“Nefsine sultân ol!..”

Hârun Reşid, bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerine geldi. Ve nasîhat istedi. Hazret-i Fudayl; “Ey Hârun! Sen şimdi Sultânsın. Ama asıl sultânlık; nefsine hâkim olup bir günah işlememektir” buyurdu. Ve devâm etti: Ey Hârun! Hazret-i Abbâs, bir gün Resûl-i ekrem Efendimize gelerek “Beni bir kavim üzerine emîr yap!” diye arz etti. Efendimiz cevâben; “Ey Amcam! … Devamını oku

“Sultânın benimle ne işi olur?”

Halîfe Hârun Reşid, bir akşam üzeri vezîriyle birlikte Fudayl bin İyâd hazretlerinin kapısını çaldılar. O, içeriden sordu: “Kimsiniz?” Vezîr seslendi: “Sultânımız seni ziyârete geldi. Kapıyı aç ki, kendisini daha fazla bekletmeyelim” dedi. Hazret-i Fudayl; “Sultânın benimle işi olmaz, benim de sultânla hiç işim olmaz, lütfen meşgul etmeyin!” dedi. Halîfenin hoşuna gitti. Vezîrin kulağına eğilip; “Aradığım, … Devamını oku

En kıymetli sermaye ömürdür…

Büyük velîlerden Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gence; “Oğlum! Senin en kıymetli sermâyen ömründür. Bunu, en kıymetli şeyleri yaparak değerlendir” buyurdu. Delikanlı sordu: “Ne yapayım efendim?” Büyük zât; “Dînini öğren, öğrendiklerinle amel et, hesap günü gelmeden kendini hesâba çek!” buyurdu. ● ● ● Bir gün de sevdiklerine; “Haramlardan kaçınmak, iki türlüdür. Birincisi, Allahü teâlânın hakkı … Devamını oku

“Beni, gönül ehli birine götür!”

Fudayl bin İyâd hazretleri, Hârun Reşid zamânında yaşamış büyük bir velîdir. Halîfe Hârun Reşid bir gece vezîrini yanına çağırdı. Ve kendisine; “Beni, gönül ehli birine götür. Zîrâ kalbim bu şaşaalı hayâttan sıkıldı. Bir ‘Allah adamı’ görelim de kalbimiz ferahlasın” dedi. Vezîr cevâben; “Başüstüne” dedi. Ve o zamânın evliyâsından Süfyân bin Uyeyne hazretlerine götürdü. Kapısını çaldı. … Devamını oku

Cömertlik, kötü huyları örter!..

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gün sevdiği bir gence; “Oğlum! Allahü teâlânın sana nasıl davranmasını istiyorsan, sen de Onun kullarına öyle davran” buyurdu. Ve ekledi: “Unutma, muvaffak olmanın sırrı iki şeydir.” Genç adam sordu: “Onlar nedir efendim?” Büyük velî; “Biri; günahlardan sakınmak, öbürü, Allahü teâlânın kullarına iyilik etmektir. Bu ikisini yapan, evliyâdır” buyurdu. … Devamını oku

“Ben Kâbe’ye gidiyorum hanım”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Gençliğinde işlediği bütün günahlarına tövbe ettikten sonra Beytullaha gitmeyi arzu etti. Hanımına seslendi. Yanına geldiğinde; “Ben Kâbe’ye gidiyorum. İster aramızdaki nikâh bağını çözelim, serbest ol, istersen benimle sen de gel” dedi. Hanım tereddütsüz; “Geliyorum” dedi. Ve gerekli hazırlığı yapıp, yola çıktılar… Hazret-i … Devamını oku

Meleklerin imrendiği kimseler..

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Bu zât sevdiği bir gence; “Ölüme hazırlan!” buyurdu. Genç cevâben; “Ben henüz gencim efendim” dedi. Büyük velî; “Evet öyle” dedi. Ardından da; “Evet gençsin, ama ecel genç ihtiyar tanımıyor ki evlâdım” buyurdu. Genç sordu hemen: “Ölebilir miyim yâni?” “Elbette evlâdım!.. Unutma, gençken … Devamını oku

“Müslüman, alınca değil, verince sevinir”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Bu zât, gençliğinde yaptığı günahlarına tövbe etmişti. Bir gün Sultân’ın adamlarını gördü yolda. Yanlarına gitti. Ve ağlayarak; “Beni Sultân’a götürün ki, suçumun cezâsını versin!” diye yalvardı. Birlikte gidip, isteğini Sultân’a bildirdiler. Sultân onu gördü. “Hoş geldin” dedi. Ve adamlarına; “Evine götürün, istirahat … Devamını oku

“Ey yolcular! Fudayl tövbe etti!..”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Bir gün bir kervan, Fudayl bin İyâd’ın pusu kurduğu yere gelip mola verdi ve kervandaki bir yolcu Kur’ân-ı kerîm okumaya başladı. Sesi çok tesirliydi. Hazret-i Fudayl da işitiyordu okunan Kur’ân-ı kerîmi. Bir âyet kerîmeye gelince dikkat kesildi birden… Ve çok etkilendi. Zîrâ … Devamını oku

“İnşallah kurtulurum bu işlerden!”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Gençlik senelerinde soygunculuk yapardı! Bir gün adamları bir kervanı soydular. Sonra da yemek için bir yere oturdular. O ara, kervandan biri gelip, sordu ki: “Sizin reîsiniz kim?” Dediler ki: “Reis burada değil.” “Nerededir peki?” Ona bir ağacı gösterip; “Bak, şu ağacın altında … Devamını oku

“O, bana hüsnüzan etti…”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, gençliğinde “eşkıyâlık” yapardı! Bir gün adamları, büyük bir kervanın geleceğini haber aldılar. Kervandaki birinin, pek çok malı vardı. Pek çok da altını. Soyguncuları fark edince; “Hiç olmazsa altınlarımı kurtarayım” dedi. Ve indi deveden. Onları saklayacak bir yer arıyordu ki, ileride bir çadır görüp içeri girdi. Baktı, bir genç gördü. … Devamını oku

“Az konuşun, az uyuyun ve az gülün!”

Evzâî hazretleri, Tebe-i tâbiîn’den büyük fıkıh âlimidir. 157 (m. 774) Beyrut’ta vefât etti. Kendisi anlatıyor: Cebrâil aleyhisselâm bir gün Peygamber Efendimize gelmişti. Efendimiz ona; “Yâ Cebrâil! Bana Cehennemi anlat” buyurdu. O da şöyle anlattı: Cehennem, Allahü teâlânın emriyle bin sene yandı. Kıpkırmızı oldu. Bin sene daha yandı. Sapsarı oldu. Bin sene daha yandı. Simsiyah oldu. … Devamını oku

Göğe yükselen bir demet fesleğen!..

Evzâî hazretleri, Tebe-i tâbiîn’den büyük fıkıh âlimidir. 157 (m. 774) de Beyrut’ta vefât etti. Bu zât, Allah dostu bir velî idi. Kerâmet sâhibiydi. Sevdiklerinden biri, bir gece yatıp, rüyâ gördü. Şöyle ki; Bir demet fesleğen, mağrip tarafından göğe yükseldi ve kayboldu. Ve uyandı uykudan. Derken sabah oldu. Bunu, sâlih birine anlattı. Ve tâbirini sordu. O … Devamını oku