Sandığa hapsedilen esir!..

Sâlim adında bir Müslüman, başından geçenleri şöyle anlatıyor: Küffâr memleketinde esirdim. Bir nöbetçi asker de başımda bekliyordu. Bu asker, birinden; “Müslümanlar darda kalınca, Seyyid Ahmed Bedevî adındaki bir evliyâdan yardım ister, O da gelip onları kurtarır” diye duymuş. Bir gün bana; “Sakın hâ! Sen de Seyyid Ahmed Bedevî denen evliyâdan yardım istemeyesin. Bunu sezersem pişmân … Devamını oku

“En zor iş, hakkı bâtıldan ayırmaktır”

Seyyid Ahmed Bedevî hazretlerinin kerâmetleri çoktur. Biri şöyle: Bir gün, bu zâtın kabri başında elleri kelepçeli birine rastladı insanlar. Şaşkın bir vaziyette etrâfına bakıyordu. Yanına yaklaşıp; “Senin bu hâlin nedir?” diye sordular. Şöyle anlattı: “Ben bir işim için küffâr memleketine gitmiştim. İşimi hâlledip, dönüyordum ki, düşman askerleri beni esir alarak kelepçeye vurdular. Türlü eziyetlere dûçar … Devamını oku

“Bunlar kimdir acabâ?!”

Abdülvehhâb-ı Şa’rânî hazretleri anlatıyor: Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri için okunacak mevlid-i şerîf için toplanmıştık. Ancak hiç tanımadığımız kimseler vardı aramızda. Çok merak ettim… Yanlarına sokulup; “Sizi ilk defâ görüyorum. Buraya, ne maksatla ve nereden geldiniz?” diye sordum. Cevâbında; “Biz Hindistan’dan geldik. Gâyemiz; Ahmed Bedevî hazretlerini ziyâret ve mevlid-i Nebevîyi dinlemektir” dediler. Sordum yine: “İyi de, … Devamını oku

“Ey ahmak nefsim!..”

Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri zamânında bir Müslüman, nedense sû-i zanda bulunurdu bu büyük velîye. Hele onun doğum ve vefat tarihlerinde düzenlenen mevlid cemiyetlerinde iyice huzursuz olurdu. Gerçi Müslümandı. Biraz ilmi de vardı. Ama hasedinden yapıyordu bütün bunları. Tâ ki, silleyi yiyene kadar!.. Nitekim bu kötü davranışları yüzünden gadabına uğradı bu zâtın. Bütün ilimler hâfızasından silindi. … Devamını oku

Allahü teâlâ, duâ edenleri sever…

İmâm-ı Şa’rânî hazretleri naklediyor: Benim ilk hocam İmâm-ı Şenâvî hazretleridir. Beni talebeliğe ilk kabul ettiğinde Ahmed Bedevî hazretlerinin kabrine gittik önce. Bu zâta hitâben; “Efendim, bu kişi, bizim sevdiklerimizdendir. Yüksek himmetinizle bunun da kalbini nurlandırınız” diye arz etti. O an ses geldi kabirden. Büyük velî ona cevâben; “Peki, olur evlâdım” buyurmuştu. O anda, ‘nûr’lu ellerini … Devamını oku

Evliyâya düşmanlık etmek!..

Seyyid Ahmed Bedevî hazretlerinin büyüklüğüne inanmayan kimseler vardı o devirde. Bir âdet vardı. Her sene, belirli bir günde, bu zâtın kabri başında mevlid cemiyeti tertip edilirdi. Ve bu cemiyete çok kimseler gelirdi uzaktan yakından. Büyük kalabalık olurdu. Bir vâli, bu zâta düşmanlığından, mevlid cemiyetine katılmak isteyenlere izin vermez ve göndermezdi hiç kimseyi. Muhammed Şenâvî adlı … Devamını oku

“Nasıl muvaffak oldunuz efendim?”

İmâm-ı Şa’rânî hazretleri anlatıyor: Bir kimse ticârî bir seferden dönüyordu ki, harâmîler, onun kıymetli mallarla döndüğünü öğrenip, kestileryolunu. Tüccar, çâresizdi!.. O an ellerini açıp; “Yetiş yâ Seyyid Ahmed!”dedi, o kadar! O anda nûrlu bir zâtbelirdi yanında. Bu zât, Ahmed Bedevî hazretlerinin kendisiydi. Ve tek başına kaçırttıhaydutları o bölgeden… ● ● ● Yine bir Müslüman damerkebini … Devamını oku

Duâmızın kabul olması için…

İmâm-ı Şa’rânî hazretleri,Seyyid Ahmed-i Bedevîhazretleri hakkında şunu anlatıyor: Bu zât için her sene mevlid cemiyeti tertiplenirdi. Bir sene bu mevlid cemiyeti gününden bir gün önce, Ahmed Bedevî hazretlerini rüyâda gördüm. Çok nûrluydu.Bana bakıp; “Kardeşim! Bu sene bizim mevlid cemiyetimize gelirseniz, size melûhiye yemeği ikrâm ederiz”buyurdu. Uyanıp mevlid için yola çıktım. Ve vaktinde yetiştim cemiyete. Ancak … Devamını oku

“Müminleri sevindir…”

“Müminleri sevindir…” Seyyid Ahmed Bedevîhazretlerinin mübârek türbesinde, her yıl, doğum gününde “mevlid-i şerîf” okutulurdu. Âdetti bu, o havâlide. O devirde yaşayan evliyâdan biri, o seneki mevlid cemiyetine gitmemeyi düşünüyordu. O gece Ahmed Bedevî hazretlerini gördü rüyâsında. Büyük velî, kendisine; “Niçin gelmek istemiyorsun bizim mevlidimize? Hâlbuki Resûlullah Efendimiz ve Eshâb-ı kirâm, hattâ sâir peygamberler de bu … Devamını oku

Boğaza takılan kılçık!..

Boğaza takılan kılçık!.. Mısır evliyâsındanSeyyid Ahmed Bedevîhazretlerinin vefâtından sonra Ebül Kays bin Ketîle adında bir âlim Mısır’dan çıkıp Seyyid Ahmed Bedevî hazretlerinin medfun bulunduğu yere gelmişti. Gerçi bu zâtın nâmını işitmişti. Ama bilmiyordu üstünlüğünü. İnsanların onun türbesine karşı gösterdiği büyük ilgiyi görünce hayretine gitti bu hâl! Kendi de ilim sâhibiydi… Oranın halkını toplayıp; “Ey insanlar! Bu … Devamını oku

Velîlerde kusur aramak!..

Velîlerde kusur aramak!.. Seyyid Ahmed Bedevîhazretleri zamânında Mısır’da baş kadılık yapan Takıyyüddîn adında biri vardı ki, Ahmed-i Bedevî hazretlerinin büyüklüğünü bilir, severdi kendisini.Ancak bâzıları, iftirâ atıp,“dedikodu” yaparlardı buzâtın aleyhinde. Bu da onları duydu. Hâliyle zihni karıştı… Gerçeği öğrenmek gâyesiyle ziyâretine gitti bir gün. Söz arasında; “Hakkınızda bâzı sözler işittim. Bâzı kimseler, cemaate gitmediğinizi, hattâ bâzen … Devamını oku

“Müslüman, namazını kılan insan demektir”

Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri devrinde zâlim bir vâli vardı. Bu zâlim, bu zâtın talebesinden Şeyh Rekin’e birini gönderip;   “Bu diyârda yalnız sende zahire varmış. Gönderdiğim kişiyle bana bolca gönder” dedi.   Ardından da;   “Güzellikle gönder… Zorla almaya beni mecbur etme!” diye de tehdit etti!   Şeyh Rekin ne yapsın?   Hocasına arz etti bunu.   Büyük velî; … Devamını oku

Kıtlıkta ucuz sat, hayır duâ al!..

Seyyid Ahmed Bedevî hazretlerinin Şeyh Rekin adında çok sevdiği biri vardı ki, buğday ticâreti yapardı. Büyük velî onu çağırıp;   “Ey Rekin! Bana ilham oldu ki; yakın zamanda bu diyârda büyük bir kıtlık olacak” buyurdu.   Ve ekledi: “Sen şimdi bol miktarda buğday alıp biriktir. O kıtlıkta insanlara ucuza satıp hayır duâlarını alırsın.”   “Peki efendim” dedi.   Ve yaptı … Devamını oku