“Önce lâzım olan, doğru bir itikaddır!”

Hindistan evliyâsının büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretleri, bir gün yanına birini alıp akrabâsından ihtiyar bir kadıncağızın ziyâretine gitti.   Hanımın kızı vefât etmişti…   Tâziye için gitmişti evine.   Tesellî için;   “Üzülme bacım. Rabbimiz, onun yerine sana daha iyi bir evlât verir” buyurdu.   Kadınceğız, başını olumsuzca sallayıp;   “Nerede hocam, ben de kocam da yaşlandık artık. Bizim … Devamını oku

Hristiyan gencin îmânı…

Abdullah-ı Dehlevî hazretleri, çok büyük evliyâdır. Nice fâsık, günahkâr kimseler, hattâ kâfirler, onun bir teveccühüyle hidâyete kavuşurlardı.   Meselâ güzel, yakışıklı bir Hristiyan genç vardı.   Bu genç, her nasılsa bu zâtın dergâhının önünden geçerken merak edip içeri girdi…   Abdullah-ı Dehlevî hazretleri, o sırada bâzı talebesiyle sohbet ediyordu…   O da bir kenara oturup, severek sohbeti dinledi. … Devamını oku

“Zikir, İslâmiyet’e uymaktır!”

Hindistan evliyâsının büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretleri zamânında bir ara kıtlık olmuştu Delhi’de…   İnsanların sıkıntı çekmesine bu büyük velî de üzülüyordu.   Zîra çok merhametliydi…   Bir gün mescidin avlusuna çıktı.   Kızgın güneş altında uzun müddet oturdu.   Sonra el kaldırıp;   “Yâ İlâhî!.. Bu âciz kul, yağmur yağıncaya kadar buradan gitmemeye karar verdim” dedi.   Yalvardı Rabbine.   Sonra … Devamını oku

Dert ve belâ, sevgilinin kemendidir!

Bir gün birisi, ölüm yatağındaki hastasını sırtlayıp, bir seher vakti Abdullah-ı Dehlevî hazretlerine geldi ve “Ey efendim! Hastamız ağırlaştı. Bir duâ etseniz; belki şifâ bulur” dedi.   Mübârek zât, bir baktı hastaya. Bir şeyciği kalmadı adamın.   Şifâya kavuştu tamâmen.   Böyle binlerce hasta, bu zâttan duâ alıp, şifâya kavuşurlardı o devirde.   Bu sebeple kapısının önü, devamlı … Devamını oku

Mümin, güleryüzlü ve tatlı dillidir…

Hindistan evliyâsının büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin huzûruna, bir gün biri gelip;   “Efendim, oğlum çoktandır kayıp bir duâ etseniz de Rabbimiz tekrar ihsân etse onu bize” dedi.   Çok yalvardı.   O cevâben;   “Oğlunuz şu anda evdedir” buyurdu.   Adam şaşırdı;   Ve inanamadı.   “Nasıl olur efendim. Şimdi evden geliyorum” dedi,   Büyük velî tekrar etti … Devamını oku

“Allah, oğluna rahmet eylesin ”

Hindistan evliyâsının büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin bir talebesi hastalanmıştı.   Babası bu zâta gelip duâ istedi.   Ama duâ etmedi mübârek zât.   Adamcağız üzüldü!   Kendi kendine;   “Niçin duâ etmiyor?” diye düşünürken; “Allahü teala oğluna rahmet eylesin” buyurdu.   Anlamıştı niçin duâ etmediğini.   Üzüntüyle geri döndü. Eve vardığında oğlu vefât etmişti…   ● ● ●   Abdullah-ı … Devamını oku

Harâmiler kâfileyi basacak!

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin talebesinden biri yolda gidiyordu ki, bir ara hocasını görür gibi oldu yanında.   Hocası kendisine;   “Çabuk uzaklaş buradan. Harâmiler geliyor, kâfileyi basacaklar!” buyurdu.   Ve kayboldu gözden…   O, bu emirle hızla uzaklaştı kâfileden.   Hakîkaten soyguncular bastı kâfileyi.   Bir tek o kurtulmuştu yolculardan…   ● … Devamını oku

“İnşallah oğlum iyi olacak”

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretleri zamânında, Delhi Câmii imâmının oğlu hastalanmıştı.   Doktorlar çâre bulamadı.   Çok zor durumdalardı.   Babası bir gece ellerini açıp;   “Yâ Rabbî! Sevdiğin bir kulunun hürmetine oğluma şifâ ihsân et” diye yalvardı.   Sonra uyudu.   Rüyâsında Abdullah-ı Dehlevî hazretlerini gördü kendi evlerinde. Hasta oğluna bir … Devamını oku

Allah adamını tanımamanın bahtsızlığı!..

Hindistan evliyâsındanve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretleri, Resûlullah Efendimizi çok sever, ismini işitince kendinden geçerdi.   Bir gün su istedi hizmetçisinden. Hizmetçi suyu verirken “Allah’ın Resûlünün sevgisi, nûru ve feyzi üzerinize olsun” dedi.   Bu duâya çok sevindi…   Kalktı ve öptü hizmetçinin alnından.   Mübârek odasından bâzen çok nefis “kokular” yayılırdı.   O zaman talebeleri; … Devamını oku

“Gıybetin cezâsı çok ağırdır!”

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretleri, seyyiddir.   Bir hâkim komşusu vardı. Ama bu zâtı sevmiyordu.   Aleyhinde konuşur, gıybetini yapardı.   O, bir gün bir suçtan hapse düştü!   Abdullah-ı Dehlevî hazretleri bunu işitince çok üzüldü!   Ve uğraşıp çıkardı onu hapishâneden.   O kimse insafa geldi. Tövbe edip talebesi olmakla şereflendi…   ● ● ● … Devamını oku

“Çocuğun doğunca ismini Ali koy!”

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretleri, seyyiddir. 1745’te Hindistan’ın Pencab şehrinde doğdu. 1824 de Delhi’de vefât etti. Kabri Şâhcihân Câmii yakınındaki dergâhındadır.   Bu zât henüz dünyâya gelmeden babası rüyâ gördü onun hakkında.   Alî bin Ebî Tâlip (radıyallahü anh), ona rüyâda;   “Allah, sana bir oğul verecek ki, büyüdüğünde yüksek bir … Devamını oku

Aradığı mübarek zatı bulmuştu…

Evliyânın büyüklerinden Ârif-i Rîvegerî hazretleri, 1209 de Rîvgir’de vefât etti.   O yörede Abdülhâlık-ı Goncdüvânî adında çok büyük bir velî vardı. Ama onun büyüklüğünü bilmiyordu.   Bir gün bu zât çarşıdan öteberi almış, evine dönüyordu ki, genç Ârif gördü.   Edeple yaklaşıp;   “Efendim, izin verirseniz yardım edeyim” dedi.   Kabul edip, elinde olanları verdi ona.   Eve gelince;   “Sağol evlât! … Devamını oku

“Müslümanlık kısaca nedir efendim?”

Evliyânın büyüklerinden Ebülleys-i Semerkandî hazretleri, bir gün sevdiklerine; “İbâdetlerini riyâ ile, gösteriş için yapanların hâli şu kimseye benzer ki, kesesini çakıl taşlarıyla doldurmuş. Herkes onun için ‘ne zengin adam’ der. Ama onlarla bir şey alacak olsa, kimse ona bir kuruşluk mal bile vermez” buyurdu. Ve ilâve etti: “İbâdet yapmakta da hâlis niyet yoksa, Allahü teâlâ o amellere hiç … Devamını oku