Sâdık talebenin ilacı hocasına bağlılığıdır!

“İblisin en mühim işi talebe ile hoca arasında soğukluk meydana getirmektir!” Mevlânâ Abdülmecîd Şirvânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. Medrese tahsilinden sonra tasavvufa meyletti. Mevlânâ Şehkubâd hazretlerinin derslerinde kemâle eren Abdülmecîd Şirvânî hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. Sonra Tokat’a giderek talebe yetiştirmeye başladı. 1564 (H. 972)’de orada vefât etti. … Devamını oku

“Sâdık, iyi bir talebe nasıl olmalıdır?”

“Talebe, hocasının huzûrunda iddiâ sâhibi olmamalı ve ondan hiçbir şeyi gizlememelidir…” Kudsî Abdüllatîf Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1384 (H.786) senesinde Kudüs’te doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra evliyanın büyüklerinden Zeynüddîn-i Hâfî hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek Bursa’ya gönderildi. Bursa’da câmi ve dergâh inşâ edip talebe yetiştirmeye başladı. Kurduğu dergâh Zeynîler Dergâhı adıyla meşhur … Devamını oku

Sabır, bütün iyi vasıflar için bir koruyucudur…

Bütün iyi vasıfların en üstünü ve önde geleni sabırdır. Zafer sabra bağlıdır. Pamuk Kâdı, Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdüllatîf olup, “Pamuk Kâdı” diye tanınmıştır. Kastamonu’da doğdu. Zamânındaki âlimlerden okuyup ilk tahsîlini tamamladıktan sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, kâdılık yapması uygun bulunup, yine Edirne kadısı oldu. 1532 (H. 939) senesinde Edirne’de vefât etti. Bir dersinde şunları … Devamını oku

Kusûrları, günahları yüzüne vurulmayan iyi kimsedir!

“Yâ Rabbî! Bize ihsân ettiğin îmân ışığını söndürme, kusurlarımızı ört! Sen her şeyi yapabilirsin!” Şeyh Câmî Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Şeyhülislâm Ahmed-i Nâmıkî Câmî’nin soyundandır. Semerkand’da doğdu. Muhammed Hubûşânî’nin talebeleri arasına katıldı ve icâzet alarak talebe yetiştirdi. Sonra İstanbul’a gelerek Kânûnî Sultan Süleymân Han ile görüşüp sohbet etti. Nakîb-ül-eşrâflık görevine tayin edildi. … Devamını oku

Rızâ gösterilen fakirlik, zenginlikten üstündür…

Kişi mecbur kalırsa, başkasından bir şey isteyebilir. Zengin kimsenin istemesi doğru değildir… Hâce Vâlâpîr hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerdendir. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Onun feyzlerinden istifâde etti. Sayısız kerâmetleri görüldü. Bir sohbetinde şunları anlattı: İyilik ve … Devamını oku

Zâhiri halk, bâtını ise Hak ile olanlar…

“Tasavvufun başı ilim, ortası amel, sonu ise Allahü teâlânın lütuf ve ihsânı olan mânevî ilimdir…” Ebü’n-Necîb Sühreverdî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1097 (H.490) senesinde İran’ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad’a gitti. Fıkıh ilmini Es’ad Mühenî’den, hadîs ilmini Ali bin Neyhan’dan tahsil etti. Tarîkat hırkasını Kâdı Vecihüddîn’den giydi. … Devamını oku

Gaflet içinde yapılan duâ kabul olmaz!..

Duâ ihtiyâcı gideren, saadete kavuşturan kapının anahtarıdır. Bu anahtarın dişleri, helâl lokmadır. Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa’da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, … Devamını oku

Her varlığın yaratıcısı Allahü teâlâdır

Her üstünlük, her kemâl sıfat, Allahü teâlânındır. O’nda, hiçbir noksan sıfat yoktur. Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad’da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs’e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)’de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı: Allahü teâlânın vâcib-ül-vücûd ve hakîkî ma’bûd ve bütün varlıkların yaratıcısı … Devamını oku

Beş şey vardır ki  katı kalplere ilaç olur…

Sâlih kimselerle görüşmek ve onların meclisinde bulunmak kalplerin ilacıdır… Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa’ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa’ya gitti. Yafa’da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet … Devamını oku

Bir kimsenin hidâyetine vesile olana ne mutlu…

“Bir kimsenin hidâyete kavuşması başka insanların elinde değildir. Bize düşen, doğruyu anlatmaktır!” Zeynüddîn Deştûtî hazretleri büyük velilerdendir. Mısır’ın Cezîre bölgesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Memlûk sultanlarından Sultan Kayıtbay, Zeynüddîn Deştûtî hazretlerini çok sever, hürmet ve edebde kusûr etmezdi… Bir gün … Devamını oku

Gönül şehri daima mâmur olmak ister…

Gönlün mâmur edilmesi usta ve mîmâr ile olmaz. Ancak Allahü teâlânın lütfu ile olur. Celvetî Abdülhay Efendi Anadolu’da yetişen evliyâdandır. Edirne’de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlu İbrâhim Efendidir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. İstanbul’da Eminönü Yeni Câmi vâizliğine getirildi. Sonra Üsküdar’da Aziz Mahmûd Hüdâî Tekkesine şeyh olarak … Devamını oku

“Allahü teâlâ, rübûbiyyetini âciz kullarına bırakmaz!..”

Kazâ ve kader bilgisini, çok kimseler anlayamamış, doğru yoldan ayrılmıştır. Mevlânâ Bedreddîn Serhendî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. 1593 (H.1002) senesinde Hindistan’da Serhend’de doğdu. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hânegâhında, ilim tahsîl ederek yetişti. Hocasının teveccühlerine kavuşup, sohbetlerinde bulunmakla şereflendi. 1688 (H.1098) senesinde orada vefât etti. “Hadarât-ül-Kuds” isimli eserinde, İmâm-ı Rabbânî hazretlerini çeşitli hâlleri ile, … Devamını oku

“Hacca gideceğin zaman mutlaka görüşelim…”

İkinci Bâyezîd Han, Sivrihisârlı Yûsuf Babayı çok sever, sohbetinde bulunurdu… Sivrihisârlı Yûsuf Baba Osmanlı âlim ve evliyasındandır. İzmir’in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûb, edeb ve vakar ehli bir zât idi. İkinci Bâyezîd Han, Sivrihisârlı Yûsuf Babayı çok sever, sohbetinde bulunurdu. O da Sultanı çok … Devamını oku