Bütün vücut organları için şükür gerekir


Kibir, ucb, kin, haset, sûizan, öfke, riyâ, mal ve makâm sevgisi, övünmek, övülmeyi sevmek, ayıplanmaktan korkmak gibi şeylerden kaçmak ​kalbin şükrüdür.

Kur’ân-ı kerîmde, meâlen “İnsanların çoğu şükretmezler”, “şükredenler azdır” buyuruluyor.

Her uzvun şükrü vardır:

1- Gözlerin şükrü: Harâma bakmamak, Müslümânların kusûrlarını görmemek ve her şeye ibretle bakmak,

2- Kulakların şükrü: İyi şeyler dinlemek, kötü şeyleri, çalgıları dinlememek, söylenilen ayıpları duymamak,

3- Burnun şükrü: Harâm şeyleri koklamamak, helâl olanları koklamak,

4- Dilin şükrü: Yalan, gıybet, iftirâ, fuhuş söz gibi kötü şeylerden uzak durmak, hayır söylemek ve Allahü teâlâyı zikretmek,

5- Ellerin şükrü: Harâma el uzatmamak, helâl olan şeyleri tutmak,

6- Ayakların şükrü: Kumarhâne, meyhâne gibi kötü yerlere gitmemek, câmiye ve sâlih akrabâları, diğer sâlih zâtları ziyârete gitmek,

7- Midenin şükrü: Mideye harâm lokma sokmamak, helâl şeyleri yiyip içmek,

8- Fercin (tenâsül uzvunun) şükrü: Zinâdan, livatâdan uzak durmak, nikâhlı eşle berâber olmak,

9- Kalbin şükrü: Kibir, ucb, kin, haset, sûizan, öfke, riyâ, mal ve makâm sevgisi, övünmek, övülmeyi sevmek, ayıplanmaktan korkmak gibi şeylerden kaçmak; ilim, tefekkür, rızâ, hayâ, tevâzu, merhamet, mürüvvet, hüsnüzan etmek gibi güzel vasıflara sâhip olmak, yani kötü sıfatlardan kurtulup güzel huylarla süslenmek,

10- Bütün bedenin şükrü: Namaz kılmak ve oruç tutmak.

Şükür duâsı: Her gün ve her gece yüz kerre “Sübhânallahi ve bi-hamdihî” demek çok sevaptır. Her sabâh bir kerre “Allahümme mâ esbaha bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke, fe-minke vahdeke, lâ şerîke leke, felekel-hamdü ve lekeş-şükr” duâsını okumak ve her akşam “mâ esbaha” yerine “mâ emsâ” diyerek, hepsini aynen tekrâr etmekle, sabâh ve akşamın şükrü yapılmış olur. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Bu duâyı gündüz okuyan, o günün şükrünü yapmış olur. Gece okuyan, o gecenin şükrünü îfâ etmiş olur.” Abdestli okumak şart değildir.

İnsan, küfürden ve sapıklıktan başka her hâline hamdetmeli, bulunduğu her hâlin bir nîmet olduğunu düşünmelidir.

Nimeti muhâfaza ve artırmak için

Şu üç şeyi yapan tâm şükretmiş olur:

1. Gelen her nimeti, Allah’tan bilip şükretmek.

2. Allahü teâlânın verdiği her şeye râzî olmak.

3. Nimetlerden istifâde edildiği müddetçe, Allahü teâlâya isyân etmemek.

Şükür, hem eldeki nimeti yok olmaktan kurtarır, hem de yeni nimetlere kavuşturur. Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurulmuştur ki: “Allah’tan korkun, sakının ki, şükredebilesiniz.” [Nisâ, 123]

Allahü teâlâ, şükredene bol bol nimet verir. (Fâtır, 30) Cenâb-ı Hak, kudretinin eseri olarak insanların istifâdesi için birçok hayvân yaratmıştır. Kimine binilir, kiminin etinden, sütünden, yününden, derisinden ve sâiresinden istifâde edilir. (Yâsîn, 71-73) Bu hayvânlar, şükretmemiz için istifâdemize verilmiştir. (Hac, 36)

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı’nın önceki yazıları…


Kategori içindeki yazılar: Ramazan Ayvallı