“Bir kimse, hiç haram karıştırmadan, kırk gün helal yerse, Allahü teâlâ, onun kalbini nur ile doldurur. Dünya muhabbetini, kalbinden giderir.”
İbadetler on kısımdır. Dokuz kısmı helal kazanmaktır. Bir kısmı da bildiğimiz bütün ibadetlerdir. O hâlde helal kazanmaya çok çalışmalıdır. İbadetlerin kabul olması, helal lokmaya bağlıdır. Mü’minûn sûresi, elli ikinci [52] ayetinde mealen, “Ey Peygamberlerim “salevâtullahi aleyhim ecma’în”. Helal ve temiz yiyiniz ve bana layık ibadetler yapınız!” buyuruldu. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” bunun için “Helal kazanmak her Müslümana farzdır” buyurdu. Ve buyurdu ki “Bir kimse, hiç haram karıştırmadan, kırk gün helal yerse, Allahü teâlâ, onun kalbini nur ile doldurur. Kalbine, nehirler gibi hikmet akıtır. Dünya muhabbetini, kalbinden giderir.” Dünyalık kazanmak için çalışmak günah değildir. Dünyalık sevgisi, dünyaya gönül bağlamak günahtır.
Eshâb-ı kirâmdan Sa’d bin Ebî Vakkâs “radıyallahü anh” dedi ki: Yâ Resûlallah “sallallahü aleyhi ve sellem”! Dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin!.. Cevabında buyurdular ki, “Dua kabul olmak için, helal lokma yiyiniz!”
Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki: “Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua, nasıl kabul olunur?” “Haram yiyenlerin ne farzları ne de sünnetleri kabul olur”. (Yani sevabına kavuşamazlar.) “On liralık elbisenin, bir lirası haram olsa, o elbise ile kılınan namazlar kabul olmaz.” “Haram ile beslenen vücudun ateşte yanması daha iyidir.” “Malın helalden mi, haramdan mı geldiğini düşünmeyenler, Cehenneme, neresinden atılırsa atılsınlar, Allahü teâlâ, onlara acımayacaktır.” “İbadet on kısımdır, dokuz kısmı, helal kazanmaktır.” “Helâl kazanmak için yorulup, evine dönen kimse, günahsız olarak yatar. Allahü teâlânın sevdiği kimse olarak kalkar.” “Allahü teâlâ buyuruyor ki, haramdan kaçınanlara hesap sormağa utanırım.” “Bir dirhem faiz [almak ve vermek], otuz zinadan daha günahtır.” “Haram maldan verilen sadaka kabul edilmez. Saklanırsa, Cehenneme gidinceye kadar, ona yolluk olur.”
İmam-ı a’zam Ebû Hanife hazretlerine, birisi gelerek “Vakitlerimi ibadetle geçirmek istiyorum. Bana bir şey yaz da hep onu yapayım.” dedi. İmâm-ı a’zam hazretleri, birkaç gün içinde alışveriş bilgilerini yazıp o adama verince “Bu bilgiler tüccarlara lazım olur. Ben evimde oturup ibadetle meşgul olacağım.” dedi. İmâm-ı â’zam cevabında “Yiyecek ve giyecek lazım olmayan kimse var mı? Dinin alışveriş kısmını bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz ve ibadetlerin sevabını bulamaz. Zahmetleri boşa gider ve azaba yakalanır ve çok pişman olur.” buyurdu.
İbrahim Edhem hazretlerine “Falanca yerde bir genç var. Gece gündüz ibadet ediyor. Vecde gelip kendinden geçiyor.” dediler. Gencin yanına gidip 3 gün misafir kaldı. Dikkat etti, söylediklerinden daha çok şeyler gördü. Kendinin soğuk, hâlsiz, habersiz; gencin ise, böyle uykusuz ve gayretli hâline şaşıp kaldı. Gençteki bu hâllerin şeytandan olup olmadığını anlamak istiyordu. Yediğine dikkat etti; lokması helâlden değildi. “Allahü ekber! Bu hâlleri hep şeytandandır.” dedi.
2026-08-05 02:00:00