Ramazandan sonra iki gün kaza orucu tutulmalıdır…

Dinimiz, oruca başlamayı ve bayramı, hilalin doğmasına değil, hilalin görülmesine bağlamıştır. Ramazanın başlamasında hesaba, takvime göre değil, hilalin görülmesine itibar edilir. Hesaba, takvime göre hareket edilmez. Hilalin görüleceği gün değil, doğacağı gün, doğru olarak hesapla tespit edilir. Fakat dinimiz, oruca başlamayı ve bayramı, hilalin doğmasına değil, hilalin görülmesine bağlamıştır. Hadis-i şerifte, (Hilali görünce oruç tutun, … Devamını oku

Ramazan ayının her günü ve gecesi mübarektir

Mübarek; bereketli, hayırlı, faydası bol, feyizli demektir. Bütün mübarek günleri ve geceleri ihyâ etmeli ve bunlara saygı göstermelidir. İdrâkiyle müşerref olduğumuz Ramazan-ı şerîf ayının her günü ve gecesi mübarektir. Mübarek; bereketli, hayırlı, faydası bol, feyizli demektir. Bütün mübarek günleri ve geceleri ihyâ etmeli ve bunlara saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günâh işlememekle olur. Bu günlerde ve … Devamını oku

Ramazân-ı şerîf ayına hürmet eden kurtulur

Ramazân-ı şerîfte özürsüz oruç tutmayanlar, ona hürmet etmemiş, İslâmın namus perdesini yırtmış olurlar. Allahü teâlâ, Ramazân-ı şerîf ayını dünya ve âhiret saadetine kavuşmaya vesile eyledi. Bu ayı birçok nimetlerle süsledi. Mübarek ramazan ayının gündüz ve gecelerinde yağmur gibi feyiz ve bereket yağmaktadır. Cenâb-ı Hak, âlemlere rahmet olarak gönderdiği Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın hürmetine, bu mübarek … Devamını oku

Ramazan, Müslümanların muhabbet ayıdır…

İnsanların birbirini sevmesi için, önce herkes birbiriyle selamlaşmalı, birbirine hayır dua etmeli, kimse kimseye beddua etmemelidir. Allahü teâlâ, Müslümanların birbirlerini çok sevmesini istemektedir. Bu, imanın temelidir. Bir Müslümana düşmanlık yapmak, kalbinde ona karşı kin beslemek, son nefeste imansız olarak ölmeye sebep olur. İman, dört sevginin kalpte beraber bulunmasıdır. Bunlar; Allahü teâlâyı sevmek, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmı … Devamını oku

Ramazan ayı gelince…

“Bir kimse, ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir, vazîfe bilir ve orucun sevâbını, Allahü teâlâdan beklerse, geçmiş günâhları af olur.” İslâmın beş şartından dördüncüsü, mübârek ramazan ayında, her gün oruç tutmaktır. Ramazan, yanmak demektir. Çünkü, bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günâhları yanar, yok olur. Ebû Hüreyre “radıyallahü anh” diyor ki: Resûlullah “sallallahü aleyhi … Devamını oku

İnsanların en iyileri…

Peygamberlerden sonra, insanların en iyileri Eshâb-ı kirâmdır. Onlar; Allahü teâlânın ve Peygamberimizin yüksek hasletlerini övdüğü seçilmiş insanlardır. Dünyada iken Peygamber efendimizi görmekle ve Ona iman etmekle şereflenmiş mübarek insanlara (Eshâb-ı kirâm) denir. Bunlar, Allahü teâlânın ve Peygamberimizin yüksek hasletlerini övdüğü seçilmiş insanlardır. Peygamberlerden sonra, insanların en iyileri Eshâb-ı kirâmdır “radıyallahü teâlâ anhüm”. İmam-ı Rabbânî hazretleri … Devamını oku

“Namaz kılabilmek için işimi bırakmıştım!”

Enver Ören Ağabey: “Namaz için çok sıkıntı çektiğimden, müessesemizin her yerinde çalışanlarımız namazlarını rahat kılsınlar diye mescid yaptırıyoruz.” Gazetemizin de içinde bulunduğu, İhlas Holding’in Kurucusu Merhum Enver Ören Ağabey, başından geçen namazla ilgili bir olayı şöyle anlatmışlardı: Kuleli’yi bitirip Fen Fakültesinde tahsil görürken, uzak bir akrabamın Bankalar Caddesindeki eczânesinde çalışıyordum. Geceleri de orada kalıyor, nöbet … Devamını oku

İlimlerin en üstünü!

Büyük İslam âlimi İmam-ı a’zam Ebû Hanîfe (rahmetullahi aleyh) buyurdu ki: “İlimlerin en üstünü, ilmihâl bilgisidir.” Her Müslümanın bilmesi ve yapması gereken îmân, fıkıh ve ahlâk bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan kitaplara (İlm-i hâl) kitâbları denir. Dînini bilen ve seven ve kayıran mübârek insanların ilm-i hâl kitaplarını alıp, çoluğuna ve çocuğuna öğretmek, her Müslümanın birinci … Devamını oku

Namazları cemâat ile ve huşû ile kılmalıdır

Müminûn sûresinde meâlen buyuruldu ki: “Müminler herhâlde kurtulacaktır. Onlar, namazlarını huşû ile kılanlardır.” İslam âlimi ve büyük velî İmâm-ı Rabbânî hazretleri (Mektûbât)’ında buyuruyor ki: “İnsana önce îtikâdını, îmânını düzeltmek lâzımdır. Bundan sonra, sâlih, yarar işleri yapmak lâzımdır. İbâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü te âlâya en çok yaklaştıran yarar şey, namazdır. Peygamberimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, … Devamını oku

Mirac gecesinin en büyük hediyesi…

Resûlullah Efendimiz: “Rabbim (Beş vakit namazı farz kıldım. Her vakit için on sevap vardır. Böylece elli vakit namaz olur) buyurdu.” Mirac, merdiven demektir. Resûlullah Efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gecedir. Recebin 27. gecesidir. İsra suresinin ilk âyet-i kerimesinde, Mirac bildirilmektedir. Mutezile fırkası, Resûlullah Efendimizin bir anda, Cenneti, Cehennemi ve daha birçok yerleri gezip gelmesine … Devamını oku

Namaz, hayatın bereketidir…

Allahü teâlâ namaz kılanı çok seviyor. Allahü teâlânın Âdem aleyhisselâmdan beri her Peygambere mutlak verdiği emir, kendisine inanmak ve namaz kılmak… Hiçbir Peygamber yoktur ki, ümmetine namazı farz kılmamış olsun. Cenâb-ı Peygamber “aleyhissalâtü vesselâm” buyuruyor ki: “Namaz mü’minin Mi’râcıdır.” Gazetemizin kurucusu Merhum Enver Ören Ağabey anlatıyor: “Üniversitede talebeyim. Zooloji laboratuvarında derse bir girdin mi, 7-8 … Devamını oku

Namaz, beden ve ruh sağlığımızı korur…

Namazdaki ritmik hareketler, günlük hayatta çalıştırılamayan adale ve eklemleri çalıştırarak; eklem hastalıklarını ve adale tutulmalarını önler. Müslüman, Allahü teâlânın emri olduğu için namaz kılar. Rabbimizin emirlerinde birçok hikmetler, faydalar vardır. Yasaklarında da birçok zararların olduğu muhakkaktır. Bu fayda ve zararların bir kısmı bugün uzman doktorlarca tespit edilmiş durumdadır. Namazın sağlık yönünden sağladığı faydalardan bazıları şunlardır: … Devamını oku

Namaz, en kıymetli ibadettir

Namaz, sosyal hayatımızı da düzenler. Camilerde cemaatle kılınan namaz Müslümanların kalplerini birbirine bağlar. Aralarındaki sevgiyi arttırır… Namaz, ibadetlerin en kıymetlisidir… Namaz kılmak, Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünerek Onun karşısında kendi küçüklüğünü anlamaktır. Kulun âcizliğini Rabbine itiraf etmesidir. Bunu anlayan kimse hep iyilik yapar, hiç kötülük yapmaz. Her gün beş kerre Rabbinin huzurunda olduğuna niyet eden kimsenin … Devamını oku