Zararlı alışkanlıklar…

İnsanın dini, arkadaşının dini gibidir. Çok meşhur atasözüdür: “Arkadaşını bana söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.” İnsan, doğumundan ölümüne kadar eğitime muhtaç bir varlıktır. O nasıl bir çevrede yetişirse, ona göre bir eğitim alır ve yönlendirilir. Aile, okul, arkadaş ve medya insanı özellikle gençleri yönlendiren çevrelerdir. İnsanlar her zaman çevresinde iyi örnekler görmeye, bunlara teşvik edilmeye, … Devamını oku

Kadınlar narin yaratılmıştır…

M. Said Arvas Hocadan Hatıralar… Washington Üniversitesinin araştırması sonucuna göre, Amerika’da evliler arasında depresyon geçiren çalışan kadınların sayısı, erkeklerin iki katıdır… Evlilik hem erkeği, hem de kadını mutlu eden mukaddes bir beraberliktir. Uzmanlar diyorlar ki: “Depresyon içindeki bir kadına reçete yazmak istiyorsanız, onu evlendiriniz, çocuk sahibi yapınız. Bir erkeği de mesut etmek istiyorsanız aynı şeyi … Devamını oku

İş işten geçmeden…

M. Said Arvas Hocadan Hatıralar… Son nefeste; bu dünyada zevkle yaptığımız günâhlardan nefret edecek ve pişman olacağız. Ancak iş işten geçmiş olacaktır. Doğumla bu âleme kavuştuğumuz gibi, ölümle de bir başka âleme kavuşacağız. Tohum, toprağa düşmesine rağmen, nasıl bir başka hayata kavuşur ve gökyüzüne dal-budak salarsa, insanın cesedi de ölümle çürüyecek, fakat ölümsüz ruhuyla ebedi … Devamını oku

Güneş bizim için doğuyor!..

İnsan, yaratılmışların en kıymetlisidir. Yerde ve gökte ne varsa hepsi bize hizmet ediyorlar. Hayvanlar, bizim için otluyor. Ağaçlar, bizim için meyve veriyor… Hadis-i kudside Rabbimizin bizi annemizden daha çok sevdiği bildirilmektedir. Süfyan-ı Sevri rahimehullah, bir hastayı ziyarete gider. Hasta çok genç, ama hastalığı ağır, son demlerini yaşamaktadır… Annesi ve babası baş ucunda ağlıyorlar. Süfyan hazretleri … Devamını oku

Öyle bir hayat yaşa ki…

Bu dünyada hem garibiz, hem yolcuyuz. Garibiz, çünkü daha önce burada değildik. Yolcuyuz, istesek de bizi burada durdurmazlar. Hepimiz burada misafiriz… Hayat, bir rüya, bir film gibi sanki. Yazılı bir senaryonun oyuncularıyız. Bizden öncekiler oyunlarını oynayıp geçip gittiler. Biz de, pek fazla etki edemediğimiz bir hayat yaşıyoruz. Sahne değişiyor, kostüm değişiyor, dekor değişiyor, oyun ve … Devamını oku

Dünyada hepimiz misafiriz…

Ölüm, bütün varlıklar için mukadderdir. Ölümle ne kadar güreşsek hep o galip gelir. Ayaklarımızın altındaki toprak bir gün boyumuzu aşacaktır… Her doğan yeni gün ile birlikte hepimize yeni bir dünya kurulur. Her şey bizim için yeniden yapılır… Güneş ışıklarıyla, kuşlar sesleriyle, çiçekler tebessümleriyle bu hazırlığa katılır. Böylece, imtihan için dünyaya gönderilen insanın eline 24 saat … Devamını oku

Sabır ve çeşitleri…

Din büyüklerimiz buyurdular ki: “Günah işlememek için sabretmek, cehennemde yanmaya sabretmekten daha kolaydır.” Sabretmek, kurtuluşa, başarıya sebep olan güzel huydur. Sabır, Peygamberlerin hasletlerindendir. Sabır, üç kısımdır: 1- İbadetleri yaparken karşılaşılan zorluklara sabretmek. Yaz aylarında oruç tutmak, kış aylarında abdest ve namaz; sabah namazına uyanmak, uykusunu bölmek nefse zor gelen şeylerdir. Yaz aylarında yatsıyı beklemek de … Devamını oku

Sabır ilaçtır…

Sabretmek insanlara mahsustur. Meleklerde sabır olmaz. Onlarda nefis yoktur, hastalık yoktur. Hayvanlarda da sabır olmaz. Çünkü onlarda akıl yoktur. Hastalar, ilaç kullanmaya mecburdur. İlaç kullanmadan sıhhat bulması oldukça zordur. İnsanlar da sabretmek zorundadır. Sabretmez ise hayatı hep sıkıntılarla geçer… Kur’ân-ı kerimde yetmişten fazla ayet-i kerîme sabretmeyi tavsiye eder, sabredenlere büyük mükafatlar verileceğini müjdeler. Bakara suresi … Devamını oku

Bahtiyar insanlar

Kıyamet gününde, bahtiyar bazı kimseler vardır. Bunlar hiç sıkıntı çekmeyecek, huzur içinde Rabbimizin rahmet gölgesi altında bulunacaklardır. Kıyamet günü çok sıkıntılı bir gündür. Güneş alt tabakalara inmiş, insanlar kan ter içinde, hesaplar görülüyor, amel defterleri dağılıyor. Cehennem gözler önünde, alevleri göklere yükseliyor… Hesabı iyi çıkmayanlar herkesin gözü önünde ateşe atılıyor ve cayır cayır yanıyor… Cehenneme … Devamını oku

Şükür nasıl yapılır?

“Kullarım benim verdiğim nimetlere karşılık şükredemezler. Onlardan bunu istemiyorum, kullarımın buna gücü yetmez. Nimetlerin benden olduğunu bilmeleri kâfidir.” Rabbimizin bize verdiği nimetlerin şükrünü yerine getirebilmemiz mümkün değildir. O kadar çok nimeti vardır ki bunların çoğundan haberimiz bile yoktur. Onu hatırlamak, Ona şükretmek de büyük bir nimettir ve şükrettiğimiz için şükretmeliyiz. Davud aleyhisselâm bir gün Rabbimize … Devamını oku

“Şükreden kullarım azdır”

İçinde bulunduğumuz nimetlerin kıymetini anlayabilmek için, kabirleri, hapishaneleri ve hastaneleri ziyaret etmeliyiz!.. Küçük de olsa bize yapılan bir iyiliğe, bir yardıma hemen teşekkür ederiz. Her millet kendine mahsus diliyle veya gülümseyerek memnun olduğunu bildirir. Bu insanlık gereğidir. “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” diye bir atasözümüz de vardır. İnsanlardan gelen küçük iyilikleri bile karşılıksız … Devamını oku

Dine olan ihtiyaç…

İnsan zayıf yaratılmıştır. Dünyaya geldiğinden beri maruz kaldığı belalardan kendisini koruyacak bir güç, bir sığınak aramıştır. Rabbimiz, bizi topraktan yarattı, biz dünyaya daha gelmeden önce, hayatımızı devam ettirebilmemiz için gerekli olanları da yarattı… Havasız yaşayamazdık, havayı yarattı, susuz olmazdı, onu da verdi. Gıdaya ihtiyacımız olacaktı, yemeden, içmeden yapamazdık, onların tamamını, hiçbir eksik bırakmadan bizlere ihsan … Devamını oku

Tarih okumanın faydaları…

Tarih okursak, yapacağımız işlerin aynısına veya bir benzerine şahit oluruz. Bazıları muvaffak olmuş, başarı elde etmiş, bazıları ise netice alamamıştır. Tarih şuuru insanlara mahsustur. Hayvanlar tarih yapamazlar. Onlarda “zaman ve mekân” kavramı olmadığı gibi, tecrübelerini biriktirme ve gelecek nesillere devretme kabiliyetleri de yoktur. İnsan toplulukları tarihsiz kalsa idi, hayvan sürülerinden farksız olurlardı. Bugünkü kültür ve … Devamını oku