“Vallâhî dünyâ için Allah demem!..”

“Oğlum haydi git! Sen bulacağını buldun. Teslim edeceğim emânet de zâten bu idi…” Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd’da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona … Devamını oku

Akıllı kimse, emirlerde gevşeklik göstermez!

“İlmi, ibâdete zarar gelmemesi için taleb ediniz. İbâdeti de, ilme zarar gelmemesi için isteyiniz…” Kutbüddîn-i İsfehbezî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu. 1321 (H.721) senesinde orada vefât etti. Ebü’l-Abbâs-ı Mürsî’nin üç büyük talebesinden biridir. İlim öğrenmek için Şam’a ve başka yerlere gidip oralarda bulunan âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimse istifâde etti. Çok kerametleri … Devamını oku

Evliyâyı sevmek, Allahü teâlâyı sevmeye yol açar

Mahlûkların sevgisi kalbden çıkarılınca, Allah sevgisi, feyiz, nûr, marifet, kendiliğinden kalbe gelir. Hâce-i İsfehânî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Alâeddîn-i Attâr hazretlerinin talebelerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu ve hicrî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki: Allahü teâlâya kavuşmak, Allahü teâlâya yaklaşmak, Allahü teâlâyı tanımak, Allahü teâlâyı sevmek, feyiz almak, nûrlanmak, ârif olmak, ilm-i batın sâhibi … Devamını oku

Doğru ile yanlışı ayıran biricik ölçü, İslâmiyettir…

Tasavvuf yolunda ilerlemek için, kâmil bir rehberin kontrolü lazımdır. Abdullah-ı İlâhî hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Kütahya’nın Simav ilçesinde bir köyde doğdu. İlk tahsîlini Simav’da tamamladıktan sonra İstanbul’a gitti. Zeyrek Medresesinde tahsilini tamamladı. Bilahare Semerkant’a gitti. Orada Silsile-i aliyye büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemale geldi. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşarak icâzet aldıktan sonra Anadolu’ya gönderildi. … Devamını oku

“Tamahkârlık kalbi mühürler, o kalp ise artık ölüdür!..”

“Tamahkâr, aç gözlü insan tamah zincirine bağlanmış ölüye benzer! Mümin tamahkâr olmaz…” Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya’da yaşadı. Yûsuf Esbât’ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti. Horasan’dan Feth bin Şehraf isminde bir sevdiği geldi ve kendisinden nasîhat ricâ etti. Buyurdu ki: … Devamını oku

Günâhları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur!..

“Günâhların küçüklüğünü değil de, kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp, hayâ etmelidir.” Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus’ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: “Öyle zaman olur ki, Allahü teâlâ … Devamını oku

“Yağmur, ekine önce mi sonra mı faydalı olur?”

“Ümmetim yağmur gibidir. Önce gelenler mi, yoksa sonra gelenler mi üstündür bilinmez!” Feyzullah Feyzî Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının kırkyedincisidir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, kısa sürede ilmî üstünlüğe ulaştı. Müderrislik, İstanbul kadılığı, Anadolu, Rumeli kadıaskerliğinden sonra 1101 (m. 1689) senesinde şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698) senesinde … Devamını oku

Sadık ve âlim bir talebe Ubeydullah Hayderî

Ubeydullah Hayderî, yüksek ilmine rağmen Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerine talebe oldu!.. Ubeydullah Hayderî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin ilk hilâfet verdiği talebesidir. Bağdâd’da doğdu ve on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında orada vefât etti. Fesâhat, belâgat ve edebiyât konularında önceki ve sonraki âlimlerin üstünü idi. Arapça, Farsça ve Türkçeye hâkim olup, ilim ve edebiyâttaki … Devamını oku

“Allahü teâlâya âşık olanlar, Allah kelâmını dinlesinler!”

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Allahü teâlâ ile konuşmak isteyen, Kur’ân-ı kerim okusun!” Muhammed Bahşî Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1628 (H.1038) senesinde Haleb köylerinden Bekfâlûn’da doğdu. Şam’da meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Ârif-i billah Şeyh Eyyûb el-Halvetî’nin hizmetlerinde bulunup, Halvetiyye yolunda yetişti. Haleb’e gidip orada yerleşti. 1675 senesinde Edirne’ye giderek bir müddet kaldı. Sonra İstanbul’a gitti. … Devamını oku

Kendisine eziyet edenleri bile affeden zat!..

Seyyid Abdullah Haddâdî​: “Fıkıh ve fetvâ kitapları gibi faydalı eserlerle meşgul olunuz!..” Seyyid Abdullah Haddâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Evlâd-ı Resûl olup, seyyiddir. 1634 (H. 1044) senesinde Yemen’in Terîm şehrinde doğdu. 1720 (H. 1132) senesinde Terîm’de vefât etti. Küçük yaşta Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Zamânının büyük âlimlerinin derslerini dinledi. Onlardan icazet alarak talebe yetiştirdi. Tasavvufta da yüksek … Devamını oku

“Bu dükkânın geliri, senin talebelerine!..”

Danyal aleyhisselâm: “Falan dükkânı Abdullah’a ver ki, kazancını talebelerine dağıtsın!” Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat’ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve … Devamını oku

Müminler, cennette Allahü tealayı görecek!

Allahü teâlâ, zâtında ve sıfatlarında birdir, hiçbirinde değişiklik, başkalaşmak olmaz. Mevlânâ Behâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Zamânındaki büyük âlimlerden ilim öğrenerek yetişen Mevlânâ Behâeddîn, daha sonra Hâcezâde’den ilim tahsil etti. İstanbul’da Sahn-ı Semân Medresesine tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han, Edirne’de büyük ve mükemmel bir medrese yaptırınca, buraya, ilk müderris olarak bizzât Mevlânâ Behâeddîn’i … Devamını oku

Hanımına bedduâ ettiğine pişman olan zat!..

Sâlih bir zât idi ancak, bir gün hanımına bedduâ etti. Kadıncağız hastalanıp yataklara düştü! Ebû Muhammed el-Ayderûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde Yemen’de Terim şehrine doğdu. Terim şehrinde 1460 (H.865) yılında vefât etti. Babası ve dedesinden ilim ve tasavvuf yolunu öğrendi. Onların vefatlarından sonra Şeyh Ömer onu yetiştirdi ve onu kızı ile evlendirdi. Onun … Devamını oku