Resûlullahın Sancaktarı Ebû Eyyûb el-Ensârî

“Şâyet burada vefât edersem, cenâzemi hemen defnetmeyin. Ordunun gidebileceği yerin en ileri noktasına kadar götürün ve beni oraya defnedin.” Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî “radıyallahü anh” hazretleri, Eshab-ı kiramın, ensarın büyüklerinden, Peygamber Efendimizin mihmandarı, sancaktarı ve kâtiplerindendir. Türkiye’de “Eyüp Sultan” diye meşhurdur. 670 (H.50) senesinde böyle bir mayıs ayında (4 Mayıs 670) İstanbul’da şehit … Devamını oku

Fakirlerin sığınağı Şeyh ​Şabân-ı Velî

Şabân-ı Velî hazretleri, kendisine sığınanları boş çevirmez; getirilen hediyeleri, kendisi fakir olduğu hâlde, muhtaçlara, yetimlere dağıtırdı. Şeyh Şâban-ı Velî ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftasındayız… “Evliyalar Şehri” olarak da bilinen ve Anadolu’daki en eski yerleşim yerlerinden olan bu ilimizde; Seyyid Ahmet Siyahi ve Ahmed Hicâbî gibi nice Allah adamlarının türbesi var. Biz bugün bu vesileyle Şâban-ı … Devamını oku

“Çocuğun ahlakını sen bozmuşsun be adam!..”

Bir adam, Halife Hazret-i Ömer’e gelerek oğlunu şikâyet eder. Çocuk da “Babam, bana terbiye nedir öğretmedi ya Emîr’ül-müminin” der… Bizim çocuklarımız üzerinde haklarımız olduğu gibi, onların da bizim üzerimizde hakları vardır… Ana-baba olarak öncelikle onları güzel terbiye etmeliyiz. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bu hususta buyurdu ki: “Çocuğu güzel terbiye, evladın babası üzerindeki haklarındandır.” … Devamını oku

“Hâdimül-haremeyn” Birinci Selim Han

Yavuz Sultan Selim Han, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü ve Osmanlı padişahlarının dokuzuncusudur. 24 Nisan, onun tahta çıktığı gündür. Bugün; devleti sekiz buçuk senede iki kat büyüterek “Yavuz” ismini alan l. Selim Han’ın Osmanlı tahtına çıktığı gündür. (24 Nisan 1512) Yavuz Sultan Selim Han, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü ve Osmanlı padişahlarının dokuzuncusudur. İkinci Bayezid Han’ın oğlu, … Devamını oku

Dünya işleri, âhirete mâni olmamalıdır…

Münâfıkûn sûresinde meâlen buyuruldu ki: “Mallarınız ve çocuklarınız, Allahü teâlâyı, hâtırlamanıza mâni olmasın!” Eskiden, ticaretle meşgul olan büyüklerimiz, sabah ve akşamları âhiret için çalışır, Kur’ân-ı kerîm okur, ders dinler, tövbe ve duâ eder, ilim öğrenir ve gençlere öğretirlerdi. Kelle kebabı, sabah çorbası gibi şeyleri çocuklar ve gayrimüslimler satardı. Çünkü, Müslümanlar, sabah akşam camilerde bulunurdu. Dünya … Devamını oku

İnsanlara karşı şefkatli ve merhametli olmak…

Osmanlılar, dervişler vâsıtasıyla İslâmı tanıtmaya çalışırken, muhataplarına son derecede müsamahakâr ve merhametli davranmışlardır… Âhir zamandayız… Dünya savaşlar ve terör hadiseleriyle kaynıyor!.. Tarihte az da olsa huzurlu dönemler olmuştur. Mesela Osmanlılar zamanında, Osmanlı hâkimiyetindeki bütün bölgelerde, müslim, gayr-i müslim herkes huzur içindeydi. Halkın malından, canından bir endişesi yoktu. Peki, Osmanlının küçük bir beylik iken dört kıtaya … Devamını oku

“Ey gafiller, çıkacağınız sefere azık hazırlayın!”

Hazret-i Süleyman’ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil bir ordusu vardı. Bütün hayvanlarla konuşurdu. Bu onun mucizelerinden biriydi. Büyük âlimlerden Kemalüddîn Ebî Abdullah Muhammed El Demî’nin “Hayat-ül hayvan” (Fi Garaibü’l Mahlukat) kitabında şöyle bildiriliyor: Süleyman aleyhisselam buyurdu ki: “Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden bol nasip verildi. Bu apaçık bir lütuftur…” Hazret-i … Devamını oku

Zalime, kâfire beddua etmek!

Adını söyleyerek, belli bir kâfire lânet etmemeli. Genel olarak, “Müslümanlara zulmeden kâfirlere lânet olsun!” demekte mahzur olmaz. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bazı Peygamberler gibi kavimlerine genel bir beddua etmemiş ama muayyen günahları işleyenleri lanetlemiştir. Mesela ikisi şöyledir:(Lutilere Allah lanet etsin!) [Beyheki](Paraya tapana lanet olsun!) [Tirmizi]Ayrıca isim söyleyerek beddua ettikleri de vardır. Bir tanesi … Devamını oku

Allah’ı sorgulayan ateist! -2-

Allahü teala merhametli mi diye soru sormak kadar çirkin ne olabilir? Ondan daha merhametli kim olabilir? (Ateistin sorularına cevap vermeye, bugün de devam ediyoruz.) Dün verdiğimiz misalde olduğu gibi; bir insan, ekip büyüttüğü patatesleri kaynatıp yese, yemeğini yapsa, püresini yapsa, hayvanlara yedirse bu zulüm olur mu? Başkalarının patatese niye böyle muamele ediyorsun demeye hakkı olur … Devamını oku

Allah’ı sorgulayan ateist!

“Allahü teala her şeye güç yetirir mi? Adaletli mi? Merhametli mi? Kötülüklere niye mâni olmuyor? İnsanlar niye eşit değildir?..” Bir okuyucumuz mail atmış: “İş yerimizde bir ateist var. Dedi ki: Müslümanların dediği gibi, Allah’ın her şeye gücü yetiyorsa, adaletli ve merhametliyse, ne diye günahsız çocukları, suçsuz insanları aç bırakıyor, deprem, savaş gibi sebeplerle öldürüyor? Bunlara … Devamını oku

Temiz ve şık giyinmek…

Makam ve mevki sahiplerinin, zenginlerin, müdürlerin, içinde bulundukları durumlarına göre, çok iyi giyinmeleri gerekir. Okuyucularımızdan “Kitaplarda eski elbise giymek övülürken, niye yeni ve iyi elbise giyilmektedir?” diye sual edenler oluyor. Efendim, eski ve yeni elbise giymek, niyete göre iyi veya kötü olur. Mubah olan işlerde niyet önemlidir. Niyet iyi olursa sevap, kötü olursa günah olur, … Devamını oku

Gayrimüslimleri kâfir kabul etmeyenler!..

Hadis-i şerifte mealen buyuruldu ki: “Beni duyup da, bana inanmayan Yahudi ve Hristiyanlar, muhakkak Cehenneme girecektir.” Bir okuyucumuz şöyle bir mail atmış: “Bir arkadaşım, televizyonda bir hoca efendinin ‘Hristiyanlar ve Yahudiler Cennet’e girecek diyenler, vallahi de, billahi de, tallahi de kâfirdir’ dedi. Böyle demek dinimize uygun mudur?” Kur’ân-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde Ehl-i kitab olan … Devamını oku

Davud aleyhisselamı hayrete düşüren haber!

İki kişi, Davud aleyhisselama gelip, birbirini şikâyet ettiler. Ancak, Hazret-i Azrail’in gelip bunlar hakkında söyledikleri Hazreti Davud’u hayrete düşürdü! Şu mübarek günlerde Sıla-i rahim, yani akraba, dost ziyaretlerini ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki -hele böyle bayram günlerinde- salih akraba ziyaretlerinin dünya ve ahiret için nice faydaları vardır… Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerimde mealen buyuruyor ki: “Ey insanoğlu, … Devamını oku