Ölüm hastalığında bir vasiyet yazmalıdır!..

Vasiyetnâmeyi ölüm hastalığında yazmak vâcip, sıhhatte iken yazıp, yanında taşımak müstehaptır.       Cemâleddîn Abdullah Ma’arrî hazretleri Şâfiî fıkıh ve ferâiz âlimidir. 935 (m. 1529)’da Halep yakınlarında Ma’arretün-nu’man’da doğdu. Süyûtî ve Zekeriyyâ el-Ensârî’den ilim tahsil ettikten sonra Mısır’a giderek Ezher’de hatiplik ve müderrislik yaptı. 999 (m. 1591)’de vefat etti. “Fethu’l-ķarîbi’l-mücîb” adlı eserinde şöyle buyuruyor: … Devamını oku

Allahü teâlâ, herkese, tevekkülü emreyledi!

Sûre-i Mâidede​ buyuruldu ki: “Eğer îmânınız varsa, Allahü teâlâya tevekkül ediniz!”       Cemâleddîn İbrâhîm Şîrâzî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimlerindendir. 393’te (m. 1003) İran’da Şîraz’ın Fîrûzâbâd beldesinde doğdu. Tahsil için Şîraz, Basra ve Bağdat’a gitti. İcazet alarak Nizâmiye Medresesinde müderris oldu. 476 (m. 1083)’de Bağdat’ta vefat etti. “et-Tenbîh fî fürûi’l-fıkhi’ş-Şâfi’î” isimli eserinde şöyle buyuruyor:   Allahü … Devamını oku

Kötülük yaptığında üzülen, iyiliklerine sevinen mümindir

Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Eshâbım tuz gibidir. Yemek ancak tuz ile lezzetli olur.”       Âdem Askalânî hazretleri Tebe-i tâbiînin hadîs ve tefsîr âlimlerindendir. 132 (m. 749)’de Horasan’da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)’de, Askalân’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:   Hazret-i Ömer’den “radıyallahü anh” rivâyet edilmiştir. Resûlullah Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” … Devamını oku

Resûlullahın açıkça bildirdiği şeyleri tasdik eden mümindir

Resûlullah Efendimizin getirdiği açıkça bilinen şeylerden birisini inkâr etmek küfürdür!       Şeyhzâde Mehmed Efendi Osmanlı tefsir ve fıkıh âlimlerindendir. Aslen İzmitli olup babasının adı Muslihuddin Mustafa’dır. Tahsilini İstanbul’da yaptı. Tefsir ve fıkıh ilimlerinde yetişerek Beyzâvî’nin “Envârü’t-tenzîl” kitabına yazdığı hâşiye ile meşhur oldu. İstanbul’un değişik medreselerinde müderrislik yaptı. 951 (m. 1544)’de vefat etti. “Envârü’t-tenzîl … Devamını oku

“Makâm-ı Mahmûd” şefaat makamıdır…

Kıyâmet gününde Peygamber Efendimize şefaat etme yetkisi verilecektir.       Ebû Musa el-Medini hazretleri hadis hafızlarındandır. 501’de (m. 1108) İran’da İsfahan’da doğdu. İlk tahsilinden sonra Hemedan ve Bağdat’ta hadisin yanı sıra kıraat de okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra İsfahan’a dönerek orada talebe yetiştirdi. 581’de (m. 1185) İsfahan’da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:   Kıyâmet gününde Peygamber efendimize … Devamını oku

Talebeye, bütün işlerini rehberine bırakmak düşer

“Hakîkî gâyeye, ancak bir mürşidin, yol göstericinin, rehberin sevgisi, rızâsı ile erilebilir.”       Şeyhî Mehmed Efendi Nakşibendî şeyhlerindendir.1078 (m. 1668)’de İstanbul’da doğdu. Medrese tahsilini tamamlayarak müderrislik yaptı. Nakşî şeyhi olan babasının vefatı üzerine Emîr Buhârî Dergâhı’nın şeyhliğine getirildi. 1144’te (m. 1731) vefat etti. “Vekâyiu’l-fuzalâ” isimli eserinde evliyanın hayatlarını anlatmaktadır. Bu kitabında şöyle nakleder: … Devamını oku

Ârifler, sevinçli iken, sıkıntı hâlinden daha çok korkar!

“Sevinç hâlinden, nefis de haz alır. Çünkü sevinç ve neşe içinde olur. Sıkıntı hâlinden ise nefsin payı yoktur.”       Muhammed Zâfir Medenî hazretleri Şâzilî tarikatı şeyhlerindendir. 1244 (m. 1829)’da Libya’da Mısrâte kasabasında doğdu. Mağrib’e giderek Fas’ta Şâzeliyye şeyhi Mollâ Derkâvî’ye intisap etti. Sultan 2. Abdülhamid’in davetiyle İstanbul’a geldi ve 1320 (m. 1903)’te vefatına … Devamını oku

“Duân o an kabul olmazsa hemen ümitsizliğe kapılma!”

“Allahü teâlânın istediği vakitte yapılan duâ makbûldür, senin istediğin vakitte yaptığın değil.”       Abdullah Şerkâvî hazretleri Ezher şeyhlerindendir. 1150’de (m. 1737) Mısır’da Tavîle köyünde doğdu. Ezher’de tahsil yaptı. Sonra da Ezher şeyhliğine getirildi. Bu arada Muhammed Hifnî’ye intisab ederek Halvetiyye tarikatına girdi. Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın da çok hürmet ettiği Şerkâvî 1227 (m. 1812) … Devamını oku

İmanın gitmesine sebep olan şeyler!..

Anaya babanın İslâmiyete uygun olan emirlerini reddetmek imanın gitmesine sebeptir!..       Kutbüddinzade Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Mevlâna Fenarî’nîn en seçkin talebelerinden olup tahsilini ikmalden sonra tasavvuf mesleğine intisab etti, icazet aldıktan sonra talebe yetiştirdi. 885 (m. 1480)’de Edirne’de vefat etti. Halk arasında “Mızraklı İlmihal” adıyla meşhur olan “Miftahü’l-Cennet” isimli kitabı çok faydalıdır. Bu … Devamını oku

Sâdık talebe, hocasını yanına çeker!..

Cüneyd-i ​Bağdâdî hazretleri, talebesine dedi ki: “Seni ziyâret etmek de bizim vazîfemizdir.”       Ebû Muhammed Cerîrî, Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en büyüklerindendir. Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî hazretlerinin sohbetinde de bulundu. 311 (m. 923)’de vefât etti. Fıkıh ilminde imâm ve müftî, edeb ilminde mükemmel, diğer bütün ilimlerde âlim idi. Tasavvuftaki derecesi o kadar yüksek idi … Devamını oku

Sabır, Allahü teâlânın sıfatlarındandır…

“Ey oğul! Altın, ateşle tecrübe edildiği gibi, kul da belâ ve musibetlerle tecrübe edilir…”       Hasen bin Ömer el-Hımyerî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Endülüs’te (İspanya) Atlas Okyanusu kenarında bulunan Lüb (Lepe) kasabasında yetişti. 767 (m. 1365) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:   Sabır, takvâ sahiplerinin mertebelerinin en üstünü, müminlerin derecelerinin … Devamını oku

Rüzgâr olmasaydı, dünya kötü kokardı!..

“Sâlihler olmasaydı, yeryüzündekiler fesada uğrardı… Ahmaklar olmasaydı, dünyâ harâb olurdu!”        Hasen bin Ahmed Semerkandî hazretleri hadîs âlimidir. 409 (m. 1018) yılında Türkistan’da Semerkand’da doğdu. Buradaki âlimlerden ilim öğrenip hadîs-i şerîf dinledi. Hadîs-i şerîf dinlemek ve ezberlemek için Buhârâ ve Belh’e de gitti. 491 (m. 1098) senesinde Semerkand’da vefât etti. “Cüz’ün fihi mine’l-ebdali … Devamını oku

Peygamberleri küçültücü şeyler söylemek küfürdür!

İslâmiyetin îmansızlık alâmeti dediği sözleri söyleyen ve işleri yapan kâfir olur!       Rızkullah bin Abdülvehhâb et-Temîmî hazretleri fıkıh âlimidir. 401 (m. 1011) senesinde Bağdad’da doğdu. Oradaki büyük zâtlarla görüşüp sohbet etti. Kendilerinden ilim öğrendi. Tasavvufta, Ebû Abdurrahmân es-Sülemî’den icâzet aldı. Câmi-i Mensûr’da vaaz eder, fıkıh öğretir, fetvâ verirdi. 488 (m. 1095)’de Bağdad’da vefât … Devamını oku