“Bu işte bir hikmet olsa gerek!”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretlerinin vefâtı yaklaşmıştı. Hanımını çağırıp; “Ben ölünce, şu iki kızımı alıp Ebû Kubeys Dağı’na çık. Orada duâ et” diye vasiyet etti. Kadıncağız sordu: “Nasıl duâ edeyim?” “Yâ Rabbî! Beyim öleceği vakit, ‘Bu kızlar, Rabbimden bana emânetti, şimdi ölürken Ona iâde ediyorum’ deyip vefât etti. Sen bunları zâyi etme, diye duâ … Devamını oku

“Sadece Rabbime kulluk borcum var!..”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Bir gün halîfe Hârun Reşid, bu büyük velîden nasîhat istedi. O nasîhat ettikçe, ağlıyordu! Çok ağlamaktan bayıldı! Ve yere düştü… Ayıldığında; “Ey Fudayl! Birine borcun var mı?” diye sordu. Hazret-i Fudayl; “Rabbime kulluk borcum var” buyurdu. Halîfe; “Onu kastetmemiştim. İnsanlardan birine borcun … Devamını oku

“Hangi duâ kabul olur?”

Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gün; “Müminin arkasından yapılan duâ kabul olur, hattâ onun için ne duâ ettiyse, aynı şeylere kendisi de kavuşur” buyurdu. Dinleyenler; “Nasıl?” diye sordular Buyurdu ki: “Meselâ birine gıyâbında, duâ etseniz, bir melek de size; (Sen bu kardeşin için ne istediysen, o şeyleri Hak teâlâ sana da versin) diye duâ eder. … Devamını oku

“Şimdi gülünecek vakit midir efendim?”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Bu zâtın bir oğlu vardı. Ne zaman Kur’ân-ı kerîmi dinlese, “âhiret korkusundan” bayılır, düşerdi! Bir gün babasının yanına bir hâfız geldi. Sesi çok güzeldi. Ona oğlunu gösterip; “Şu oğluma güzel sesinle Kur’ân-ı kerîm oku. Ama Zilzâl ve Kâri’a sûrelerini okuma sakın!” buyurdu. … Devamını oku

Öfkesini yenen kahramandır!

Bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerinin huzûruna sevdiği bir kimse geldi ve; “Efendim! İyi bir Müslüman nasıl olur” diye sordu. Hazret-i Fudayl; “İyi bir Müslüman; hiç kimseyi gıybet etmez, kimseye sû-i zanda bulunmaz, kimseyi kötü bilmez ve hiç kimseyle alay etmez” buyurdu. O kimse sordu: “Başka efendim?” Buyurdu ki: “İyi Müslüman; kimseye yük olmaz, herkesin … Devamını oku

“Cehenneme girmemenin yolu nedir efendim?”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Hârun Reşid, bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerine geldi. Nasîhat istedi. Hazret-i Fudayl; “Ey Hârun! İyi bil ki, senin şu güzel yüzün Cehennemde yanar da çirkinleşir” buyurdu. Hârun ağlamaya başladı! Büyük velî devâm etti: “Ey Hârun! Milletine zulmetme ki, bunun azâbından kurtulamazsın. … Devamını oku

“Nefsine sultân ol!..”

Hârun Reşid, bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerine geldi. Ve nasîhat istedi. Hazret-i Fudayl; “Ey Hârun! Sen şimdi Sultânsın. Ama asıl sultânlık; nefsine hâkim olup bir günah işlememektir” buyurdu. Ve devâm etti: Ey Hârun! Hazret-i Abbâs, bir gün Resûl-i ekrem Efendimize gelerek “Beni bir kavim üzerine emîr yap!” diye arz etti. Efendimiz cevâben; “Ey Amcam! … Devamını oku

“Sultânın benimle ne işi olur?”

Halîfe Hârun Reşid, bir akşam üzeri vezîriyle birlikte Fudayl bin İyâd hazretlerinin kapısını çaldılar. O, içeriden sordu: “Kimsiniz?” Vezîr seslendi: “Sultânımız seni ziyârete geldi. Kapıyı aç ki, kendisini daha fazla bekletmeyelim” dedi. Hazret-i Fudayl; “Sultânın benimle işi olmaz, benim de sultânla hiç işim olmaz, lütfen meşgul etmeyin!” dedi. Halîfenin hoşuna gitti. Vezîrin kulağına eğilip; “Aradığım, … Devamını oku

En kıymetli sermaye ömürdür…

Büyük velîlerden Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gence; “Oğlum! Senin en kıymetli sermâyen ömründür. Bunu, en kıymetli şeyleri yaparak değerlendir” buyurdu. Delikanlı sordu: “Ne yapayım efendim?” Büyük zât; “Dînini öğren, öğrendiklerinle amel et, hesap günü gelmeden kendini hesâba çek!” buyurdu. ● ● ● Bir gün de sevdiklerine; “Haramlardan kaçınmak, iki türlüdür. Birincisi, Allahü teâlânın hakkı … Devamını oku

“Beni, gönül ehli birine götür!”

Fudayl bin İyâd hazretleri, Hârun Reşid zamânında yaşamış büyük bir velîdir. Halîfe Hârun Reşid bir gece vezîrini yanına çağırdı. Ve kendisine; “Beni, gönül ehli birine götür. Zîrâ kalbim bu şaşaalı hayâttan sıkıldı. Bir ‘Allah adamı’ görelim de kalbimiz ferahlasın” dedi. Vezîr cevâben; “Başüstüne” dedi. Ve o zamânın evliyâsından Süfyân bin Uyeyne hazretlerine götürdü. Kapısını çaldı. … Devamını oku

Cömertlik, kötü huyları örter!..

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gün sevdiği bir gence; “Oğlum! Allahü teâlânın sana nasıl davranmasını istiyorsan, sen de Onun kullarına öyle davran” buyurdu. Ve ekledi: “Unutma, muvaffak olmanın sırrı iki şeydir.” Genç adam sordu: “Onlar nedir efendim?” Büyük velî; “Biri; günahlardan sakınmak, öbürü, Allahü teâlânın kullarına iyilik etmektir. Bu ikisini yapan, evliyâdır” buyurdu. … Devamını oku

“Ben Kâbe’ye gidiyorum hanım”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Gençliğinde işlediği bütün günahlarına tövbe ettikten sonra Beytullaha gitmeyi arzu etti. Hanımına seslendi. Yanına geldiğinde; “Ben Kâbe’ye gidiyorum. İster aramızdaki nikâh bağını çözelim, serbest ol, istersen benimle sen de gel” dedi. Hanım tereddütsüz; “Geliyorum” dedi. Ve gerekli hazırlığı yapıp, yola çıktılar… Hazret-i … Devamını oku

Meleklerin imrendiği kimseler..

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Bu zât sevdiği bir gence; “Ölüme hazırlan!” buyurdu. Genç cevâben; “Ben henüz gencim efendim” dedi. Büyük velî; “Evet öyle” dedi. Ardından da; “Evet gençsin, ama ecel genç ihtiyar tanımıyor ki evlâdım” buyurdu. Genç sordu hemen: “Ölebilir miyim yâni?” “Elbette evlâdım!.. Unutma, gençken … Devamını oku