Kalp dünyaya meylediyorsa hasta olduğuna işârettir!..

“Tasavvuf tamâmen ciddiyettir. Şaka nevinden olan herhangi bir şeyi ona karıştırmayınız.” Hâce Şüttâr hazretleri Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Büyük âlim Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin torunlarındandır. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. İlim tahsîline başladıktan sonra Hemedâniyye tarîkatını Ali Hemedânî’den, Kâdiriyye tarîkatini ise Şeyh Abdülvehhâb’dan öğrendi. Daha sonra Tayfûriyye tarîkati şeyhlerinden Muhammed Ârif’in sohbetlerine devâm ederek, talebesi oldu. Canpûr … Devamını oku

“Evlâdım, sen Allahü teâlâyı bilir misin?..”

İbn-i Mübârek hazretleri yolda bir çoban çocuk gördü ve “Ona bir mesele öğreteyim” diyerek yanına gitti. İbn-i Mübârek hazretleri Tebe-i tâbiîn evliyâsının büyüklerindendir. 736 (H.118) yılında Türkistan’da Merv’de doğdu. 797 (H.181) senesi bir gazâ dönüşü, Bağdâd yakınlarındaki Hît adlı yerde vefât etti. Türk asıllıdır. İlk tahsîlini, Merv’de yapan İbn-i Mübârek hazretleri Bağdâd’a giderek İmâm-ı A’zam … Devamını oku

“Riya, gösteriş için Kur’ân okuyanlardan kaçtım!..”

Şeyh Mürteiş hazretleri nasîhat ve sohbetleriyle uzun müddet insanlara rehberlik yapmıştır… Şeyh Mürteiş hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Nişâbur’da doğdu. 939 (H.328) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Ebû Hafs-ı Haddâd’ın talebelerindendir. Ayrıca Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Osman Mağribî ve diğer büyük zâtlarla görüşüp sohbet etti. Kısa zamanda yetişip Irak’ta zamânının bir tânesi oldu. Menkıbeleri çok olup sâlih bir … Devamını oku

“Allahü teâlâ, velî kulları vâsıtasıyla imdat eder…”

“Herhangi bir sıkıntıya düşerseniz, beni vesîle ederek Allahü teâlâdan murâdınızı isteyin.” Ebû Muhammed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Arabistan’ın güneyindeki Hadramut’ta doğdu. 1288 (H.687) senesinde Yemen’de vefât etti. Önce Muhammed bin Ali Ba’levî’den ilim öğrendi. Daha sonra ilim öğrenmek için Şeyh Ahmed bin Cu’d hazretlerinin ve daha birçok velî zâtların ders ve sohbetlerini dinledi. Çok istifâde … Devamını oku

“Müjde! Sâlih bir evlâdın olacak!”

Seyyid Abdürrahîm el-Ehsâvî’nin çok sevdiği bir kız çocuğu vefât etmişti. Üzüntüden duramıyordu!.. Seyyid Eska hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mekke-i mükerremede doğdu. 1567 (H.974) senesinde, orada vefât etti. İlk tahsilinden sonra zamânında bulunan büyük İslâm âlimlerinin derslerinde bulunarak yetişti. Bir taraftan da tasavvuf yolunda ilerledi. Abdullah Kuşeyri’den ve Medîne’de bulunan Ali Müttekî Hindî’den tasavvuf yolunda icâzet aldı. … Devamını oku

“Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur”

“Bâtın ilmi, Allahü teâlânın sırlarından bir sır ve O’nun hikmetinden bir hikmettir ki, onu, evliyâ kullarından dilediğine verir.” Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim tahsil etti. Çeşitli ilimler hakkında eserler telîf etmiş … Devamını oku

“Sırların gönülde kalırsa, muradın çabuk gerçekleşir”

“Zahirî güzelliğe ait olan aşklar aşk değildir. Onlar sonuçta utanç olurlar.” Bâli Mehmed Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Kütahya’da doğdu. Soyu Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretlerine ulaşır. Küçük yaşta Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin mânevî bakışlarına kavuştu ve icâzet aldı. Devrinin büyük âlimleri ve devlet ileri gelenlerinin çoğu onun sohbetlerini tâkib ederlerdi. 1485 (H.890) senesinde Afyonkarahisar’da vefât etti. Bir dersinde … Devamını oku

“Vallâhî dünyâ için Allah demem!..”

“Oğlum haydi git! Sen bulacağını buldun. Teslim edeceğim emânet de zâten bu idi…” Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd’da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona … Devamını oku

Akıllı kimse, emirlerde gevşeklik göstermez!

“İlmi, ibâdete zarar gelmemesi için taleb ediniz. İbâdeti de, ilme zarar gelmemesi için isteyiniz…” Kutbüddîn-i İsfehbezî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu. 1321 (H.721) senesinde orada vefât etti. Ebü’l-Abbâs-ı Mürsî’nin üç büyük talebesinden biridir. İlim öğrenmek için Şam’a ve başka yerlere gidip oralarda bulunan âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimse istifâde etti. Çok kerametleri … Devamını oku

Evliyâyı sevmek, Allahü teâlâyı sevmeye yol açar

Mahlûkların sevgisi kalbden çıkarılınca, Allah sevgisi, feyiz, nûr, marifet, kendiliğinden kalbe gelir. Hâce-i İsfehânî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Alâeddîn-i Attâr hazretlerinin talebelerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu ve hicrî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki: Allahü teâlâya kavuşmak, Allahü teâlâya yaklaşmak, Allahü teâlâyı tanımak, Allahü teâlâyı sevmek, feyiz almak, nûrlanmak, ârif olmak, ilm-i batın sâhibi … Devamını oku

Doğru ile yanlışı ayıran biricik ölçü, İslâmiyettir…

Tasavvuf yolunda ilerlemek için, kâmil bir rehberin kontrolü lazımdır. Abdullah-ı İlâhî hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Kütahya’nın Simav ilçesinde bir köyde doğdu. İlk tahsîlini Simav’da tamamladıktan sonra İstanbul’a gitti. Zeyrek Medresesinde tahsilini tamamladı. Bilahare Semerkant’a gitti. Orada Silsile-i aliyye büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemale geldi. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşarak icâzet aldıktan sonra Anadolu’ya gönderildi. … Devamını oku

“Tamahkârlık kalbi mühürler, o kalp ise artık ölüdür!..”

“Tamahkâr, aç gözlü insan tamah zincirine bağlanmış ölüye benzer! Mümin tamahkâr olmaz…” Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya’da yaşadı. Yûsuf Esbât’ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti. Horasan’dan Feth bin Şehraf isminde bir sevdiği geldi ve kendisinden nasîhat ricâ etti. Buyurdu ki: … Devamını oku

Günâhları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur!..

“Günâhların küçüklüğünü değil de, kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp, hayâ etmelidir.” Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus’ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: “Öyle zaman olur ki, Allahü teâlâ … Devamını oku