Hayırlı evlat yetiştirmek…

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakmamıştır.” Çocuklarımız, Allahü teâlânın bizlere lütfettiği çok değerli nimetler ve emanetlerdir. Bu nimetlerin kıymetini bilmeli ve bu emanetlere sahip çıkmalıyız. Yavrularımızın maddi ihtiyaçlarını olduğu kadar manevi ihtiyaçlarını da karşılamalıyız. Onların gönüllerini ilim, hikmet ve edeple donatmalıyız. Çocuklarımızın dünyada ve ahirette mutlu olması … Devamını oku

İslamiyet’in insana verdiği değer

Müslümanlar, kurdukları medeniyetlerle insanlara değer verip, kalpleri fethetmiş, adalet ve merhametin en güzel örneklerini sunmuşlardır. Tarih boyunca birçok devlet, güçle, zulümle hükmetmeye çalışırken, İslamiyet, kurduğu medeniyetlerle insanlara değer verip, kalpleri fethetmiş, adalet ve merhametin en güzel örneklerini sunmuştur. Bu örnekler tarih ve hatıra kitaplarında yazılıdır. Bunlardan bazısı şöyledir: Hazreti Ömer (radıyallahü anh) Kudüs’ü fethedip Bizans’ın … Devamını oku

Gerçek saadet, mutluluk, ebedî hayatı kazanmaktır

İnsan, geçici olanın peşinde ömür tüketirken ebedî olanı unutursa, kazandığını zannettiği her şey, aslında en büyük kaybı olur. Dünyadaki bütün insanlar mesut, mutlu olmak ister. Fakat, mesut olan, pek azdır. Neden bu böyledir? Çünkü, saadetin, mutluluğun neden ibaret olduğu bilinmiyor. Asıl iş, saadetin ne olduğunu bilmektedir. Saadet, yalnız dünya saadetinden ibaret değildir. Aksine, asıl saadet … Devamını oku

Göz kamaştıran İslam güneşi…

Gandhi: “Batı, korkunç bir karanlık içindeyken, Doğuda parlayan göz kamaştırıcı İslam güneşi, azap çeken dünyaya ışık, barış ve rahatlık vermiştir.” İslamiyet’i dikkatle ve insafla inceleyen kimseler, bu dinin yüceliğini ve ona olan hayranlıklarını ifade etmişlerdir. Mahatma Gandhi, Batı Hindistan’ın tanınmış Hristiyan bir ailesindendir. Babası, Porbtandar şehrinin başpapazı idi. Hindistan’ın bağımsızlığı için çok gayret gösterdi. Hindistan, … Devamını oku

İman, en büyük nimettir

Bütün rahatlıkların, saadetlerin başı, iman etmekte, Müslüman olmaktadır. Yani, İslamiyet’in emirlerine ve yasaklarına uymak lâzımdır. Akıl ve vicdanla düşünen herkes için iman, zarurî bir kurtuluş yoludur. Gerçek rahatlık ve güven, ancak imanla ve ona uygun bir hayatla mümkündür. Dünyaya milyarlarca insan gelmiş. Bir müddet yaşamışlar. Sonra, ölüp gitmişler. Bunların bazıları zengin imiş, bazıları fakir. Kimi … Devamını oku

Batılı ilim adamlarının İslam’a hayranlığı…

Napolyon diyor ki: “Kur’ân’da yazılı olan esasların doğruluğuna inanıyorum. Bunlar, insanları bahtiyarlığa götürecektir.” Müslümanlığa hayran olan bazı meşhur kimselerin İslamiyet hakkındaki düşünceleri şöyledir:Fransa İmparatoru Birinci Napolyon (1769-1821), Mısır’a girdiği 1798’de, İslamiyet’in büyüklüğüne, doğruluğuna hayran kalmış, hatta bir ara Müslüman olmayı bile düşünmüştü. Belki de Bizans İmparatoru Herakliyus gibi aforoz edilirim korkusuyla bundan vazgeçmiştir… Aşağıdaki satırlar … Devamını oku

İslamiyet dünya ve ahiret saadetinin kaynağıdır

İslamiyet, Allahü teâlânın emirlerine uymayı, yaratılanlara merhamet etmeyi emreder. İnsan, daima dünyada ve ahirette mutlu olmayı ister. Buna ancak İslamiyeti öğrenmek ve yaşamakla kavuşur. Büyük İslam âlimi Seyyid Abdülhakim Arvasi ‘rahmetullahi aleyh’, İslamiyet hakkında şöyle buyurmaktadır: İslam dini, Allahü teâlânın, Cebrâil ismindeki melek vasıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların, dünyada ve ahirette rahat … Devamını oku

Kâinat, Yüce Allah’ın varlığının açık delilidir

Kâinattaki mükemmel ahenk ve intizam; her şeyi yaratan, Allahü teâlânın varlığına açıkça şahitlik etmektedir. Zerreden güneşe kadar kâinattaki bütün varlıklar büyük bir ahenk, nizam ve intizam içindedir. Bu ahenk ve intizamın tesadüfen meydana gelmesi asla mümkün değildir. Kâinata dikkatle bakan bir insan, varlıkların kendi kendilerine olamayacağını; onları yoktan var eden, varlıkta devam ettiren ve yok … Devamını oku

Sabır ve iyi geçinme ayı…

Ramazan ayında insanlarla iyi geçinmelidir. Herkese iyi davranmalı. İnsanlara yapılacak en faydalı iyilik, en kıymetli hediye, tatlı dil ve güler yüzdür. Sabır, ibadet ve kulluk vazifelerini yapmakta kararlılık ve sebat göstermek, nefsin günah işleme arzusuna direnmek, bela ve musibetler karşısında sebeplere yapışmakla birlikte kadere rıza göstermek demektir. Sabretmek, kurtuluşa, başarıya götüren güzel bir huydur. Onun … Devamını oku

Medeniyetin asıl mimarları Müslümanlardır…

Modern dünyanın temellerini atan teknolojik buluşların izini sürdüğümüzde, karşımıza İslam âlimlerinin eşsiz mirası çıkıyor. İslamiyet ilmi, fenni, tecrübeyi ve müsbet çalışmayı emreden dinamik bir dindir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmin birçok yerinde, (Sizden evvel gelip geçenlerin hayatlarını, gittikleri yolları ve başlarına gelenleri, gözden geçirip, onlardan ders alınız. Yerleri, gökleri, canlıları, cansızları ve kendinizi inceleyiniz! Gördüklerinizin içini, … Devamını oku

İnsanlara faydalı olmak…

Allahü teâlânın kullarına iyilik etmek, ahirette azaptan kurtulmaya ve Cennet nimetlerinin artmasına sebep olur. İnsanlara iyilik yapmak ve onların sıkıntılarını gidererek gönüllerini hoş tutmak, İslam ahlakının en önemli hususiyetlerindendir. Hasta ise ziyaretine gitmek, giyeceği yoksa elbise vermek, aç ise doyurmak, susuz ise su vermek çok sevaptır. Bu iyilikler ramazan ayında yapılırsa sevabı kat kat fazla … Devamını oku

Gençliğin kıymetini bilmelidir…

Gençlik çağı, güç ve kuvvetin yerinde ve insanın en dinç olduğu zamandır. İbadet ve hayırlı işler yapmak için en kıymetli vakittir. İnsana verilen nimetler içinde bazıları vardır ki, değeri ancak kaybedildiğinde anlaşılır. Bunlardan biri gençliktir. Zira bu dönem, hem bedenin hem iradenin en güçlü olduğu, kulluğun ve hayır hasenatın en iyi şekilde yapılabildiği zamandır. Gençlik; … Devamını oku

İnanan insan huzurludur…

Din, ruhun gıdasıdır. Bir vücudun nasıl nefes almak, yemek ve içmek ihtiyacı varsa, ruh da tertemiz olmak, huzura kavuşmak için dine muhtaçtır. İnsanları yaratan Allahü teâlâ, kullarının dünya ve ahiret saadetine, mutluluğuna nasıl kavuşacaklarını, bunun için nasıl yaşamaları gerektiğini Peygamberleri vasıtasıyla bildirdi. Allahü teâlâ tarafından bildirilen bu yola din denir. Din, ruhun gıdasıdır. Bir vücudun … Devamını oku