Gıybet ve söz taşımak büyük günahtır!..

Herkes, kendi kusurlarını görmeli, Allahü teâlâya karşı yaptığı kabahatleri düşünmelidir.

Sâhib Fârûkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan’ın Luknov şehrinde doğdu. Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Nakşibendî yolunda icâzet aldı. Sonra Mekke-i mükerremeye hicret etti. Orada pekçok talebe yetiştirdi. Oğlu Şâh Muhammed Ma’sûm-i Ömerî en ileri gelen talebelerindendir. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Sohbetlerinde İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektubatından okuturdu. Şöyle buyurdu:

Gıybet etmemelidir. Gıybet haramdır. Gıybet, bir Müslümanın veya zimmînin gizli bir kusurunu, arkasından söylemektir. Harbîlerin ve bidat sahiplerinin, mezhepsizlerin ve açıkça günah işleyenlerin bu günahlarını ve zulmedenlerin ve alışverişte aldatanların bu fenalıklarını duyurarak, bunların şerrinden sakınmalarına sebep olmak ve Müslümanlığı yanlış söyleyenlerin ve yazanların bu iftirâlarını herkese söylemek lâzımdır. Bunları söylemek, gıybet olmaz.

(Nemîme) yapmamalı, yâni Müslümanlar arasında söz taşımamalıdır. Bu iki günahı işleyenlere çeşitli azaplar yapılacağı bildirilmiştir…

Yalan söylemek ve iftirâ etmek de haramdır, sakınmak lâzımdır. Bu iki fenalık her dinde de haram idi. Cezâları çok ağırdır. Müslümanların ayıplarını örtmek, gizli günahlarını yaymamak ve kusurlarını affetmek çok sevaptır. Küçüklere, emir altında bulunanlara [zevceye, çocuklara, talebeye, askere, işçiye] fakirlere merhamet etmelidir. Kusurlarını yüzlerine vurmamalıdır. Olur olmaz sebeplerle o zavallıları incitmemeli, dövmemeli ve sövmemelidir. Hiç kimsenin dînine, malına, canına, şerefine, nâmusuna saldırmamalı, herkese ve hükûmete olan borçları ödemelidir…

Rüşvet almak, vermek haramdır. Yalnız, zâlimin zulmünden kurtulmak için ve ikrâh, tehdîd edilince vermek, rüşvet olmaz. Fakat bunu da almak haram olur…

Herkes, kendi kusurlarını görmeli, Allahü teâlâya karşı yaptığı kabahatleri düşünmelidir. Allahü teâlânın, kendisine cezâ vermekte acele etmediğini, rızkını kesmediğini bilmelidir. Ananın, babanın, hükûmetin, şeriate uygun emirlerine itaat etmeli, şeriate uygun olmayanlara isyân etmemeli, karşı gelmemeli, fitneye sebep olmamalıdır.

Vehbi Tülek’in önceki yazıları…

Kategori içindeki yazılar: Vehbi Tülek