Hammad bin Seleme hazretleri, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden olup hicrî 167 (m. 783)’de câmide namaz kılarken vefât etti.
Pek çok ibâdet yapardı.
Şöyle ki;
Kendisine, “yarın öleceksin” deseler, ancak o kadar yapabilirdi. Bir şey sormak için gelenlere, sormadan cevap verirdi…
● ● ●
Bir gün Süfyân-ı Sevrî hazretleri;
“Ey Hammad! Cenâb-ı Hak bizi affeder mi acabâ?” diye sordu.
Hazret-i Hammad;
“Elbette” dedi.
Ve ilâve etti:
“Kıyâmet günü bana; ‘Hesâbını annene babana mı, yoksa Allaha mı vermek istersin?’ deseler, Vallâhi Rabbime derim. Zîrâ O, annemden babamdan çok daha merhametlidir” buyurdu.
● ● ●
Bir gün sevdiklerine;
“Kardeşlerim! Bir namâzı, vaktinde bile bile kılmayan; yâni bir namâzın vakti geçerken o namâzı kılmadığı için hiç üzülmeyen kimse, ölürken îmânsız gidebilir!”
buyurdu.
Ve şöyle devâm etti:
“Bir vakit namâzı geçirenin hâli böyle olursa, ya namâzı hâtırına bile getirmeyen kimseler ve namâzı vazîfe tanımayanlar ne olur? Namâza önem vermeyenin dînden çıkacağını, dört mezhebin bütün âlimleri söz birliği ile bildirmişlerdir…”