“Bizi seven fakirlik çekmesin ve denizde boğulmasın…”


Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri: “Kabrimizi ziyaret edenler ve türbemizin önünden geçtiğinde bir Fatiha okuyanlar bizimdir.”

Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri, Anadolu’da yetişen büyük velîlerdendir. Şereflikoçhisar’da doğdu. Bursa’da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyiz aldı. Üftade hazretlerinin en çok sevdiği talebesi idi…

Bu mübarek zat İstanbul’a gelip yerleşti ve Üsküdar’da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)’de vefât etti. Kabri, kendi adıyla anılan dergâhındadır…

Bugün, köşemizi ondan bir menkıbeyle ziynetlendirmek istiyoruz…
Zamanın padişahı l. Ahmed Han, bir câmi yaptırmak istiyordu. İstişareler neticesinde inşaatın yeri tesbit edildi… Temel atma merâsimi için büyük velî Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerini de dâvet etti. İlk kazmayı, o mübarek zat vurdu… Yoruluncaya kadar bizzat çalıştı…

Böyle bir başlangıçtan yıllar sonra, câmi yapıldı ve açılışını yapmak ve cumâ hutbesini okumak üzere Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri dâvet edildi. Ancak o gün beklenmedik bir hadise yaşandı…

Önce bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Sonra fırtına ile berâber denizde dalgalar büyüdü, yükseldi ve şiddetlendi. Bu şartlar altında Üsküdar’dan Sarayburnu’na geçmek imkânsızdı. Ne var ki Hüdâyî hazretleri Padişaha söz vermişti. Bu sebeple Üsküdar iskelesine geldi ve bir kayık kiralayarak içine atladı…

O binince sâdık talebeleri de bindiler. Böylece Hüdâyî hazretleri yanındakilerle birlikte Sarayburnu’na doğru açıldı…
Allahü teâlânın izniyle Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin himmeti bereketiyle, kayığın ön, arka ve yanlarından bir kayık mesâfesinde deniz sütliman oluyor, dalgalar kayığa hiç tesir etmiyordu. Bu şekilde herkes korkudan denize çıkamazken, Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri selâmetle karşıya geçti…
Onları endişe içinde bekleyen Padişah ve devlet ricali sevinç içinde mübarek zatı karşıladılar ve tören yerine götürdüler. Böylece Sultan Ahmet Camii ibadete açılmış oldu…

***

Üsküdar ile Sarayburnu arasındaki bu yola “Hüdâyî Yolu” denildi ki, fırtınadan uzak, selâmetle gidilen bir deniz yolu olduğu kabûl edilir. Onu sevenler fırtınalı günde bile denize açılırlar. Çünkü o mübarek zatın meşhur bir duası vardır:

“Vefatımızdan sonra kabrimizi ziyaret edenler ve türbemizin önünden geçtiğinde bir Fatiha okuyanlar bizimdir. Bizi sevenler denizde boğulmasın ahir ömürlerinde fakirlik çekmesin, imanlarını kurtarmadıkça bu dünyadan göçmesin.”

Allahü teala bu duaya mazhar olanlardan eylesin. Âmin…

Ahmet Demirbaş’ın önceki yazıları…


Kategori içindeki yazılar: Ahmet Demirbaş