Aile saadetinin sırları


Saadetli aile; kusursuz insanların değil, birbirinin kusuruna sabreden, gönül alan, hakkı gözeten ve sevgisini davranışlarıyla gösteren insanların yuvasıdır.

Aile saadeti, yalnız aynı çatı altında yaşamak değil; eşlerin birbirine güven, şefkat ve güzel ahlakla bağlanmasıdır. Huzurlu bir yuvanın temeli, insanın dışarıdaki kimselere gösterdiği nezaketi öncelikle kendi ailesine göstermesidir. Güzel ahlak; aile fertleriyle iyi geçinmeyi, onların geçimini temin etmeyi ve karşılaşılan sıkıntılara sabretmeyi içine alır.

Eşler arasındaki geçimin en önemli unsurlarından biri tatlı dil ve güler yüzdür. Eve girerken selam vermek, eşinin hatırını sormak, üzüntüsünü paylaşmak ve güzel sözlerle gönlünü almak aile bağlarını kuvvetlendirir. Sertlik ve ilgisizlik ise kalpleri birbirinden uzaklaştırır. Bu sebeple eşler, konuşurken kırıcı olmamalı; öfke anında tartışmayı büyütmek yerine sükûneti korumalıdır.

Aile hayatında herkesin kusuru olabilir. Saadeti devam ettiren davranış, sürekli karşı tarafın yanlışlarını aramak değil, insanın önce kendi tutumunu gözden geçirmesidir. İnsaflı olmak, kötü zandan kaçınmak, hataları büyütmemek ve yumuşak konuşmak güzel ahlakın alametlerindendir. Münakaşa dostluğu giderdiği için, anlaşmazlıklar sert sözlerle değil, sabır ve anlayışla çözülmelidir.

Sabır, aile saadetinin koruyucusudur. Eşler, yalnız iyi günlerde değil, maddi ve manevi sıkıntılar karşısında da birbirine destek olmalıdır. Yapılan iyilikten sürekli karşılık beklemek, fedakârlıkları bir hesap konusu hâline getirmek huzuru zedeler. Aile içinde “önce ben” anlayışı yerine, diğerinin hakkını ve rahatını gözetmek kalpleri yakınlaştırır.

Çocukların terbiyesi de ortak bir sorumluluktur. Anne ve baba birbirine yardım etmeli; çocuklarına yalnız sözleriyle değil, davranışlarıyla da örnek olmalıdır. Büyüklerine saygı, küçüklerine şefkat gösterilen bir evde çocuklar edebi, merhameti ve sorumluluğu yaşayarak öğrenir.

Aile içindeki anlaşmazlıklarda ayrılık ve boşanma sözlerini şaka veya tehdit maksadıyla kullanmamalıdır. Öfkeyle söylenen sözler, yıllarca unutulmayacak yaralar açabilir. Saadetli aile; kusursuz insanların değil, birbirinin kusuruna sabreden, gönül alan, hakkı gözeten ve sevgisini davranışlarıyla gösteren insanların yuvasıdır.

Erzurumlu İsmail Hakkı hazretlerinin (Ma’rifetname) kitabında buyuruluyor ki:

“Ey azîz! Erkeğin zevcesi ile görüşmesinde, şunları yapması lâzımdır: 1- Ona karşı her zaman, güzel huylu olmalıdır. [Allahü teâlâ iyi huylu olanları sever. Huysuzları sevmez. Bir insanı incitmek harâmdır. İşkence yapanın evlenmesi harâmdır.] 2- Ona karşı her zaman, yumuşak davranmalıdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Müslümanların en iyisi, en faydalısı, zevcesine karşı iyi ve faydalı olandır.) 3– Eve gelince zevceye selâm vermeli, [yani selâmün aleyküm demeli] ve nasılsın? diye hâtırını sormalıdır.” [S.Ebediyye]

Hasan Yavaş’ın önceki yazıları…



2026-10-07 02:00:00

Kategori içindeki yazılar: Hasan Yavaş