Kimseye faydası olmayan cansız bir madde gibidir!

“Bir kimsenin işi gücü şer, kötü işler olursa, bu durumda o, bir şeytandan farksızdır!”

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medîne-i münevvere ve Şam arasında Vâdi-i Kurâ’da ikâmet etti. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dînever şehrinde vefât etti. Zamânındaki bâzı âlim ve evliyâ ile görüşüp mânevî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

“Allahü teâlânın muhabbetinden bir zerreyi, bin yıllık ibâdete değişme! Çünkü; Hadîs-i şerîfte “Kişi sevdiği ile berâberdir” buyurulmuştur. “Şehvetler, bitmeyen arzu ve ihtiraslar, üstü örtülü azaplardır.” “Bir velîde, iki çeşit nûr bulunur. Birincisi; rahmet ve şefkat nûru olup, bu nûrla, evliyâlık yolunda bulunmaya müsâit olanları kendisine cezbeder, çeker. İkincisi ise; feyiz, izzet ve kahr nûru olup, bu nûrla da, Allah yolunda bulunmaktan uzak, taşkın kimseleri kendisinden uzaklaştırır.” “Minnet sâhibinin ihtiyâcını görmek, dostluğun anahtarıdır.” “Kişinin aklı, hilmi ve yumuşaklığı, cömertliği, ayıplarını örter. Her hâlinde doğru olması, onu kuvvetli kılar.”

“Allahü teâlânın emrettiği şeylere uy. Kim Allahü teâlânın emirlerine uyarsa, sağlam bir kale içinde hıfzolunmuş korunmuş olur.”

“Bir kimsenin dünyâ ve âhiretine faydalı olan bir hâli yoksa, o kimse, cansız maddelerden farksızdır. Şâyet bir kimsenin işi gücü şer, kötü işler ve mâsiyet, günah olursa, bu durumda o, bir şeytandan farksız olur. Bir kimse hem dünyâ ve hem de âhiret işlerini birlikte yürütmeye çalışıp, dünyâlık işlere daha fazla önem verirse, o kimsenin hayvandan farkı kalmaz. Düşüncesi, işi, meşgûliyeti yalnız Allahü teâlâ için olan kimse ise, bir melek gibidir.”

“Eğer, insanlar velî zâtların kadrini, kıymetini bilip iyice anlayacak derecede olsalardı, herkes karşılaştığı bütün insanlara karşı edebli olurdu. Çünkü, görünüş îtibârıyla velî de bizim gibi bir insandır ve karşılaştığımız bir kimse de, Allahü teâlânın bir velî kulu olabilir. Velî, şekil ve şemâil bakımından, giyinip kuşanma bakımından ve diğer birçok beşerî sıfatlarla, öteki insanlardan farklı olmayan bir kimse gibi görünür. Hâlbuki, haddizâtında o, diğer insanlardan tamâmen farklı, apayrı bir insandır. Her ân gönlü Allahü teâlâ iledir ve O’nun muhabbeti ile yanmaktadır. İşte velînin asıl hâlini bildiren bu husûsiyetini, ancak onun gibi olanlar anlar. Diğer insanlar ise, onu kendileri gibi bir kimse zannederler.”

Vehbi Tülek’in önceki yazıları…

Kategori içindeki yazılar: Vehbi Tülek