Muhabbet, her türlü kiri ve lekeyi temizler…

“Hakîki muhabbet hâsıl olunca, artık zikreden, zikrolunanı müşâhede ile, görür gibi zikreder.” Şeyhülislâm Behâeddîn Zekeriyyâ hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1169 (H.565) senesinde Hindistan’da Mültân şehrinde doğdu. 1266 (H. 665) senesinde orada vefât etti. Namazını Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ kıldırdı. Bağdât’a gelip o zamânın büyük velîlerinden Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin talebelerinden oldu. Kısa zamanda hocası tarafından icâzet … Devamını oku

“Efendinin Muhyiddîn-i Arabî ile ne alıp veremediği var?”

“Sel gibi gözyaşı dökmeyenler, hakîkat denizinden inci-mercan toplamaya muktedir olamazlar.” Sekran Bâlî Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsından olup İzmir-Tire’de doğdu. İstanbul’da Kânûnî Sultan Süleymân’ın hocası Hayreddîn Efendi’nin yanında tahsilini tamamlayıp Kepenekçi Medresesine müderris tâyin edildi. Ali Paşa Zâviyesinde Ramazan Efendi’nin yanında tasavvufta ilerleyip icazet aldı. Hocasının vefatından sonra bu zaviyede şeyhlik yaptı. 1572 (H.980) senesinde, … Devamını oku

Cehennem azâbından kurtulmak için…

Kur’an-ı kerîmde buyuruldu ki: “Kusûrsuz kılınan bir namaz, insanı pis, çirkin işleri işlemekten korur.” Şeyh Abdülhay hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, büyük âlim İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. 1054 (m. 1644) yılında vefât etti. … Devamını oku

“En üstün hazine, Allahü teâlâdan hayâ etmektir”

“Bir kimsenin hayâsının az olduğunu görürsen, bil ki onun nesebi bozuktur!..” Şah Medâr hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1436 (H.840) senesinde Hindistan’da Mekanpûr beldesinde vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Taygur Şâmî’nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Buyurdu ki: Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki; “Îmân altmış küsur veya yetmiş küsur şubedir. En … Devamını oku

“Allahü teâlâ, bizi ve sizi belâlardan korusun”

Kabirdeki hayât, bir bakımdan, dünyâ hayâtına benzediği için, meyyit terakkî eder, derecesi yükselir. Bedî’uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend’e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî’uddîn Sehârenpûrî’ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, … Devamını oku

“Onlar, kendilerine kötülük yapanlara iyilik ederler…”

“Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur. Bunlar beş yüz kişidir. Kırkı Ebdâl’dir…” Abdullah bin Ebû Huzeyl el-Anezî hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Hazret-i Ebû Bekir, hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Ammâr, Übeyy, İbn-i Mes’ûd, Habbâb, Ebû Hureyre ve başka sahâbîlerden (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları şunlardır: Abdullah bin Ömer’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği … Devamını oku

Allahü teâlânın “Sıfat-ı zâtiyye”si altıdır…

Sıfat-ı zâtiyye: Vücûd, Kıdem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefet-ü lil-havâdis ve Kıyâm-ü bi-nefsihî‘dir. Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât’ta vefât etti. Zamânında Basra’da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş’arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki: Allahü … Devamını oku

Kâmil bir îmâna kavuşmak için…

Kişinin aklı, Resûlullahı diğer bütün mahlûkâta tercih etmedikçe, îmânının kemâline itibâr yoktur. Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya’ya bağlı Taşova’nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin … Devamını oku

“Açlık zâhidlerin, zikir âriflerin gıdâsıdır…”

“Bizim yolumuz fütüvvettir (cömertliktir). Yâni kimseden bir şey istemek değildir” Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd’da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes’ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir’in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. … Devamını oku

Çalışabilecek kimsenin dilenmesi câiz değildir

Bir günlük yiyeceği olmayanın, bunu istemesi câiz olduğuna fetvâ verilmiştir. Muhammed Bahrak hazretleri velîlerin büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1465 (H.869) senesinde Yemen’de Hadramût’ta doğdu. 1524 (H.930) senesinde, Hindistân’da vefât etti… Bu mübarek zat, zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsîl etti. Daha sonra Hindistan’a gitti. Hind Sultanı Muzaffer, Muhammed Bahrak’a çok ilgi gösterdi ve hürmet … Devamını oku

Bid’at sâhiplerine hiç değer vermemelidir…

“Bid’at sâhibi ile oturmak, konuşmak, kâfirlerle arkadaşlık etmekten kat kat daha fenâdır!” Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul’da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid’at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle … Devamını oku

Saâdetli, akıllı olanlar acılardan tat alırlar…

Bu dünyânın en kıymetli sermâyesi, üzüntüler ve sıkıntılardır. Dünyâ sofrasının en tatlı yemeği, dertlerdir. Abdülhamîd Şirvânî hazretleri büyük velilerdendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. 1882 (H.1300) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. İlim tahsiline küçük yaşta başlayan Abdülhamîd Şirvânî, bu maksatla, İstanbul ve Mısır gibi, zamânın ilim merkezi olan yerlere giderek büyük âlimlerin sohbetlerinde bulundu. İlim tahsîlini tamamladıktan … Devamını oku

Zekât vermek için nisaba malik olmak lazımdır…

Zekât nisabı, 20 miskal (günümüzde 96 gr) altın veya bu değerde ticaret eşyasıdır. Necmeddin Tarsûsî Hanefî fıkıh âlimleridnendir. 721 (m. 1321) Tarsus’ta doğdu. Şam’da Arapça, fıkıh ve fıkıh usulü tahsil etti; babası İmâdüddin Tarsûsî’den fıkıh okudu. Şibliyye Medresesinde müderrislik, Hanefî kadılkudâtlığı yaptı. 758 (m. 1357) senesinde Şam’da vefat etti. Çok eser yazdı. En meşhuru olan … Devamını oku