Hazret-i Fâtıma-tüz Zehrâ (radıyallahü anhâ) Resûlullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Hadîce-tül Kübrâ’dan olan dört kızından en çok sevdiğidir.
İmâm-ı Hasen ve İmâm-ı Hüseyin (radıyallahü anhümâ) küçük iken hastalanmışlardı. Pederleri Hazret-i Alî ve vâlideleri Fâtıma-tüz-Zehrâ ve hizmetçileri Fıdda, (radıyallahü anhüm), çocuklar iyi olunca üçü de hasta iken adadıkları orucu tuttular.
İftar zamânı geldi. İftar edeceklerdi.
Kapıya bir yetim gelip;
“Açım, Allah rızası için biraz ekmek verin” dedi.
Kendi yiyeceklerini ona verip, su ile iftâr yaptılar ve ikinci gün orucuna niyet ettiler.
Yine iftâr vakti geldi.
Sofrayı hazırladılar.
Tam yiyeceklerndi.
Kapıya bir fakir gelip;
“Çok açım. Allah rızası için yiyecek bir şeyler verin” dedi. Her biri yiyeceklerini ona verip sevindirdiler ve üçüncü günün orucuna başladılar.
Yine akşam oldu.
Namazlar kılındı.
Sofra hazırlandı.
Tam yiyeceklerdi ki, bu defa da kapıya bir esir gelip yiyecek istedi.
Onu da boş çevirmeyip, yiyeceklerini ona verdiler.
Su ile iftâr ettiler.
Ve bir âyet-i kerime geldi.
Hak teâlâ onları metheyledi.