Abdullah bin Amr bin Âs çok ibâdet yapardı. Bütün hayatını ibâdet etmeye vakfetmişti. Ve bir gün…
Ebû Yahyâ eş-Şâmî hazretleri,Tabiîn devrinin hadîs âlimlerindendir. 119 (m. 737) târihinde vefât etti. Şamlıların âlimlerinden olup, Ümm-üd-Derdâ, Recâ bin Hayve, Ubâde bin Sâmid’den (radıyallahü anhüm) hâdîs-i şerîf rivâyet etti.
Naklettiği hâdîs-i şerîflerden bazıları şöyledir:
İbn-i Muhayriz’den rivâyet etti. Resûlullah Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdular ki: “Allah yolunda iken hâsıl olan tozla, Cehennemin dumanı, bir Müslümanın üzerinde bir araya gelmez.”
Ebûdderdâ’dan rivâyet etti: Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Siz, kıyâmet gününde, kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız. Öyleyse, isimlerinizi güzel koyunuz.”
Abdullah bin Amr bin Âs (radıyallahü anhüma) çok ibâdet yapardı. Bütün hayatını ibâdet etmeye vakfetmişti. Zühd ve takvâsı çoktu. Hatta bu hâli sebebiyle, evlendiği zaman, günlerce hanımının yanına varmadı. Babası Hazreti Amr bin Âs, bu durumu Resûlullah’a arz ederek, evlilikten de nasîbini almasını istemişti. O kadar ibâdet yapma arzusu vardı ki, hayatta bulundukça her gün oruç tutmak ve her gece namaz kılmak üzere Allah’a yemîn ederek nezirde bulundu. Onun bu hâlini Resûlullah Efendimize haber verdiklerinde, Ona “Ey Abdullah! Her gün oruç tuttuğun bütün gece namaz kıldığın bana haber verilmedi mi sanırsın!” buyurdu. O da “Evet yâ Resûlallah! Öyledir” dedi. Bunun üzerine Resûlullah “Böyle yapma! Bazı günlerde oruç tut, bazı günlerde iftar et, oruç tutma! Gecenin bir kısmında uyu, bir kısmında da namaz kıl. Çünkü şu bedeninin senin üzerinde hakkı vardır; gözünün de bir hakkı vardır, hanımının bir hakkı vardır, komşunun da bir hakkı vardır. Binâenaleyh, bu hakların hepsini yerine getirerek, her ayda üç gün oruç tutmak sana kâfidir. Her yapılan iyiliğe ve her hayır ve ibadete karşılık olarak on misli sevap ve mükâfat verileceğine göre, her ayın üç gün orucu, bütün sene orucu demektir” buyurdu.
Hazreti Abdullah da “Yâ Resûlallah! Ben bundan daha fazla ibâdet etmek için kendimde kuvvet buluyorum” dedi. Resûlullah, “Öyle ise Dâvûd aleyhisselâmın orucu gibi oruç tut, fazla tutma!” buyurdu. O da “Dâvûd peygamberin orucu ne kadardır?” diye sordu. Resûlullah Efendimiz cevabında buyurdu ki: “En makbûl oruç, kardeşim Dâvûd aleyhisselâmın orucudur. Bir gün yer, bir gün tutardı.”