir şeyde bir tutulamaz.” Ebü’l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire’de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî’ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle nakleder: Vilâyet makamında, dünyadan ve … Devamını oku

“Kiminle dost olmam uygun olur efendim?”

“Fazla bir şeye sâhip olmayan, senin hiçbir hâlinden dolayı seni ayıplamayan kimselerle dost ol…” Kutbüddîn Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)’de Afganistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde İran’da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti. Sonradan Bağdâd’a nakledildi. Merv’de zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti. Vaaz ve nasîhatleriyle şöhret bulmuştur. … Devamını oku

“Dünyâ isyan ve günah işlenen yerdir…”

“Ey kardeşim! İnsanları Allahü teâlâdan ancak dünyâ malı ve sevgisi uzaklaştırır.” Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri Tebe-i tâbiînden olup, hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Basra’da yaşamıştır. 793 (H. 177) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basrî gibi Tâbiînin meşhur âlim ve velîleriden hadîs ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Basra’nın meşhûr hadîs ve fıkıh âlimlerinin ileri gelenleri arasında … Devamını oku

Ateş gelirken ondan nasıl emin olunur?

“Dünyadan ayrılmak muhakkak iken, ona nasıl meyledilir? Ölüm nasıl akıldan çıkar?” Abdullah bin Dînar hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. 744 (H.127) senesinde vefât etti. Hadîs-i şerîf ilminde üstün bir dereceye yükselmiş olup müksirûndan yâni, çok hadîs-i şerîf rivâyet edenlerdendir. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Ömer, Enes bin Mâlik’ten (radıyallahü anhümâ) ilim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet etti. Buyurdu ki: … Devamını oku