İslâm dîni, hep faydalı şeyleri emretmektedir

Allahü teâlâ, canlı cansız bütün varlıkların düzenli, hesaplı olmalarını dilemiş ve dilediği gibi yaratmıştır. Ebü’l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı: Allahü teâlâ Rabbül’âlemîndir. Her canlıyı, hattâ canlı cansız her varlığı, hesaplı, düzenli ve faydalı olarak yaratmıştır. Hâlık, Bârî, Musavvîr, … Devamını oku

Fıkıh ve tasavvuf ilmi hakîkate kavuşturur…

Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri: “Fıkıh ile tasavvufun her ikisinden de pay almalıdır.” Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir 1442 (H.846) senesinde Fas’ta doğdu. 1493 (H.899) senesinde Libya’da Tekrîn nâhiyesinde vefât etti. İlim öğrenmek için Mısır’a ve Medîne’ye seyahat yaptı. Kâhire’de bir müddet ikâmet etti. Çok kerâmeti görülen evliyâ ve âlim bir zât … Devamını oku

“Kendini hiç kimseden faziletli zannetme”

“Oğlum! Selâmeti, kurtuluşu istikâmet ve doğruluktan başka bir şeyde arama…” Şeyh Zâhid bin Süleymân hazretleri büyük velîlerdendir. 1417 (H.820) senesinde Mısır’da vefât etti. Zamanındaki büyük âlim ve velilerin sohbetlerinde kısa zamanda yetişerek kemâle geldi. Çok kerâmetleri görüldü. Vefat etmeden evvel oğluna şu nasihati yaptı:Oğlum! Selâmeti, kurtuluşu istikâmet ve doğruluktan başka bir şeyde, Allahü teâlânın rızâsına … Devamını oku

Allah’tan başkası için kurban kesilmez

Vefat etmiş bir evliya için kurban keserken “Allah rızası için kurban kesmeye” denir. Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin … Devamını oku

Dünyâ, mihnet ve sıkıntı üzerine kurulmuştur…

Tâatte, hakka kullukta, günah işlememekte, belâ ve mihnet ânında sabır çok kıymetlidir. Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma’sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân’da doğdu. 1707’de Mekke’de vefât etti. Ticâret için Cüryân’dan Hindistan’a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin … Devamını oku

Övülmesiyle yerilmesi arasında fark görmeyen kimse zâhiddir

“Müslüman kardeşinin hakkını, aranızdaki dostluk ve muhabbete güvenerek zâyi etmeyin!” İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam’da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü’l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki: “Üstâdım Zünnûn-i Mısrî’yi gördüm, onun sözlerinden … Devamını oku

En faydalı zenginlik ve en güzel fakirlik nedir?

“En tehlikeli düşman, sana en yakın ve en gizlisi, fakat düşmanlığı en çok olanıdır.” Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir’de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)’de Fas’ta vefât etti. Mısır’a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: En faydalı zenginlik, fakirlik ve fakirlik korkusunu … Devamını oku

“Sabırlı olmayan kimseye işlerinde selâmet yoktur”

Âlimler yanında dilini, insanların ileri gelenleri yanında gözünü, hocanın huzûrunda kalbini muhâfaza et. Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A’zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî’nin soyundandır. Hindistan’ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî’nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca başka âlimlerin de … Devamını oku

“İnsanların sözlerine değil, işlerine bak…”

“Kendi kendisine faydası olmayan kimseden çok sakınmalıdır. Nerede kaldı ki, onun başkasına faydası olsun!” Şemseddîn Marmaravî hazretleri Halvetiyye tarîkatında Ahmediyye şûbesinin kurucusudur. 1435 (H.839) yılında Akhisar’ın Göl Marmarası köyünde doğdu. Uşak’ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin sohbetleri ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet aldıktan sonra, Manisa’ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında Manisa’da vefat … Devamını oku

Gerçek dostun ayıplarını ört, kusurlarına da tahammül et!

“Ey oğul! Eğer sana hakiki dost arkadaş lâzım ise, Allah için sevenlerle beraber ol.” Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu’da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam’a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ … Devamını oku

“Allahü teâlâ, dilediğini siler dilediğini değiştirmez”

“Allahım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, sensin. Kalbimi, dîninde sabit kıl!” Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât’ta doğdu. 959 (H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak’taki … Devamını oku

“Sâlih Müslüman ve iyi bir kul nasıl olmalıdır?”

“Nefse, Allahü teâlânın kazâ ve kaderine rızâ göstermek kadar zor gelen bir şey yoktur.” Ebü’l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen’de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî’den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü… Ebü’l-Abbâs Sayyâd hazretleri, bir gün kalabalık bir toplulukta sohbet ediyordu. İçlerinden biri şöyle … Devamını oku

Cin ve şeytanın zararından korunmak için…

“İnsanları ve cinnîleri, ancak beni bilip itaat, ibadet etmeleri için yarattım.” (Zariyat-56) Kadı Bedreddin Şiblî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 712 (m. 1312)’de Şam’da doğdu. Daha küçük yaşta iken ilim öğrenmeye başladı. Zamanın büyük âlimlerinin derslerine devam etti. 769 (m. 1367)’de Trablus’ta kadılık yaparken vefat etti. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Akamü’l-mercan fî ahkami’l-can” eseri cinlerle … Devamını oku