Kibir, geçimsizlik ve sıkıntıların kaynağıdır

Toplumdaki bütün geçimsizlik ve sıkıntıların kaynağında kibir vardır. Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir mi? Din büyüklerimiz buyuruyorlar ki: “Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır. Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir mi? İnsan aşağılığını, acizliğini, Rabbine karşı her an izhar etmek … Devamını oku

Cellatları şaşkına döndüren hadise!

Zamanın hükümdarı vezirine der ki: “İmam-ı Cafer’i buraya getir! Onu öldürmek istiyorum!” Vezir, hükümdarı ikna edemez ve gidip getirir… Cafer-i Sadık hazretleri, Silsile-i aliyye büyüklerinin dördüncüsüdür. O, aynı zamanda Ehl-i beytten olup, “Oniki İmam”ın da altıncısıdır…Bu mübarek zat, ilim ve fazilette zamanının bir tanesiydi. Din bilgilerinde olduğu gibi, zamanının bütün fen ilimlerinde de söz sahibiydi. … Devamını oku

“Sultân-ül-ârifîn” Bâyezîd-i Bistâm

“Ey Bâyezîd! Sultân-ül-Enbiyâ’ya olan muhabbetin ve edebe riâyetin sebebiyle, biz de senin edebini ve mertebeni yükseltiyoruz…” Bayezid-i Bistami hazretleri, Silsile-i aliyyenin beşincisidir. “Ârifler Sultanı” diye meşhurdur. Üveysi idi. Kendisinden kırk yıl önce vefat eden İmam-ı Cafer-i Sadık hazretlerinin ruhaniyetinden istifade etti. Son derece âlim, fâdıl ve edip idi… Bayezid, küçük yaşta iken okumaya başladı. Dikkatle … Devamını oku

Bir ruh mütehassısı Kasım bin Muhammed

Silsile-i aliyye’nin üçüncüsü olan Kasım bin Muhammed hazretleri, kendilerine “Fukaha-i seb’a” adı verilen yedi büyük âlimden biridir… Tabiin’in büyüklerinden olan Kasım bin Muhammed hazretleri, Medine’de yetişen ve kendilerine “Fukaha-i seb’a” adı verilen yedi büyük âlimden biridir. Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin üçüncüsüdür. Silsile-i aliyye büyüklerinin dördüncüsü olan imam-ı Cafer-i Sadık hazretleri de, Kasım … Devamını oku

Huzurlu bir hayat için iyi bir evlilik gerekir…

Selmân-ı Fârîsî hazretleri​: “Peygamber aleyhisselam bana şöyle buyurmuştu: Sen ehlinle, Allahü tealanın emirlerini yerine getirmek üzere evlen!” Selmân-ı Fârîsî (radıyallahü anh) hazretleri “Eshab-ı Soffa” denilen ve Peygamber aleyhisselâmın bizatihi kendilerine ilim öğrettiği ve Peygamber aleyhisselamdan hazarda ve seferde bir an ayrılmayan kimselerdendi… Bu mübarek zat, dünyaya hiç rağbet etmezdi. Ayakta duramayacak hâle gelinceye kadar namaz … Devamını oku

“Bu şehir, bir gün bizim elimizden de çıkar mı?”

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’u fethettikten sonra imparatorluk sarayını gezer. Bir ara mahzene iner ve zindanda yaşlı bir papaza rastlar!.. Türk tarihi, sayılamayacak kadar çok kahraman ve cihangirlerle doludur. Fatih Sultan Mehmed de bunların başında gelenlerdendir. Çünkü o kılıçla keşfi yan yana yürütmüş, çağ açıp, çağ kapatmıştır. Askerî ve siyasi sahada eşsiz bir deha idi. … Devamını oku

İstanbul’un manevi fatihi!..

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, bir gün âniden atının hazırlanmasını ister. Atı hazırlanınca, binip Semerkant’tan süratle çıkar!.. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, Türkistan’ın büyük velîlerindendir. “Silsile-i aliyye”nin on sekizincisidir. 1403 (H.806) senesinde Taşkent’te doğdu. 1490 (H.895) senesinde Semerkant’ta vefât etti… Bu mübarek zat buyurdu ki: “Bütün kerametleri bize verseler, fakat itikadımız ehl-i sünnet değilse, hâlimiz haraptır. Eğer bütün haraplıkları, … Devamını oku

“Namaza dikkat edin, hanımlarınızı üzmeyin”

Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” Efendimizin, vefat ederken son sözü, (Namaza dikkat edin, hanımlarınızı üzmeyin!) olmuştur. Din büyüklerimiz buyuruyor ki: Namaz kılmamak çok tehlikelidir, çünkü Allahü teâlânın emridir. Biz âciz hâlimizle bile, birine bir şey söylediğimiz zaman yapılmıyorsa gücümüze gidiyor. Allahü teâlânın, sürekli olarak, her emrine (Hayır!) demek, devamlı Ona meydan okumak ne cesarettir! Dikkatli … Devamını oku

Sürgünde ölen padişah Sultan Vahideddîn Han

Vahideddîn Han; acı ve sıkıntı içinde geçen bir sürgün hayâtından sonra, 16 Mayıs 1926’da İtalya’da San Remo’da vefat etti. Bugün, Sultan Vahideddîn Han’ın vefat yıl dönümüdür efendim… Din bilgisi vatan sevgisi pek çok olan Vahideddîn Han, İngilizlerin Türk ve İslam düşmanı olduğunu iyi biliyordu. Onu, İngilizlerin propagandasıyla “vatan haini” ilan ettiler. Ama o gerçekte büyük … Devamını oku

“Sevdiğin kullarına hayırlı mal ver yâ Rabbî!..”

“Ben bu dünyada iki insana gıpta ederim, imrenirim. Biri ilim sahibidir. Cehaletle savaşır. İkincisi çok zengindir, fukaralıkla, fakirlikle savaşır ve çok faydalı hizmetler de yapar.” İslamiyet, baştan sona iyilik etmek, din kardeşine faydalı olmak dinidir. Peygamber Efendimiz “aleyhissalatü vesselam” buyuruyor ki: “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır. İnsanların kötüsü, kendisinden korkulan insandır.” Resulullah Efendimiz (sallallahü aleyhi … Devamını oku

“Bu kapıdan eğri odun bile giremez efendim”

Yûnus Emre, Tapduk Emre hazretlerinin dergâha dağdan odun taşır. Getirdiği odunlar ip gibi düzgündür. Bu, Hocasının dikkatini çeker… “Yûnus Emre Kültür Haftası”ndayız efendim… Biz de bu vesileyle bir nebze Yûnus Emre hazretlerinden bahsetmek istedik siz değerli okuyucularımıza…Tasavvuf ehli bir Hak âşığı olan Yûnus Emre hazretleri, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı Yûnus Emre köyünde (Bugünkü ismiyle Sarıköy’de), … Devamını oku

Ehl-i sünnetin reisi İmam-ı a’zam

Fıkıh bilgilerini, Ehl-i sünnet itikadını toplayan İmam-ı a’zam hazretleri, bunları yüzlerce talebesine öğretip, kitaplara geçirilmesine sebep oldu… İmam-ı a’zam hazretleri, Ehl-i sünnetin reisidir… Asıl adı Numan’dır. 80 (m. 699) senesinde Kufe’de doğup, böyle bir mayıs ayında (6 Mayıs 767-Hicri 150) senesinde Bağdat’ta şehit edildi… Fıkıh bilgilerini, Ehl-i sünnet itikadını toplayan İmam-ı a’zam hazretleri, bunları yüzlerce … Devamını oku

Resûlullahın Sancaktarı Ebû Eyyûb el-Ensârî

“Şâyet burada vefât edersem, cenâzemi hemen defnetmeyin. Ordunun gidebileceği yerin en ileri noktasına kadar götürün ve beni oraya defnedin.” Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî “radıyallahü anh” hazretleri, Eshab-ı kiramın, ensarın büyüklerinden, Peygamber Efendimizin mihmandarı, sancaktarı ve kâtiplerindendir. Türkiye’de “Eyüp Sultan” diye meşhurdur. 670 (H.50) senesinde böyle bir mayıs ayında (4 Mayıs 670) İstanbul’da şehit … Devamını oku