Gönülleri fetheden hizmet…


Gönüller zorla değil; samimiyet, merhamet ve edeple, karşılık beklemeden Allah rızası için hizmet ederek kazanılır.

İncitmeden ve ihlâsla yapılan her iyilik, gönüllerde kalıcı bir iz bırakır. Çünkü gönül; kazanılması emek isteyen, fakat bazen bir anda kaybedilebilen kıymetli bir emanettir.

Gönüller; makamla, imkânla veya çok sözle değil; samimiyet, merhamet, vefa ve fedakârlıkla kazanılır. Gönül almak, kırılmış bir kalbi onarmak; gönle girmek ise bir insanın güvenine, sevgisine ve duasına kavuşmakla olur.

Gönüller zorla açılmaz, söz kalabalığıyla da kazanılmaz. Bir kimsenin sıkıntısını anlamak, yükünü hafifletmek ve bunu incitmeden, ihlâsla yapmak gönle açılan en sağlam yoldur.

Hizmet, yalnız bir işi görmek değil; bir gönle yük olmadan yük almaktır. Bazen büyük görünen işler unutulur da dar zamanda uzatılan el yıllarca hatırlanır. Çünkü insanlar, kendileri için ne yapıldığından çok, o iş yapılırken nasıl muamele gördüklerini unutmazlar. Vaktinde yapılan, başa kakılmayan ve karşılık beklenmeyen hizmet güvene sebep olur; kırgınlıkları giderir, muhabbeti artırır.

Hizmet, yakın çevreden başlayarak genişler. Ailede hizmet; ana babanın ihtiyaçlarını gidermek, eşlerin birbirine yardımcı olması, çocuklara şefkat ve merhametle muamele etmek, akrabaları ve komşuları arayıp sormak, onları incitmemek ve sıkıntılarını gidermektir. Bunların her biri önemli birer hizmettir.

İş yerinde hizmet ise vazifesine sadık olmak, işine zamanında gelmek, arkadaşlarıyla güzel geçinmek, doktorun hastasını şefkatle tedavi etmesi, öğretmenin dersi anlayamayan öğrenciye sabırla tekrar anlatması; otobüse binip inerken sırayı gözetmek, yaşlılara yer vermek de gönül alan ve dua almaya vesile olan işlerden ve hizmetlerdendir. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: “Bir kimse din kardeşine yardımcı oldukça, Allahü teâlâ da ona yardımcı olur.” (Müslim)

Bir insana maddî yardımda bulunmak, onun sıkıntısını gidermek elbette bir iyilik ve hizmettir. Fakat asıl ve en büyük iyilik, insanın ebedî saadetine vesile olmaktır.

İslâm âlimlerinin ve evliyanın büyüklerinden olan İmâm-ı Rabbânî hazretleri, “Bu zamanda yapılacak en kârlı, en faydalı iş, insanların ebedî saadetine vesile olmak, onları sonsuz felaketten kurtarmaya çalışmaktır” buyurmuştur.

Bu sebeple doğru imanı, Ehl-i sünnet vel-cemaat itikadını, farzları, vacipleri, helâli ve haramı öğrenmeye vesile olmak ve Ehl-i sünnet âlimlerinin eserlerini insanlara ulaştırmak en kıymetli hizmetlerdendir.

Hizmetin gönül kabulüne ulaşması için hizmet edileni rahatsız edecek söz ve davranışlardan sakınmalı ve herhangi bir menfaat beklentisi içinde olmamalıdır. Bunlara dikkat edilmezse hizmetin kıymeti azalır.

Gönüller, samimi olarak, kırmadan ve incitmeden yapılan iyilikleri ve hizmetleri unutmaz. Yapılan hizmet ve iyilik Allah rızası için yapılmış, bir sıkıntı giderilmiş ve bir gönül ferahlatılmış ise maksat hâsıl olmuştur.

Gönülleri fetheden hizmet; taşıdığı ihlâs, bıraktığı huzur ve alınan hayır dua ile ölçülür.

Salim Köklü’nün önceki yazıları…


Kategori içindeki yazılar: Salim Köklü