“Beni sevmeyenleri de affet yâ Rabbî!”

Hallâc-ı Mansur hazretlerine bir gün bir kimse geldi. Ve bu zâta; “Tasavvufta fakîrlik nedir?” diye sordu. O anda zindandaydı. Adam bakınca, zindanın duvar taşlarının altın ve gümüş olduğunu fark etti. Çok şaşırdı. Bu defâ da; “Fütüvvet nedir?” diye sordu. Cevâben; “Bu gece anlarsın” buyurdu. Adam merak içinde eve gitti. Ve o gece rüyâ gördü. Rüyâsında … Devamını oku

“Enelhak ne demek?”

Hallâc-ı Mansur büyük velîlerdendir. Sekr hâlindeyken ağzından “enelhak” kelimesi çıktı bir gün. Bu söz, görünüşte “ben Hakkım” mânâsına geliyorsa da, onun bundan murâdı bu değildi. “Ben yokum, Allah var” demek istemişti. Zîrâ sekr hâlindeydi. Yâni şuuru yerinde değildi. O devrin âlimleri, onun bu sözünü, dînî yönden “küfür” sayıp hapsettiler. O hapisteyken, bâzı sevdikleri kendisine; “Sabır … Devamını oku

“Allah’ın kullarına yardım edin!”

Hallâc-ı Mansur hazretleri, sôfiyye-i aliyye denilen büyük velîlerdendir. Onun devrinde birinin kuşu âniden ölmüştü… Buna çok üzülüyordu ki, bu velîye rastlayıp söyledi kuşunun öldüğünü. Büyük velî; “İstiyorsan dirilsin” buyurdu. Adam; “Çok isterim, ama dirilmez ki” dedi. Büyük velî; “Allahü teâlâ dilerse dirilir” buyurdu. O anda, bi iznillah “kuş” canlanıp geldi yanlarına. Adam sevinçten uçuyordu… ● … Devamını oku

Anne babanın en mühim vazifesi!

Hallâc-ı Mansur hazretleri bir gün dört yüz kişiyle hac yoluna çıktı. Bir miktar yol gittiler. Sonra çok acıktılar. Bunu bu zâta arz edip; “Efendim, şu anda kelle kebabı olsaydı ne güzel yerdik” dediler. Hemen bir elini arkasına uzattı. Ve tâze pişmiş iki pide ile bir kelle kebabı alıp verdi birine. Sonra bir daha uzandı. İki … Devamını oku

“Fakirlik nedir efendim?”

Hallâc-ı Mansur hazretlerine, “Fakîrlik nedir efendim?” diye sordular. Cevâbında; “Fakîrlik, herkesten ümîdini kesmek ve her ihtiyâcını Rabbinden istemektir. Yâni bir Müslüman, ne kadar sıkıntıda olsa da, yine hiçbir işini âciz kullara arz etmemelidir.” buyurdu. ● ● ● Bir gün de gençlere; “Siz Allah katında kıymetli olmak ister misiniz?” diye sordu. O gençler sevinip; “Çok isteriz” … Devamını oku

İbadetten tad alanlar…

Hallâc-ı Mansur hazretlerinin asıl adı Hüseyin bir Mansur’dur. 306 (m. 918)’de şehîd edildi. Kalbi, Hak teâlânın aşkıyla yanar, şiddetli mücâhede ve riyâzet yapardı. Nefsinin istediğini yapmaz, istemediklerini yapardı. Her gün “bin rekât” namâz kılardı. Bu âdetini, hiç bozmamıştı. Yalnız, öldüğü gece, beş yüz rekât kılmıştı. ● ● ● Bâzı sevenleri; “Efendim, bu yüksek dereceye erişmişken … Devamını oku

Meleklerin dua ettiği kimse!..

İmâm-ı âzam Ebû Hanîfe hazretleri; bir gece rüyâsında, Peygamber Efendimizin mübârek kabrini açıp, mübârek kemiklerini göğsünde topladığını gördü. Uykudan uyandı… Tâbirini merak etti… Derhâl İbni Sîrîn‘e gidip kendisini tanıtmadan anlattı gördüğü rüyâyı. Ve tâbirini suâl etti. İbni Sîrîn hazretleri dinleyince; “Bu rüyâyı sen göremezsin. Bunu ancak Ebû Hanîfe görebilir” dedi. İmâm-ı âzam; “O benim” deyince; … Devamını oku

“Câriyelerden biri annen olabilir!”

İbni Sîrîn hazretleri, meşhur rüyâ tâbircisidir. Bir kimse bu zâta; “Ben rüyâmda, zeytinyağını zeytinlerin üzerine döktüğümü gördüm. Acabâ tâbiri nedir?” diye sordu. İbni Sîrîn, ona; “Zeytinyağı zeytinden olmadır, aslına gidiyor. Sen câriyelerini araştır. Onlardan biri, genç yaşta esîr edilen annen olabilir” dedi. Adam şaşırdı! Gidip araştırdı… Hakîkaten bir câriyesinin, “kendi annesi” olduğu ortaya çıktı. ● … Devamını oku

“İmânımız çok kıymetlidir!”

İbni Sîrîn hazretleri, meşhur rüyâ tâbircisidir. Biri, bu zâta gelip; “Efendim, gıybetinizi yaptım, lütfen beni hoş görün ve hakkınızı helâl edin” dedi. Büyük velî; “Ey kişi! Rabbimiz bu gıybet fiilini çirkin bilip hoş görmezken ben nasıl hoş görürüm. Hakkımı helâl ettim. Ama sen de bu işi bir daha yapma” buyurdu. O kişi mahcuptu. “Peki efendim” … Devamını oku

“Kardeşlerim, gıybetten uzak durun!”

İbni Sîrîn hazretleri, Tâbiîn’den, tefsîr ve fıkıh âlimi ve meşhur rüyâ tâbircisidir. Basralı’dır. 110 (m. 729) senesinde vefât etti. Adı Muhammed. Babasınınki Sîrîn. “İbni Sîrîn” diye tanınır. Resûlullah’ın hizmetçisi olan Enes bin Mâlik hazretlerinin âzâtlı kölesidir. İbni Sîrîn hazretleri âlim olup, rüyâ tâbiri ilminde meşhurdu özellikle. Her günahtan kaçardı. Allah’tan çok korkardı! Yakınlarına sık sık; … Devamını oku

“Kardeşlerim, gıybetten uzak durun!”

İbni Sîrîn hazretleri, Tâbiîn’den, tefsîr ve fıkıh âlimi ve meşhur rüyâ tâbircisidir. Basralı’dır. 110 (m. 729) senesinde vefât etti. Adı Muhammed. Babasınınki Sîrîn. “İbni Sîrîn” diye tanınır. Resûlullah’ın hizmetçisi olan Enes bin Mâlik hazretlerinin âzâtlı kölesidir. İbni Sîrîn hazretleri âlim olup, rüyâ tâbiri ilminde meşhurdu özellikle. Her günahtan kaçardı. Allah’tan çok korkardı! Yakınlarına sık sık; … Devamını oku

Bu dinde en zor iş nedir?

Bir kadın, Hazret-i Habîb’e gelerek; “Evde hiç ekmeğimiz yok” diye dert yandı. O da sordu ona: “Aileniz kaç kişidir?” Kadın söyledi. Habîb de kalktı. İki rekât namâz kılıp; “Yâ Rabbî! Bana hüsn-i zan ediyorlar. Sen bunlara ihsân eyle” dedi. Sonra kalktı. Etrâfa baktı. Önünde gördüğü “elli dirhem” parayı kadına verip; “Bunu al, ama kimseye söyleme” … Devamını oku

“Habib kalpten konuşur…”

Hasan-ı Basrî hazretleri; Habib-i Acemî hazretlerini çok sever ve bâzen meclisinde sohbet etmesini söylerdi. O da sohbet ederdi. Bâzısı merak etti… Ve Hasan-ı Basrî’ye; “Efendim, siz varken meclisinizde onun sohbet etmesini istemenizin hikmeti nedir?” diye sordular. O da cevâben; “Habib, kalbinden ihlâsla konuşup insanların kalbine yerleştirir. Onun için konuşturuyorum” buyurdu. ● ● ● Bir defa … Devamını oku