“Kardeşim ağır hasta ya Resûlallah!..”

Übeyyübni Ka’b​ anlatır: “Resûlullahın yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi…” Abdülazîz Dehlevî hazretleri, Hindistan evliyâsının büyüklerinden Şah Veliyyullah Dehlevî hazretlerinin oğludur. 1746 (H.1159) senesinde Dehli’de doğdu. Küçük yaşta Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. On bir yaşında iken babasının vazîfelendirdiği hocalardan okudu. Meşhur altı hadîs kitabı Kütübü Sitte gibi kıymetli eserleri babasından dinledi. Hadîs-i … Devamını oku

Ölümü hatırlamak, haram işlemeye cesareti azaltır!

Ölümü çok hatırlamak, emirlere sarılmaya ve günahlardan sakınmaya sebep olur. İbrâhîm bin Ebî Bekr Tilmsânî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimlerindendir. 609 (m. 1212)’de Cezayir’in Tilmsân şehrinde doğdu. Endülüs’te (İspanya) Gırnata (Granada) ve Mâleka’da (Malaga) tahsil yaptı. Sonra Fas’ta Sebte’ye yerleşerek talebe yetiştirdi. 690 (m. 1291)’de orada vefat etti. “Urcûzetü’t-Tilmsânî fi’l-ferâiz” isimli eseri feraiz ilmine dairdir. Bu … Devamını oku

Tasavvuf, kalbi sâf yapmak, temizlemek demektir…

“Zikrin faydalı olması ve tesîr edebilmesi için ahkâm-ı islâmiyyeye uymak şarttır…” Kösec Ahmed Efendi Nakşibendî meşayıhındandır. Trabzon’da doğdu. İstanbul’a giderek Mehmed Emîn Tokâdî hazretlerinin talebelerinden Seyyid Yahyâ Efendiye intisab etti. Nakşibendî yolunda yükseldikten sonra icazet verilerek Konya’ya gönderildi. 1195 (m. 1780)’de Konya’da vefat etti. “Silsile-i Hacegân fî âdab-i Ubudiyyeti’l-Âyan” isimli eseride şöyle buyuruyor: Tasavvuf, kalbi … Devamını oku

Anne ve babasına iyilik edenin ömrü uzun olur

“Allahü teâlâ, babasına söğene lanet etsin. Allahü teâlâ, annesine söğene lanet etsin.” Alî bin Muhassin et-Tenûhî hazretleri hadîs âlimlerindendir. Kâdî Ebû Alî Muhassin et-Tenûhî’nin oğludur. 355 (m. 966)’da Basra’da doğdu. Bağdat’a giderek devrinin meşhur âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra kadılık mesleğine intisap ederek Medâin, Azerbaycan, Beredân ve Karmîsîn gibi yerlerde kadılık yaptı. 447 (m. 1055)’de … Devamını oku

Başka mezhebi taklit eden, kendi mezhebinden çıkmaz!

Başka mezhebi taklid etmek, mezheb değiştirmek demek değildir. Yunuszade Ahmet Vehbi Efendi, son devir Osmanlı müderrislerindendir. 1 Temmuz 1871 tarihinde Afyon-Bolvadin’de doğdu. DedesiKonya’nınTuzlukçu kasabasıKoraşı köyünden gelerek Bolvadin’e yerleşmişti. İstanbul Fatih Medresesinden mezun oldu. 1894’te Şam’a gidip, hadis ilmi üzerine ihtisas yaptı. Dönüşünde Bolvadin Nebi Efendi Medresesinde müderrislik yaptı. Zamanında yayınlananbazı dergi ve gazetelerde yazı ve … Devamını oku

İnsanın sermâyesi, dîni ve âhiretidir…

Dünyâ ticâretinin âhirete yaraması ve cehenneme sürüklememesi için, çok uğraşmak lâzımdır. Kâdî Alî Antâkî hazretleri fıkıh âlimlerindendir. 278 (m. 892)’de Antakya’da doğdu. Şam’da meşhur âlimlerden ilim tahsil etti. İcazet aldıktan sonra Basra, Ahvaz, Hûzistan ve Tüster gibi yerlerde kadılık yaptı. 342 (m. 953)’de vefat etti. Şöyle buyurdu: Dünyâ ticâretinin âhirete yaraması için ve Cehenneme sürüklememesi … Devamını oku

“Allaha en sevimli amel, Müslümanı sevindirmektir”

“Allahü teâlâ bir kulunu nimetlendirirse, o nimetinin eserini kulunun üzerinde görmek ister.” Ebü’l-Kâsım Temmâm el-Becelî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 330’da (m. 941)’de Şam’da doğdu. Buradaki meşhur âlimlerden hadis tahsil etti. 414’te (m. 1023) Şam’da vefat etti. “Fevâ’idü’l-hadîs” ismindeki kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları: “Allaha en sevimli amel, Müslümanı sevindirmektir.İster onun gamını gider, ister onun borcunu öde, … Devamını oku

Rüşd ve hidâyet, onun vasıtasıyla gelmektedir

Rüşd ve hidâyet, onun vasıtasıyla gelmektedir Feyizler, kıyâmete kadar, Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri vâsıtasıylagelecektir. Kâk Ahmed Efendi Kadirî şeyhlerindendir. Berzenciye Seyyidlerinden olup Kuzey Irak’ta Süleymaniye’de doğdu ve orada yaşadı. 1315 (m. 1897)’de memleketinde vefat etti. “Rağbetü’t-Talibin Fi Fazileti’l-İlmi Ve’l-Ülemai’l-Âmilîn” isimli eseride şöyle buyuruyor: İnsanı Allahü teâlâya kavuşturan yollar ikidir: Birincisi (Nübüvvet yolu) ikincisi, (Vilâyet yolu)dur. Kutublar, … Devamını oku

Bir kimse ölünce, onun kıyâmeti kopmuş olur!

Bir kimse ölünce, onun kıyâmeti kopmuş olur! Allahü teâlâ, ölüm gelinceye kadar ibâdet yapılmasını emretmektedir!.. Celâleddîn Tebrîzî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 560’ta (m. 1165) Tebriz’de doğdu. Bağdat’a gidip Şehâbeddin Sühreverdî hazretlerineintisab etti. İcazet verilerek Hindistan’a gönderildi. Önce Delhi’ye, sonra Bedâyûn’a, oradan Bengal’deki Panduh kasabasına giderek insanları irşad etti. 642 (m. 1244)’de orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki: … Devamını oku

Ölü evinden helva dağıtılması mekrûhtur!

Ölü evinden helva dağıtılması mekrûhtur! Cenâze çıkan eve komşuların, akrabâların, yemek göndermeleri müstehaptır. Necmeddîn Tarsûsî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Aslen Tarsuslu olup 721 (1321)’de Şam’da doğdu. Arapça, fıkıh ve fıkıh usulü tahsil ettikten sonra İkbâliyye Medresesi’nde müderrisliğe, daha sonra da Şam Hanefî kâdılkudâtı nâibliğine tayin edildi. 758 (m. 1357)’de Şam’da vefat etti. “el-Fevâ’idü’l-fıkhiyye” isimli eserinde şöyle … Devamını oku

Nefsini ıslah eden, saadete kavuşur…

“Bütün hâl ve hareketinde Allahü teâlâyı hatırla ki, kurtulanlardan olasın…”       Tâhir bin Abdullâh Taberî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 348 (m. 959)’da İran’da Taberistan’a bağlı Âmül’de doğdu. Memleketinde ve Bağdat’ta Dârekutnî ve diğer büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Bağdat’ta Bâbüttâk kadılığına getirildi. 450 (m. 1058)’de vefat etti “Ravzatü’l-müntehâ fî mevlidi’l-İmâmi’ş-Şâfi’î” isimli eserinde İmâm-ı … Devamını oku

Mümine lanet etmek, onu öldürmek gibidir!

“Bir insan az ibâdet etse de, güzel ahlâkı sayesinde yüksek dereceye kavuşur.”       Şuayb bin Dînâr Ümevî hazretleri hadis hâfızıdır. Humus’ta doğdu. Zührî, İbnü’l-Münkedir, Zeyd bin Eslem gibi âlimlerden ilim tahsil etti. Rivayet ettiği hadislerin sayısı 1700’ü bulmaktadır. 162’de (m. 779) vefat etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:   “Bir kimse kırk yaşını … Devamını oku

Yasaklardan sakınmak, emri yapmaktan daha mühimdir!

Kalbi temizlemekte ve nefsi ezmekte, yasaklardan sakınmak, emirleri yapmaktan daha fazla ilerletir.       Karamanî Lütfullah Efendi Bursa’da Emîr Sultan hazretlerinin vefatından sonra onun makamına geçmiş olan zatların üçüncüsüdür. Emîr Sultan hazretleri Buhara’dan Bursa’ya hicretleri esnasında Karaman’a uğradıkları zaman Lütfullah Efendinin pederi Abdullah Fakih’in hanesinde misafir olmuşlar ve ona, yakında salih bir evlâda nâîl … Devamını oku