Kendisine faydası olmayanın başkasına faydası olmaz!..

“Her kim Allah’a ve âhiret gününe îmân ederse ya hayır işlesin, yahut sussun!..”

Ebû Muhammed İbn-i Vehb hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimidir. 742 (H.125) senesinde doğdu. 812 (H.197) senesinde vefât etti. İmâm-ı Mâlik hazretlerinin derslerinde kemâle gelip olgunlaştı. İmâm-ı Mâlik, ona yazdığı mektuplarında; “Mısır’ın fakihi (fıkıh âlimi) Ebû Muhammed Müftî” diye hitâb ederdi.

İbn-i Vehb hazretleri bir gün bir kimsenin; “(Kâfirler) (Cehennem) ateşinin içinde birbirleriyle çekişirlerken, zayıf olanlar, o büyüklük taslayanlara; ‘Biz size uymuştuk, şimdi ateşin birazını bizden savabilir misiniz?’ derler.” (Mü’min sûresi: 47) âyet-i kerîmesini okuduğunu işitti. Titremeye başladı ve uzun müddet kendisine gelemedi.

Bir gün talebeleri kendisine; “Korktuğumuzdan emin olmak için ne yapalım?” dediler. O zaman onlara Peygamber Efendimizin şu hadîs-i şerîfini okudu: “Biriniz bir yere indiği zaman, (Eûzü bi-kelimâtillahittâmmâti min şerri mâ haleka) desin. Çünkü oradan gidinceye kadar hiçbir şey ona zarar ve kötülük yapmaz.”

Yine kendisinden; duânın kabûl edilmesi, hayır ve misâfire ikrâmdan soruldu. O zaman şu hadîs-i şerîfleri okudu:

“Kul günâh veya kat’-ı rahm (sılayı rahmi terk) dâvâsında bulunmadıkça ve acele etmedikçe duâsı kabul edilir.” Eshâb-ı kirâm; “Yâ Resûlallah, acele etmek nedir?” diye sorunca; “Duâ ettim de kabul edildiğini görmedim der ve o anda vazgeçerek duâyı bırakır” buyurdular.

Bir kimse Peygamber Efendimize suâl edip “Müslümanların hangisi daha hayırlıdır?” dedi. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem); “Elinden ve dilinden Müslümanların emîn olduğu kimsedir” buyurdu.

“Her kim Allah’a ve âhiret gününe îmân ederse ya hayır işlesin, yahut sussun! Her kim Allah’a ve âhiret gününe îmân ederse, komşusuna ikrâm etsin. Her kim Allah’a ve âhiret gününe îmân ederse, misâfirine ikrâm etsin.”

Bir gün huzurunda kendisinin telif ettiği “Kitabu Ahvâl-il Kıyâme” isimli eserinden, kıyâmet hallerine ait mevzular okunuyordu. Kitap bittiğinde, benzi sararmış, yüzünün kanı çekilmişti. Bundan sonra hiç konuşamadı ve birkaç gün sonra vefât etti.

İbn-i Vehb’in son sohbetindeki nasîhati; “Kişinin beğendiği şeyi başkası için de beğenmesi güzel olur. Kendisine faydası olmayanın başkasına faydası olmaz” şeklinde idi.

Vehbi Tülek’in önceki yazıları…

Kategori içindeki yazılar: Vehbi Tülek