Fazîlet sâhibi olmanın ölçüsü…


Mûsâ Kâzım hazretleri, Tabiîn’in yüksek âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden olup, seyyiddir.

Bu zât, Hârun Reşid tarafından hapsedildiği zaman; İmâm-ı âzam Ebû Hanîfe hazretlerinin iki talebesi olan Ebû Yûsüf’le Muhammed Şeybânî hazretleri, ziyâretine gitmiş, birlikte oturuyorlardı.

O ara nöbetçi geldi.

Ve hazret-i İmâma;

“Efendim! Bugünkü nöbetim bitti, yarın dönüşümde bir ihtiyâcınız varsa getireyim” diye arz etti.

Hazret-i İmâm;

“Sağol, bir ihtiyâcım yoktur” buyurdu.

Nöbetçi ayrıldı.

Hazret-i İmâm;

“Bu, yarın döneceğini zannedip, bana ihtiyâcımı soruyor, hâlbuki yarın ölecek” buyurdu.

O gece ölüm haberi geldi…

● ● ●

Bu zât, bâzı gençlere;

“Birini uçarken görseniz bile, onun fazîletine hükmetmeyin” buyurdu.

Gençler merak edip;

“Bir insanın fazîleti başka nasıl anlaşılır hocam?” diye sordular.

Cevâbında;

“Bir kimse İslâm’ın her emrine titizlikle uyuyor, farzları yapıp haramlardan kaçıyor, Ehl-i sünnet âlimlerini de seviyorsa, fazîlet sâhibidir, ona yaklaşın. Fazîlet sâhibi olmanın ölçüsü budur. Bu iki şeyde gevşeklik varsa, bu da felâketin başlangıcı demektir” buyurdu.

Abdüllatif Uyan’ın önceki yazıları…


Kategori içindeki yazılar: Abdüllatif Uyan