Birisi Resûlullah Efendimize gelir ve “Yâ Resûlallah! Kıyâmet ne zaman?” diye sorar…
İbn-i Şerâhil Kureyşi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 804 (H.189) senesinde Mekke’de vefât etti. Devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf bildirdi. Bu rivâyetleri Kütüb-i sitte denilen meşhur altı hadîs kitaplarında yer aldı. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Enes bin Mâlik (radıyallahü anh) rivâyet etti. Birisi Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimize geldi; “Yâ Resûlallah! Kıyâmet ne zaman?” diye sordu. Resûlullah Efendimiz; “Kıyâmet koptu (farz et). Onun için ne hazırladın?” diye sordu. O zât; “Fazla bir şey hazırlamadım. Fakat ben, Allah ve Resûlünü seviyorum” dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz; “Senin için tahmîn ettiğin vardır. Sen sevdiğin ile berâbersin” buyurdu.
Katâde (radıyallahü anh) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu işitmiştir: “İnsanoğlu ihtiyârlayınca mala ve uzun ömre hırsı artar.”
Âişe (radıyallahü anha) şöyle rivâyet ediyor: “Resûlullah rahatsız iken bana, (Ebû Bekr’e gidiniz! Namazı o kıldırsın!) buyurunca, ‘Yâ Resûlallah! Ebû Bekr, (insanlara imâm olmak için) sizin yerinize geçince çok ağlar. Ağlamasından dolayı insanlar onun kırâatini (okumasını) anlayamaz. Ömer çağırılsın, o insanlara namaz kıldırsın” dedim. (Ebû Bekr’e gidiniz! Namazı o kıldırsın) buyurdu.”
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) şöyle rivâyet ediyor: Resûlullah (aleyhisselâm); “Dün akşam Cebrâil aleyhisselâm bana, Cennetin sekiz kapısını, benim ve ümmetimin gireceği kapıyı gösterdi” buyurdu. Hazreti Ebû Bekr “Yâ Resûlallah! Keşke ben de sizinle olsaydım da, o kapıyı görseydim” diye arz edince, Resûlullah (aleyhisselâm), Hazreti Ebû Bekr’in omuzuna doğru yaklaşıp, “Sen, ümmetimden bu kapıdan ilk giren olacaksın” buyurdu.
İbn-i Şerâhil Kureyşi hazretleri buyurdu ki:
“İnsanlar bir araya gelseler ve Allahü teâlâdan, Cennet’ten, Cehennem’den konuşmadan ayrılsalar melekler derler ki: Ey insanlar büyük gaflet içindesiniz…”
“Cennet ve Cehennem, Âdemoğlundan bir şeyler duymak için ona yaklaşırlar. Şayet insan Cennet’i isterse, Cennet; ‘Yâ Rabbî! Onu isteğine kavuştur!’ der. Şayet Cehennem’den sakınırsa, Cehennem de; ‘Yâ Rabbî! Onu ateşten muhâfaza et!’ diye duâ eder.”
“İki şey var ki beni dünyâ zevklerine dalmaktan alıkoyuyor. Bunlar ölümü hatırlamak ve Allahü teâlânın dâima huzurunda bulunmaktır.”
“Hiçbir fert yoktur ki, ölüm meleği günde iki defâ kapısını çalmasın.”