Tevekkül için, kuvvetli iman gerekir

“Tevekkül için, hem kuvvetli bir iman, hem de kuvvetli bir kalb lazımdır. Böylece, kalbinde şüphe kalmaz.”       Sual: Bir Müslümanın, Allahü teâlâlaya tam güvenebilmesi için ne yapması gerekir?   Cevap: Bu konuda, Kimyâ-i se’âdet kitabında buyuruluyor ki:   “Tevekkül için, hem kuvvetli bir iman, hem de kuvvetli bir kalb lazımdır. Böylece, kalbinde şüphe kalmaz. … Devamını oku

Dua ve sadaka belayı önler

“Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan dua, o bela gelirken korur.”           Sual: Bir kimse, dua etmekle, sadaka vermekle, kendisine gelmekte olan belayı durdurabilir mi?   Cevap: Konu ile alakalı olarak İmâm-ı Gazâlî hazretleri, İhyâ-ül’ulûm kitabında buyuruyor ki:   “Kazâ-i mu’allak, Levh-i mahfûzda yazılıdır. Eğer o kimse, iyi amel yapıp, … Devamını oku

Allahü teala, kalplere bakar

“Siz onların işlerine bakarsınız. Ben kalplerindeki imana bakarım.”       Sual: Allahü teala, kullarının amellerine mi bakar yoksa bunları ne niyetle yaptıklarına ve kalplerindeki imana mı bakar?   Cevap: Bu konuda Ahmet bin Yahya Münîrî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:   “Allahü teâlâ, ilmi, zulmetin temizlenmesine, cehli de, günah işlenmesine sebep yaptı. İlimden iman ve … Devamını oku

İnsanların said veya şaki olması hakkında…

Allahü teâlâ, her insanın said veya şaki olacağını ezelde biliyordu. Bu bilgisine kader denir.       Sual: Herhangi bir kimse, kendisinin daha hayatta iken said mi, şaki mi olduğunu bilme, öğrenme şansı var mıdır?   Cevap: Bu konuda Ahmet bin Yahya Münîrî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:   “Saadet, Cennetlik olmak demektir. Şekâvet, Cehennemlik olmak demektir. Saadet ve şekâvet, Allahü teâlânın … Devamını oku

Namaz; kalbi hasta olmaktan korur

Her gün beş kerre namaz kılmak, kalbi hasta olanlara güç gelir!       Sual: Bazı kimselere, Müslüman olduklarını söyledikleri hâlde namaz kılmak kendilerine ağır gelmektedir. Bunun sebebi ne olabilir?   Cevap: İnsanda iki türlü kalb vardır. Birisi, herkes tarafından bilinen göğsümüzdeki et parçasıdır ki buna yürek denir. İkincisi ise, bu et parçasında bulunan bir kuvvettir ki buna gönül denir. … Devamını oku

Muhtaç olanın sadaka vermesi

Bakması vacib olan kimsesi muhtaç iken, bunun sadaka vermesi günahtır.       Sual: Bir kimsenin, bakmakla sorumlu oldukları muhtaç iken, başka muhtaçlara yardım etmesi uygun olur mu?   Cevap: Bu konuda İbni Âbidînde buyuruluyor ki:   “Kendisine ve bakması vacib olanlara lazım olandan fazla malı bulunan kimsenin sadaka vermesi müstehabdır. Bakması vacib olan kimsesi muhtaç … Devamını oku

İmam olmakta öncelik hakkı

Fıkıh bilgilerini daha çok bilenin ve gözetenin, başkalarından önce imam seçilmesi lazımdır.       Sual: Birkaç kişi bir araya geldiğinde, cemaatle namaz kılacaklarında hangisinin tercihen imam olması gerekir?   Cevap: Fıkıh bilgilerini daha çok bilenin ve gözetenin, başkalarından önce imam seçilmesi lazımdır. Bundan sonra, tecvit ile okuyan seçilir. Hafız olması şart değildir. Bunlar birkaç kişi … Devamını oku

Müslümanın çocuğu büluğa erince…

“Kız çocuğu küçükken; anasına, babasına tabi olarak Müslümandır…”           Sual: Bir Müslümanın çocuğu, büyüyüp, ergenlik çağına girince, bu çocuğun Müslümanlığı yine devam eder mi?   Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidinde deniyor ki:   “Kız çocuğu küçükken; anasına, babasına tabi olarak Müslümandır. Büluğa erince, anasının, babasının dinine tabi olması devam etmez. … Devamını oku

İmanın var olduğunun alameti

İmanın şartı altıdır, bunlar inanılacak şeylerdir. Amentüdeki altı şeye inanmak, imandır.           Sual: Bir kimsede imanın var olup olmadığı ne ile ve nasıl anlaşılır?   Cevap: İmanın şartı altıdır, bunlar inanılacak şeylerdir. Amentüdeki altı şeye inanmak, imandır. İmanın bunlardan da önce gelen asıl iki şartı ise gayba iman ve hubb-i fillah, buğd-i … Devamını oku

Hadis-i kutsi ile âyetin farkı

Vahyin kelimeleri de, manaları da Allahü tealadandır. Hadis-i kudsinin kelimeleri ise peygamberdendir.           Sual: Âyet-i kerime ile hadis-i kutsi arasında ne gibi bir fark vardır?   Cevap: Allahü teâlânın, emir ve yasaklarını, Peygamberlerine  bildirmesine Vahiy denir. Vahiy, iki türlüdür: Cebrâîl aleyhisselam, Allahü teâlâdan aldığı haberleri getirerek Peygambere okur, buna, Vahy-i metlû denir. Bu vahyin … Devamını oku

Günah işleyene öfkelenmek

Günah işleyene, kâfir, münafık gibi çirkin şeyler söylemek, haram olur…       Sual: Bazı kimseler, haram, günah işleyeni görünce hemen öfkeleniyorlar. Günah işleyenlere karşı böyle öfkelenmek mi gerekir?   Cevap: Haram işleyeni görünce, gadaba gelmek, öfkelenmek iyidir, din gayretinden ileri gelir. Fakat, kızınca, öfkelenince aklın ve İslamiyetin dışına taşmamak lazımdır. Günah işleyene, kâfir, münafık gibi çirkin … Devamını oku

Camiye gitmeye mâni olan özürler

Hastanın, felçlinin, bir ayağı kesik olanın, âmânın cemaate gitmesi lazım değildir.           Sual: Dinimizde hangi hâller, camiye gitmemek için özür sayılmaktadır?   Cevap: Hastanın, felçlinin, bir ayağı kesik olanın, yürüyemeyen ihtiyarın ve âmânın cemaate gitmesi lazım değildir. Yardımcıları, nakil vasıtaları olsa da, lazım değildir. Yağmur, çamur, çok soğuk ve karanlık da, özürdür. … Devamını oku

Secdede yapılması gerekenler

“Secde yaparken, önce iki diz, sonra iki el, sonra burun ve sonra alın yere konur.”       Sual: Namazdaki secdede nelere dikkat etmelidir ve neler üzerine secde yapılabilir?   Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde buyuruluyor ki:   “Secde yaparken, önce iki diz, sonra iki el, sonra burun ve sonra alın yere konur. Baş … Devamını oku