Resûlullah Efendimizle ilgili âyet-i kerîmeler

“Allah’a ve Resûlüne itâat ediniz! [ona uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir], Allah da kâfirleri sevmez.” Ma’lûmdur ki, bir insanda bulunabilecek, görünür-görünmez bütün iyilikler, üstünlükler ve güzellikler kendisinde toplanmış olan, dünyâ ve âhiretin efendisi, insanların ve cinnîlerin peygamberi olan Resûl-i Ekrem Muhammed aleyhisselâm’ı gündemde tutmak, akıllarda ve fikirlerde, hâtırlarda ve gönüllerde bulundurmak, bütün insanlara doğru bir şekilde … Devamını oku

Resûlullaha tâbi olmanın lüzûmu

Resûlullahı sevmek, bütün Müslümânlara farz-ı ayndır. Muhammed aleyhisselâma tâm ve kusûrsuz tâbi olabilmek için, O’nu tâm ve kusûrsuz sevmek lâzımdır. İmân etmek, Resûlullah’a tâbi olmaya başlamak ve saâdet kapısından içeri girmek demektir. Allahü teâlâ, Onu, dünyâdaki bütün insanları ebedî saâdete da’vet için gönderdi. Âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruldu ki: “Biz, seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” [Enbiyâ, … Devamını oku

İslâmın birinci şartı…

Kur’ân-ı kerîmde, Muhammed aleyhisselâma îmân edip uymak emrediliyor, ona uymayanın Müslümân olamayacağı, kâfir olacağı ifâde buyuruluyor. İslâmın beş şartından birincisi [ya’nî İslâmın birinci şartı], “Kelime-i şehâdet”tir. Ya’nî Allahü teâlâya ve Peygamberine (aleyhisselâm) îmândır. Bu da onları sevmek ve sözlerini beğenip kabûl etmek demektir. İki cihân saâdetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünyâ ve âhıretin Efendisi olan … Devamını oku

Nimetlerin en büyüğü…

Doğru yolun, rızâ-i İlâhî’ye ve Cennet’e götüren yolun gösterilmiş olması, şüphesiz ki, yüce Allah’ın, kullarına olan ni’metlerinin en büyüğüdür. Bütün Peygamberlerin ve kitapların gönderilmesi, bunlarla sırât-ı müstakîmin, doğru yolun, rızâ-i İlâhî’ye ve Cennet’e götüren yolun gösterilmiş olması, şüphesiz ki, yüce Allah’ın, kullarına olan ni’metlerinin en büyüğüdür. Dünyâdaki bütün insanlara çok acıyan Rabbimiz, iyi, güzel ve … Devamını oku

Peygamberlerin üstünlükleri…

“Her Peygamber, kendi zamanında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden her bakımdan en üstündür…” Peygamberler hakkında, Kur’ân-ı kerîm’de bir âyet-i kerîmede meâlen buyurulmuştur ki: “(Îmân edenleri Cennet’le) müjdeleyici, (küfredenleri de Cehennem’le) korkutucu olarak Peygamberler gönderdik ki, bu Peygamberlerin gelişinden sonra, insanların (yarın) kıyâmette: (Bizi îmâna çağıran olmadı) diye Allah’a karşı, bir hüccet ve özürleri olmasın. Allah … Devamını oku

Resulullah’ı sevmek ve tabi olmak…

Bugün bir nebze, “Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîfler Işığında Peygamber Efendimizi Sevmenin ve O’na Tâbi Olmanın Önemi” konusunu işlemek istiyoruz. Son zamanlarda, Sevgili Peygamberimizi saf dışı bırakmak, sâdece Kur’ân-ı kerîmle iktifâ etmek / yetinmek isteyen bazı insanlar ortaya çıkmıştır. Onun için, biz bugün ve bundan sonraki birkaç makâlemizde, bir nebze, “Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîfler … Devamını oku