Din, ruhun gıdasıdır. Bir vücudun nasıl nefes almak, yemek ve içmek ihtiyacı varsa, ruh da tertemiz olmak, huzura kavuşmak için dine muhtaçtır.
İnsanları yaratan Allahü teâlâ, kullarının dünya ve ahiret saadetine, mutluluğuna nasıl kavuşacaklarını, bunun için nasıl yaşamaları gerektiğini Peygamberleri vasıtasıyla bildirdi. Allahü teâlâ tarafından bildirilen bu yola din denir.
Din, ruhun gıdasıdır. Bir vücudun nasıl nefes almak, yemek ve içmek ihtiyacı varsa, ruh da tertemiz olmak, huzura kavuşmak için dine muhtaçtır.
Din; insana Allahü teâlâyı tanıtır, güzel ahlak sahibi olmasını sağlar, onun fenalık yapmasına mâni olur, gönlünü rahatlatır, sıkıntılı zamanlarda onu teselli eder, toplum içinde ona saygı, sevgi, değer kazandırır.
Din; insanları aynı imanda, aynı ibadet ve işlerde, aynı anlayış ve faziletlerde birleştirir. Allahü teâlânın emirlerine uyan, birbirlerini seven ve haklarına saygı gösteren, annesine, babasına, âmirlerine ve devletine itaat eden, büyüklerine saygılı, küçüklerine şefkatli ve huzurlu bir toplum meydana gelmesine vesile olur.
Ünlü Rus yazar Soljenitsin, Amerika’ya yerleştiği zaman, kendisinin büyük sıkıntılardan, ruhi bunalımlardan, makina gibi duyarsız olmaktan kurtulacağını zannetmişti. Bir gün, bir üniversitede Amerikan gençlerini başına toplayarak onlara şöyle hitap etti:
“Ben buraya gelince, çok bahtiyar olacağımı zannetmiştim. Ne yazık ki, burada da büyük bir boşluk hissediyorum. Çünkü siz, artık maddenin esiri olmuşsunuz. Evet, burada hürriyet var, herkes istediğini yapıyor. Fakat, ancak maddeye ehemmiyet veriyor. Ruhları bomboş. Hâlbuki, insanı hakiki insan yapan, onun tekâmül etmiş [gelişmiş], temizlenmiş ruhudur. Size tavsiyem şudur: Ruhunuzu geliştirmeye, güzelleştirmeye bakın! Ancak o zaman, memleketinizde bulunan ve sizi de üzen çirkinlikler yok olmaya başlar. Dine ehemmiyet [önem] verin! Din, insan ruhunun gıdasıdır. Dinine bağlı insanlar, her işte sizin en büyük yardımcınız olacaktır. Çünkü, onları Allah korkusu doğru yoldan ayırmaz. Sizin en büyük zabıta kuvvetiniz bile, herkesi gece gündüz murakabe, kontrol edemez. İnsanları fenalıktan alıkoyan polis değil, onların duyduğu Allah korkusudur…”
Görülüyor ki, insan için kurtuluş yolu, aslında ruhun gıdası olan hak dindir. Din ismi altında insanların uydurduğu eğri yollara din denmez. Dünyada yaygın olan Brahmanlık, Mecusilik ve Budistlik gibi bütün bozuk ve yanlış inanışlar din değildir. Bunlara inanmak insanı sonsuz felakete götürür. Önceki hak dinler ise insanlar tarafından değiştirilmiş ve bozulmuştur. Bugün yeryüzünde önceki hak dinlerin görünür görünmez bütün iyiliklerini kendinde toplayan, ruhun gıdası olacak, hiç bozulmamış, değiştirilmemiş, dünya şartlarına en uygun olan tek hak din, İslam dinidir.
İslamiyet, insanın yaratılış gayesine uygun bir hayat sürmesini sağlar. Su gibi, içen herkes faydalanır…