Az yiyenin vücudu sıhhatli olur…

Açlıkta arzular kırılır, nefsimiz uysallaşır, serkeşliği kalkar. Çok yemek, gafleti doğurur. Tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Efendim, oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Bir hayvanı veya inanmayan bir kimseyi bir odaya hapsedip aç, susuz bırakmakla oruç tutturulmuş olmaz. Orucun, sabır, şükür, nefis terbiyesi gibi diğer ibadetlerle irtibatı vardır. Onun için hadis-i şerifte, (Her … Devamını oku

Dostlarla yemek yemek ve iftar vermenin fazileti

Hazreti Ali (radıyallahü anh) buyurdu ki: “Dostlara yedirdiğim bir ekmek, fakirlere verdiğim beş ekmekten daha kıymetlidir.” İnsanlara yemek yedirmek çok sevaptır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevaptır. Oruç tutanın sevabı kadar sevab alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz, “Ramazan ayında bir oruçluyu su ile iftar ettiren, anasından doğduğu günkü gibi … Devamını oku

Geçim sıkıntısı çekmek günahlara keffarettir!..

Hadis-i şerifte mealen buyuruldu ki: “Öyle günahlar vardır ki, onları ancak geçim hususunda çekilen sıkıntılar yok eder.” Dünyada, dertsiz, sıkıntısız insan yoktur. Dünya, mümin için huzur yeri değildir. Azap yeri de değildir. Esas huzur ve azap yeri, ahirettir. Dünya, ahiretin tarlasıdır. Yani dünya kazanç yeridir. Dünyada ne ekilirse, ahirette o biçilecektir. Her nimet, bir külfet … Devamını oku

“Bu ahlaka sahip milletle dünyayı fethederim!..”

Henüz İstanbul fethedilmemişti… Fatih Sultan Mehmed Han bir gün tebdil-i kıyafetle çarşıda esnafı dolaşmaya başlar… Fatih Sultan Mehmed Han, kılıçla keşfi yan yana yürütmüş, çağ açıp çağ kapamıştır. Tetkik edildikçe derinleşen, derinleştikçe deryalaşan bu cihangirin sayılamayacak kadar güzel vasıfları vardır. O, ne istediğini ve ne yapacağını bilen ve büyük işleri başarabilmek için gerekli tedbirleri, yorulmak … Devamını oku

“Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur…”

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Zemzem suyu hastalara şifâ verir. Onu içenler, yemek yemiş gibi açlıklarını giderirler.” Zemzem, Mekke-i mükerremede, Mescid-i haram içerisinde, Kâbe’nin Hacer-i esved köşesi tarafında bulunan kuyudan çıkan mübârek su… Zemzem suyu, İbrâhim aleyhisselâm zamânında çıkmıştır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Yeryüzünde bulunan kuyuların en hayırlısı, zemzem suyunun mübârek kuyusudur.” “Zemzem suyu hastalara şifâ … Devamını oku

İftarda da sahurda da hurma berekettir…

“Halanız olan nahleye saygı gösteriniz! Çünkü bu ağaç, Âdem aleyhisselâmın çamurundan kalan artıktan yaratılmıştır.” Ramazan-ı şerîfin vazgeçilmez yiyeceği hurma, dînimizde önemli bir yere sâhiptir. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hurma ile iftar ederdi. Bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurdu: “Oruçlu olan kimse, hurma ile iftar etsin! Çünkü hurma bereketlidir.” Hurmanın bereketli olması, şöyledir ki; onun … Devamını oku

Peygamber Efendimizin ümmetine bir müjdesi…

Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Rüyamda ümmetimden birini gördüm, susuzluktan dili çıkmıştı. Tuttuğu ramazan orucu gelip, susuzluğunu giderdi…” Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır… Oruçlu iken günahtan sakınmalıdır. Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız gerekir. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de … Devamını oku

Ailenizin nafakasını geniş tutunuz!..

“Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.” Bugün Ramazan-ı şerifin ikinci günü… Allahü teala bu sene de kavuşturdu hamdolsun… İslâmın beş şartından dördüncüsü, mübârek ramazan ayında, her gün oruç tutmaktır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu … Devamını oku

Namazlarını vaktinde kıl ki, kıyamet günü pişman olmayasın!

Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var idi. Her ümmete bir vakit farz idi. Bizim ümmetimize ise hepsi birden farz oldu. Namaz, İslam’ın beş şartından ikincisi olup, Fahr-i kâinatın “sallallahü aleyhi ve sellem” miracı teşriflerinde, en hayırlı ümmet olan ümmeti üzerine, Allahü teâlânın ezelî hitabı ile her gün beş vakit olarak farz oldu.Namaz, dinin direğidir. … Devamını oku

“Siz bu ordu ile nasıl başa çıkabilirsiniz?”

Kanuni Sultan Süleyman Han, Avrupa seferine çıkmıştı. Belgrat yakınlarındaki bir manastırın yakınında mola verildi!.. Rahip bir hile düşünüyordu!.. Dinimiz, baştan başa edeptir. Edep, kulun kendisini Cenab-ı Hakk’ın iradesine tâbi kılması, güzel ahlaklı olmasıdır. Hadis-i şerifte, (Sizin en iyiniz, ahlakı en güzel olandır) buyuruldu. Hazret-i Ebu Bekir, “Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan gibidir” buyurdu. Hazret-i … Devamını oku

Yerinde duramayan velî: Bursalı Deli Birâder!..

Deli Birâder, tabiatı icabı bir yerde uzun müddet kalamıyordu. Bu sebeple vazife aldığı şehirlerden “artık müddetim doldu” diyerek tâyinini isterdi!.. Deli Birâder, Osmanlı devri âlim ve velîlerinden. 1465 (H.870) senesinde Bursa’da doğdu. Asıl ismi Muhammed bin Durmuş’tur. 1534 (H.941) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Kendi yaptırdığı mescidin avlusuna defnedildi… Muhammed bin Durmuş hazretleri, güzel ahlâk … Devamını oku

“Emrimi tutmayan kimse bana vekil olamaz!..”

ll. Ahmed Han: “Behey adam! Üç defa defterdarı azlettim. Yerine doğru istikamet sahibi birini nasb edesin diye hatt-ı şerif gönderdim. Yine fermanımı tutmadın!” Bugün, Osmanlı Sultanı İkinci Ahmed Han’ın vefat yıl dönümüdür. (6 Şubat 1695) İkinci Ahmed Han, 21. Osmanlı Padişahı ve 13. Osmanlı Halifesidir… 1691’de ağabeyi İkinci Süleyman Hanın ölümü üzerine kırk sekiz yaşında … Devamını oku

Hiçbir İslam âlimi şefaati inkâr etmemiştir!..

Bütün fıkıh kitaplarında şefaati inkâr eden imamın arkasında namaz kılınmasının caiz olmadığı bildirilmiştir. Şefaat, günahkârların affı için aracılık edip onları kurtarmak için Allah’a yalvarmaktır. Asr-ı saadetten bu yana binlerce Ehl-i sünnet âlimi geldi. Dört hak mezhepten birine mensup hiçbir İslam âlimi şefaati inkâr etmemiştir. Fakat yeni türeyen bazı mezhepsizler, şefaati inkâr ediyorlar. İmam-ı a’zam hazretleri, … Devamını oku