Ölmeden önce ölmek ne demek?

Ölmeden önce ölmek ne demek?

Ölmeden önce ölen kimse, münakaşa etmez, yalan demez, haram yemez, gıybet etmez!

Sual: “Peygamber Efendimiz, (Mûtû kalbe en temûtû=ölmeden önce ölün) buyuruyor. Peki ölmeden önce ölmek ne demektir?

Cevap: Âyet-i kerimeleri Peygamber Efendimiz, Peygamber Efendimizin sözlerini de müctehid olan İslâm âlimleri açıklar. İşte bu hadis-i şerifi de İslâm âlimleri açıklamışlar ve buyurmuşlardır ki: “Dünyada inanılan şeyler öldükten sonra görülecek. İnsan ölüp hakikatleri görünce nasıl olacak ise, neleri yapmış olmayı isteyecek ise şimdiden onları yapması ölmeden evvel ölmek demektir.”

Amellerin, ibâdetlerin kıymeti, îmânın derecesi ile ölçülür. İbâdetlerin parlaklığı, ihlâsın miktârına bağlıdır. İmân ne kadar kâmil, olgun ise, ihlâs o kadar çok olur. Ameller de, o kadar çok nûrlu olur ve kabûl edilir. İmânın kâmil olması ve ihlâsın tamâm olması, ma’rifete yani Allahü teâlâyı tanımaya bağlıdır.

Marifet ve hakîkî îmân da, ölmeden önce olan ölmeye bağlıdır. Bu hâl kimde daha fazla var ise, onun îmânı dahâ kâmil, olgun olur. Bunun içindir ki, hazret-i Ebû Bekir’in îmânı, bütün ümmetin îmânlarından üstün oldu. Paygamber Efendimiz, hazret-i Ebû Bekir için (Yeryüzünde, yürüyen ölü görmek isteyen, Ebû Kuhâfe’nin oğluna baksın!) buyurmuştur.

Ölmeden önce ölen kimse, münakaşa etmez, yalan demez, haram yemez, gıybet etmez, kimsenin kalbini kırmaz, kimsenin malında, mülkünde, makamında gözü olmaz. Ahıretteki hesabı ve o gün hangi hâlde olacağını düşünür ve daha dünyada iken kendi hesabını kendisi görür. Zaten Peygamber Efendimiz;

(Ölmeden evvel ölünüz. Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz!) buyurmuştur.

Öldükten sonra olacak şeyleri düşünen ve o gün rezil olmamak için kendine çekidüzen veren bir kimseden, kimse şikâyetçi olmaz. Ve bu kimse de, hiç kimseden şikâyetçi olmaz. Ne şikâyet eder ve ne de şikâyet edilir. Ölüden kimseye zarar gelmez ki!.. Peygamber Efendimiz; (Ölümü çok hatırlayınız. Onu hatırlamak, insanı günah işlemekten korur ve âhırette zararlı olan şeylerden sakınmaya sebep olur) buyurmuştur…

Müslümânın ölümü hayâttır Bu dünyâ, bir konaktır. O cihâna bakınca zindândır. Bu geçici varlık, bir görünüştür. Gölge gibi, yavaş yavaş çekilmekte, geçip gitmektedir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar)

Dünyâ hayâtı, rüyâ gibidir. Ölüm uyandırıp, rüyâ bitecek, hakîkî hayât başlayacakdır. Müslümânın ölümü, hayâttır. Hem de, sonsuz hayât!

Osman Ünlü’nün önceki yazıları…


Kategori içindeki yazılar: Osman Ünlü