Padişahın iltifâtına mazhar olan mübarek zat…

İkinci Mahmûd Han, saraya dâvet ettiği Harputlu Abdurrahmân Efendiye “Siz benim hocamsınız” dedi… Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır’da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul’a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmii’nin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. … Devamını oku

“İnsanlara eziyet ve sıkıntı vermeyin!”

“İnsanlar seni gıybet etseler de, sen kimseyi gıybet etme! Kimseyi hor ve hakîr görme!” Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul’un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd’da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul’a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu. 1865 (H.1281) senesinde Üsküdar’da vefât … Devamını oku

İstikâmet üzere olmak kerâmetten üstündür!

“Bize ve size lâzım olan; İslâmiyete uymak ve büyüklerin yolu üzere istikâmette olmaktır.” Hazret-i Vahdet Hindistan’da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî’nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend’de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma’sûm Fârûkî’nin sohbetinde bulunarak zâhirî ilimlerde ve tasavvufta pek yüksek … Devamını oku

“Evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıç gibidir!..”

“Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?” Abdülehad Nûrî Efendi İstanbul’da yetişen büyük velîlerdendir. 1594 (H.1003)) senesinde Sivas’ta doğdu. 1651 (H.1061) senesinde İstanbul’da vefât etti. Abdülehad Nûrî Efendi ilim tahsîline Sivas’ta başladı. Küçük yaşta babasız kaldı. Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Şemseddîn-i Sivâsî’nin halîfesi olan Dayısı Abdülmecîd Efendi, devrin pâdişâhı … Devamını oku

Seven, sevdiğine itâat eder…

“Dünyâ sevgisi ve günahların istilâ ettikleri kalpten nasıl hayır beklenir!” İskilipli Bâkî Efendi Anadolu velîlerindendir. Çorum’un İskilip kazasında doğdu. İstanbul’a giderek tanınmış ilim adamlarından din ve fen ilimlerini tahsîl etti. Bu sırada gözlerine bir hastalık gelerek bir gözü kör oldu. Sonra Kastamonu’ya giderek yıllarca Şâbân-ı Velî hazretlerinin dergâhında hizmet etti. Tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. … Devamını oku

“Ben Allahü teâlâdan gelene râzıyım oğlum”

“İslâmdan, Kur’ân-ı kerîmden ve saçının beyazlığından öğüt almayan, nasîhat kabûl etmez.” Abdülazîz Revvâd hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. Horasan’da doğdu. 775 (H.159) târihinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Nâfî, İkrime gibi âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Ondan da Süfyân-ı Sevrî ve daha başka âlimler hadîs-i şerîf bildirmişlerdir. Süfyân bin Uyeyne de şöyle anlatmıştır: Mekke-i mükerremeye … Devamını oku

Cimrilikten ve isrâftan son derece sakının!

“Bütün işlerinizde orta hâl üzere olun. İsrâf ve haddinden fazla dağıtmakla, elde bir şey kalmaz…“ İzzeddîn Ebû Muhammed Dîrînî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire’de vefât etti. Zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi ve evliyanın sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Şâfiî mezhebi fıkıh âlimiydi.Talebelerine bir sohbetinde şöyle nasîhat etti: “Bütün … Devamını oku

“Kurtuluş, İslâm’a uymakta ve bidatleri terk etmekte!”

“İslâm âleminde görülen kötülüklerin başlıca sebebi Müslümanların İslâmiyetten uzaklaşmalarıdır.” Sirâc-ül-Hind hazretleri Hindistan’daki evliyânın büyüklerinden olup Şah Veliyyullah Dehlevî hazretlerinin oğludur. İsmi Şah Abdülazîz Gulâm Halim-i Fârûkî Dehlevî’dir. 1746 (H.1159) senesinde Dehli’de doğdu. 1824 (H.1239) senesinde aynı yerde vefât etti. Nakşibendî yolunun büyüğü olan babasından edeb öğrendi. Küçük yaşta Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. On bir yaşında iken … Devamını oku

“Sana ne oldu ki böyle üzgünsün hanım?..”

Ebû Müslim Havlânî bir gün eve geldiğinde hanımını suratı asık, üzgün bir hâlde bulur! Ebû Müslim Havlânî hazretleri, Tâbiînin büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Aslen Yemen’de Havlan köyündendir. 681 (H.62) senesinde Şam’da vefât etti. Peygamber Efendimiz hayatta iken Müslüman oldu. Resûlullah’ı sallallahü aleyhi ve sellem görmek için Medîne’ye gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda iken Peygamber efendimizin … Devamını oku

“Kıyamet için fazla bir şey hazırlamadım!..”

Birisi Resûlullah Efendimize gelir ve “Yâ Resûlallah! Kıyâmet ne zaman?” diye sorar… İbn-i Şerâhil Kureyşi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 804 (H.189) senesinde Mekke’de vefât etti. Devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf bildirdi. Bu rivâyetleri Kütüb-i sitte denilen meşhur altı hadîs kitaplarında yer aldı. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları: Enes bin Mâlik (radıyallahü … Devamını oku

Mümin, cennette istediği ırmaktan içer…

Cennetin ırmakları, Firdevs Cennetinden kaynayıp çıkar ve müminin isteğine göre akar. Seyyid Abdülazîz Debbağ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1679 (H.1090) senesinde Fas’ta Fes şehrinde doğdu. 1720 (H.1132) senesinde orada vefat etti. Seyyid Ahmed bin Abdullah’ın sohbetlerine devam etti ve kemâle erdi. Hocasının vefâtı üzerine, halîfesi olarak yerine geçti. Devlet ileri gelenleri sık sık Abdülazîz Debbağ’dan vazîfelerinin … Devamını oku

“Günahkâr kimse herkesin yanında aşağılanır!..”

“Nefsinin ayıplarını, kusurlarını görmeyen kimse, azıp doğru yoldan ayrılır.” Abdurrahmân Tafsûncî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd’a bağlı Tafsûnc beldesinde doğdu. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin talebesidir. 1115 (H.550) senesinde hocası Abdülkâdir Geylânî’nin sağlığında vefât etti. Abdurrahmân Tafsûncî’nin talebelerinden biri anlatır: Hocam Irak sahralarının birinde bulunuyordu. O esnâda; “Ey çöldeki vahşî hayvanların, inlerinde tesbîh ettiği Allah’ım! Seni, bütün noksan … Devamını oku

“Hocam, niçin bir çocuğun peşinden gitti acaba?..”

Sâmi Niyazi Efendi: “Oğlum, o görüp de çocuk zannettiğin Hızır aleyhisselâm idi!..” Sâmi Niyazi Efendi son devir Anadolu velîlerindendir. Manisa’nın Saruhanlı kazâsında 5 Mart 1878 (H.1296)’de doğdu. İlk tahsîline doğduğu yer olan Saruhan’da başladı. Sonra İstanbul’a giderek, tahsîline devâm etti. Bu arada bâzı velîlerin yanına gidip onların sohbetlerinde bulundu ve tasavvuf yolunda insanlara doğru yolu … Devamını oku