Müctehid yanılsa bile bir sevap kazanır!..

Müctehid, bir işin nasıl yapılacağını anlamaya çalışırken yanılırsa, günah olmaz… Ömer bin Muhammed Zebîdî hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 801 (m. 1398) senesinde Yemen’in Zebîd beldesinde doğdu. 887 (m. 1482) senesinde Yemen’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı: Allahü teâlâ ve Peygamberi, müminlere merhamet ettikleri için, bazı işlerin nasıl yapılacağı, Kur’ân-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açık … Devamını oku

“Affın, intikam almaktan efdal olduğunu unutma!”

Başkalarının kendisi hakkında ettikleri hatâ ve kusurları affetmelidir. Hamîdüddîn Fergânî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 805 (m. 1403) senesinde Tebrîz civarında Merâga’da doğdu. Bağdad ve Kâhire’ye gidip fıkıh ilmi tahsil etti. Sonra Şam’da tahsiline devam etti. İcazet alarak talebe yetiştirdi. 867 (m. 1463) senesinde Şam’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı: Allahü teâlâya tevekkül etmelidir. … Devamını oku

Haset eden, dâima gamlı ve kederlidir!

Mûsâ aleyhisselâm, Arş-ı a’lâ altında bulunan bir kimse gördü ve bu nimete nasıl kavuştuğunu merak etti! Şeyh Sinân Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Şimdi Yunanistan’da bulunan Fere’de doğdu. Bursa’ya giderek Abdüllatîf Kudsî’nin talebesi olan Şeyh Tâceddîn’in talebesi oldu. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuşarak icazet verildi ve talebe yetiştirmek üzere memleketinde gönderildi. 890 (m. 1485) senesinde Fere’de vefât … Devamını oku

Allahü teâlâ, bu âlemi insanoğluyla süsledi…

Peygamberlerin birincisi, Âdem (aleyhisselam) son geleni, Muhammed Mustafâ efendimizdir. Ebû Saîd Ferec hazretleri tefsîr, hadîs, kelâm, fıkıh, kırâat, usûl ve nahiv âlimidir. Endülüs’te (İspanya) Gırnata’da (Granada) 701 (m. 1301) senesinde doğdu. 782 (m. 381) senesinde orada vefât etti. O zamanın en meşhur ilim merkezlerinden olan Gırnata’da büyük âlimlerden ilim tahsil etti ve her birinden icazet … Devamını oku

Nasihatların özü, Allah adamları ile bulunmaktır

“Allah’tan korkmayan ilim adamları, hangi fırkadan olursa olsun din hırsızlarıdır!” Ferdî Abdullah Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Manisa’nın Turgutlu kazâsında doğdu. İlim tahsilini İstanbul’da tamamladıktan sonra, Turgutlu’da müftîlik yapan Abdullah Efendi, hacca gittiğinde Mekke-i mükerremede, Müceddidiyye yolunun ve Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin halîfelerinin büyüklerinden olan Hindli Muhammed Can Efendi’ye talebe oldu. O büyük zâtın huzûrunda yetişerek kemâle geldikten … Devamını oku

İslâmiyete uyuldukça, nefsin istekleri azalır!

Allahü teâlânın düşmanı olan nefse yardım eden de, elbette Allahın düşmanı olur. Nasuhzade Abdülmecid Efendi Osmanlı evliyasındandır. Kastamonu-Tosya’da doğdu. Şeyh Nasuh Efendinin oğludur. Nasuh Efendi, Zeyneddin Hafi’nin talelerinden Abdüllâtif Kudsi’nin halifesi Taceddin Efendiden hilâfet aldı. Abdülmecid Efendi babasının vefatından sonra irşad faaliyetini devam ettirdi. 973 (m. 1565)de Tosya’da vefat etti. Tezkire-i Ülü’l-Elbâb isimli eserinde şöyle … Devamını oku

Ehl-i sünnet âlimlerine uyana müjdeler olsun

Eshâb-ı kirâmın ve Ehl-i beytin hepsini sevmek, saymak lâzımdır. Muhammed bin Hüseyn Ezdî hazretleri hadis hafızıdır. Musul’da doğdu, sonra Bağdat’a giderek zamanın meşhur âlimlerinden hadis ilmi tahsil etti. Sonra tekrar Musul’a dönerek burada talebe yetiştirdi. 374 (m. 985)’de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı: Sonsuz kurtuluşa kavuşabilmek için, üç şey, muhakkak lâzımdır: İlm, amel … Devamını oku

Özür kabul eden ve affeden derviştir…

Dost, düşman, herkesi güler yüz ve tatlı dil ile karşılamalı, hiç kimse ile münâkaşa etmemelidir. Lâlîzade Abdülbaki Efendi, Lâli Mehmed Fenaî Efendinin oğu olup Bayramîye şeyhlerindendir. Edirne’de doğdu. Önce babasından, onun vefatından sonra da İstanbul’a giderek Şeyh Murad Nakşibendi’den sülûkünü tamamladı. 1159 (m. 1746)’da İstanbul’da vefat etti. Buyurdu ki: Her işte iyi niyet yapmalıdır. Kalb … Devamını oku

Bütün ibâdetlerini kusurlu bil!..

“İbâdet yapanların kendilerini beğenmeleri, fâsıkların günahlarından daha kötü ve daha zararlıdır!” Lâli Mehmed Fenaî Efendi, Gülşenî tarikati şeyhlerindendir. 1002 (m. 1592)’de Kastamonu’da doğdu. Memleketi Kastamonu’da bir süre tahsil gördükten sonra İstanbul’a oradan da Edirne’ye gitti, Gülşenî şeyhlerinden Sırrî Mehmed Efendi’ye intisap edip kendisinden hilâfet aldı ve talebe yetiştirdi. Hasan Sezâî bunların en meşhurudur. 1112 (m. … Devamını oku

“Onlar ne isrâf, ne de cimrilik ederler…”

Allahü teâlânın, kullarının nasıl olmasını istediği Kur’ân-ı kerimde ne güzel açıklanmaktadır Şemsüddîn Muhammed Şirbînî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. Mısır’ın Şirbîn köyünde doğdu. Tahsil için Kahire’ye gitti. Zekeriyyâ Ensârî ve Şehâbeddin Remlî’nin derslerine devam etti. İcazet aldıktan sonra Mansûrî Külliyesi’nde tefsir hocalığına tayin edildi. 977 (m. 1570)’de Kahire’de vefat etti. “Muğni’l-muhtâc” isimli eseri, Nevevî’nin “Minhâc” şerhidir. … Devamını oku

Bir işi yapmaya kuvvet veren Allahü teâlâdır…

“Âhıret gününde Allah indinde idârecilerin en mesudu, tebaasını mesud eden idârecidir.” Takıyyüddîn Gazzî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 950 (m. 1543)’de Filistin’de Gazze’de doğdu. Kahire’ye giderek İbn Nüceym Mısrî gibi âlimlerden ilim tahsil etti. Şâfiî mezhebine mensupken Hanefî’ye geçti. Sultan 3. Murad devrinde İstanbul’a gitti. Takdir edilerek Mısır’da kadılık görevine tayin edildi. 1010’da (m. 1601) Kahire’de … Devamını oku

Bütün din kardeşlerine hizmet etmelidir…

“Büyüklerimiz, kendi nefisleri için değil, din kardeşlerine yardım için, çalışıp kazanmışlardır.” Afîfüddîn Süleymân Tilmsânî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 610’da (m. 1213) Cezayir’in Tilmsân şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamlayıp, bir rehber aramak için memleketinden ayrıldı. Mısır, Suriye ve Anadolu’ya gitti. Konya’da Sadreddin Konevî’yi görünce, ona intisab etti. Sohbetlerinde kemale erdi. İcazet verilerek Şam’a gönderildi. Burada talebe yetiştirdi. … Devamını oku

Haramlara devam, küfre sebep olur!

“Mert olan, herkes gibi alışveriş yapar. Evlenir. Çocukları olur. Fakat bir an Allahını unutmaz!” Kenzî Hasan Efendi Sümbüliye yolu ariflerindendir. Ankara’nın Ayaş ilçesinde doğdu. İstanbul’da tahsilini tamamladıktan sonra Sümbülî dergâhı şeyhlerinden Seyyid Alâaddin Efendiye intisab etti ve kemale erdikten sonra icazet verilerek irşad vazifesiyle Manisa’ya gönderildi. 1112 (m. 1700)’de Manisa’da vefat etti. Buyurdu ki: Üç … Devamını oku