“Fıkıh bilmeden, hadîs-i şerîf bilmeniz size fayda vermez”

“İmâm-ı a’zamın talebelerinin meclisinde bulunmadıkça fıkıh âlimi olamazsınız.” İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve … Devamını oku

“Dünya ve ahirette iyilik, sabır ile ele geçer…”

“Allahü teâlâya tam ibadet eden kimseye, mahlûklar itaat ve hizmet ederler.” Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Bağdâd’da yaşadı. 253 (m. 867) senesinde doğdu. 348 (m. 959)’de vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en eskilerinden ve en büyüklerindendir. Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hâlini gizler, husûsî hâllerini, başkalarına nisbet ederek, menkıbe şeklinde herhangi bir … Devamını oku

Meczup bir derviş Uzun Dâvûd Efendi

Bolu-Mudurnu’da yaşayan Dâvûd Efendi, Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi… Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu’da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu’da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî’nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb’in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri … Devamını oku

Bildiğiyle amel edene bilmedikleri de öğretilir

Mümin cahil olmaz. Bildiği ile amel etmeyen cahil demektir. Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş’ta vefat etti. İlk tahsilini Darende’de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul’a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul’da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu … Devamını oku

Gariplerin sığınağı mübarek zat…

Ebû İshâk hazretleri dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat’ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat … Devamını oku

Bir kimseden cefa görürsen tövbe et!

Din kardeşlerinden bir cefâ görürsen, bil ki bu, yaptığın bir hatâdan dolayıdır. Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen’in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: Hayatta olup da görüşmek, huzûruna çıkmak mümkün olmayan, büyük âlimden istifâde edebilmek … Devamını oku

“Sen, ebedî olan şeyler için endişe etmelisin…”

“İlâhî irâde ile elinden alınacak şeyler için niçin endişe ediyorsun?” Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan’da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki’de doğdu. Dehli’ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi’de vefât etti. Huzûruna gelen herkese namazı zamânında ve cemâatle kılmasını tavsiye ederdi. Kendisi de çocukluğundan îtibâren bu … Devamını oku

“Beni eve götürün artık ömrümüz bitmiştir…”

Hüsâmeddîn Çelebi dostlarıyla birlikte bağa gitmişti. Onlara nasîhat ediyordu ki… Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn’i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi. Bâzıları; “Bu sonradan gelip, Arabîyi dahî bilmeyen kimseye nasıl böyle bir vazîfe verilir?” diye … Devamını oku

Ebedî saadete kavuşmak için

Zarûrî, lâzım olan din bilgilerini ilmihâl, fıkıh ve akâid kitablarından öğrenmelidir. Cemâl Halvetî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Amasya’da doğdu. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Amasya’da bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray’a gitti. Halvetiyye yolu büyüklerinden Şeyh Abdullah Efendiye talebe oldu. İcazet alarak talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velîlerin … Devamını oku

Resûlullahın kahkaha ile güldüğü görülmemiştir!

Hazreti Âişe: “Ben, Resûlullahın küçük dili görünecek bir şekilde güldüğünü hiç görmedim.” Hârûn Mervezî hazretleri hadîs âlimlerindendir. Türkistan’da Merv şehrinde doğdu. 231 (m. 845) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim ve Sünen-i Ebû Dâvûd’da yazılıdır. Bu hadîs-i şeriflerden bazıları şunlardır: “Allah indinde en kıymetli ve makbul yerler, bir beldenin … Devamını oku

“Allah, sizin için kolaylık diler”

Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.” Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir: Enes bin Mâlik (radıyallahü anh), Resûlullah Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.” Kolaylaştırınız demek, … Devamını oku

“Lüzumsuz konuşmanın en küçük zararı, şöhrettir!”

“Sükûtun en küçük faydası, belâlardan kurtarmasıdır. İyilik olarak, insana bu yeter…” Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım’ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe’de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve … Devamını oku

“Kötülüklerini gizlediğin gibi iyiliklerini de gizle”

“Ey insanlar! Allahü teâlâdan korkun. Sizin için O’ndan başka bir yardımcı yoktur.” Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır’da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama’da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki: “Kim Allahü teâlâya yaklaşırsa, insanlardan uzak kalır.” “Nefsim için en güvendiğim amelim, Peygamber Efendimizin … Devamını oku