Yarım asırda hazırlanan kitap

Tecrübelerime binâen, insâflı bir şekilde, kıymetli bir ilmî kitap olan “Tâm İlmihâl Seâdet-i Ebediyye” hakkında bazı mütâlaalarda bulunmak istiyorum… Bendeniz, Diyânet İşleri Başkanlığı’nda, uzun yıllar [1969-1980 seneleri arasında, 11 sene] Raportörlük yaptım; yüzlerce kitap okuyup haklarında raporlar yazdım… 1968-1969 yıllarından bu yana, günlük, haftalık, aylık, 3 aylık, 6 aylık gazete ve dergilerde pekçok (binlerce) makâle … Devamını oku

Seâdet-i Ebediyye hakkında…

Tâm İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabını dikkatlice okuyan bir kimse, dînimizin bütün emir ve yasaklarını doğru bir şekilde öğrenmiş olur. Her Müslümânın, mukaddes dînimiz İslâmiyeti çok iyi bilmesi lâzım ve şarttır. İslâmiyeti anlatan Arabça, Farsça ve Türkçe pekçok eser yazılmıştır. Tâm İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitâbı da, Türkçe olarak yazılmış kitaplardan biri olup, yüzlerce kıymetli eserden hâzırlanmış … Devamını oku

İlmihâl öğrenmenin lüzumu

Fıkıh bilgilerini, derin âlimler, âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden çıkarmışlardır. Bunlar, ancak fıkıh kitâblarından ve fıkıh âlimlerinden öğrenilir. Abdülganî Nablüsî (rahimehüllah), “Hadîka”da [el-Hadîkatü’n-Nediyye fî Şerhi’t-Tarîkati’l-Muhammediyye’de], s. 324’ten başlayarak buyuruyor ki: “Ehl-i sünnet i’tikâdını, farzları ve harâmları öğrenmek farzdır. Bunları başkalarına öğretmek ve kendine lâzım olandan başka fıkıh bilgilerini öğrenmek ve Kur’ân-ı kerîmin tefsîrini ve hadîs … Devamını oku

İlmihâl ne demektir?

İlm-i Hâl (ilmihâl): “Her Müslümânın îmân, ibâdet ve ahlâk ile ilgili bilmesi gereken şeyler veya bu bilgileri anlatan kitap” demektir. Malûm olduğu üzere, takrîben çeyrek asırdan bu yana (2003 yılından beri), Türkiye gazetesinde, haftada 2 defa [daha önce Cuma ve Cumartesi günlerinde idi, şimdi ise Pazartesi ve Salı günlerinde] çeşitli konularda (dînî, ilmî, ahlâkî, târihî, … Devamını oku

Allahü teâlâya hüsn-i zan etmeli

“Müminin kalbinde korku ile ümîd varsa, Allahü teâlâ da, ona umduğunu verir, onu korktuğundan da emîn eder” Bir hadîs-i kudsîde buyuruldu ki: “Allahü teâlâ, “Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl zannederse, öyle bulur” buyurdu.” [İbn-i Hibbân] (Yani “Allah, beni affeder” diye ümîd ediyorsa onu affeder. Allah’tan ümîdini keserek, “Ben, mutlakâ Cehennemliğim” diyorsa Cehenneme gider.) Müslümân, … Devamını oku

Tövbe edenlere Allah’ın şefkati

“Ey günâhı çok olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümîdinizi kesmeyiniz. Allah bütün günâhları affeder.” Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde (meâlen), “Allah, tevbe edenleri sever” buyurmuştur. (Bakara, 222) İmâm Mücâhid (rahmetullahi aleyh) buyurdu ki: “Her sabâh ve akşam tövbe etmeyen kimse, kendine zulmeder.” Bir âyet-i kerîme (meâli) şöyledir: “Ey günâhı çok olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümîdinizi kesmeyiniz. Allah … Devamını oku

Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever

“Bir kimse, bir günâh işler, sonra pişmân olursa, bu pişmânlığı, günâhına keffâret olur. Yâni, affına sebep olur” Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde (meâlen) buyurdu ki: “Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever.” (Bakara sûresi, 222) “Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ki felâh (kurtuluş) bulasınız.” (Nûr sûresi, 31) Hazret-i Ali Efendimiz buyurmuştur ki: “Hazret-i Ebû Bekr doğru sözlüdür. … Devamını oku

Tövbe edilen günah affolur

Tövbe kalple, dille ve günâh işleyen âzâ ile birlikte olmalıdır. Kalp pişmân olmalı, dille duâ etmeli, yalvarmalı, âzâ da günâhtan çekilmelidir. Her günâhın tövbesi kabûl olur. Şartlarına uygun yapılan tövbe, muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde şüphe etmemeli; tevbenin şartlarına uygun olmasında şüphe etmelidir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde En’âm sûresinin 120. âyetinde (meâlen): “Açık olsun, … Devamını oku

Tövbeyi geciktirmemeli

Günâhtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır. Allahü teâlânın emirleri olan farzları ve vâcibleri yapmamanın günâhı, ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için kalple tövbe etmek ve dille istiğfâr etmek, yalvarmak ve bedenle kazâ etmek lâzımdır. Yüz kerre tesbîh etmek; yâni “Sübhânallahil-azîmi ve … Devamını oku