Hatalarını anlayıp özür dilediler…

Büyük velîlerden Ebû Alî Sekafî hazretleri, Nişâbur’da doğdu. 939 yılında aynı yerde vefât etti.   Bu zâtın ziyâretine, fıkıh bilgisi olan üç kişi gelmişti bir gün.   Oturup sohbet ettiler.   Sonra yatsı ezânı okundu.   Büyük velî imâm oldu.   Cemaatle kıldılar namazı.   Ancak mübâreğin okuyuşunu beğenmedi bu ‘bilmiş’ kişiler!   Gûya tecvîde uygun bulmadılar kıraatini.   … Devamını oku

Senden altın kokusu geliyor!

Cezâyir’de yetişen velîlerden Ebül Abbâs Müstegânimî hazretleri “rahmetullahi aleyh”, Müsteganim şehrinde yaşadı, burada vefât etti.   O devirde bir genç, ilim öğrenmeyi çok istiyordu.   Yetîmdi de.   Annesi, hırkasına “dört altın” dikip gönderdi ilim tahsîline. Genç, birkaç yer dolaştıktan sonra nihâyet geldi bu zâtın dergâhına.   Ve arz etti:   “Ben talebe olmak istiyorum efendim.”   … Devamını oku

Cehennem varken rahat uyuyanlara şaşıyorum!

Evliyânın büyüklerinden Ebül Abbâs Sebtî hazretleri, Sebt’te doğup Merrâkuş’ta vefât etti. Bu zâtın ziraatla uğraşan bir talebesi vardı. Ancak bir sene “şiddetli bir kuraklık” oldu o havâlide.   Bir damla suya hasret kaldı toprak.   Genç adam bostanının başında kara kara düşünüyordu ki, hocası gelip, sordu:   “Hayrola evlât, bostana su mu vereceksin?”   “Evet hocam, ama su yok.” … Devamını oku

O zât kimdir biliyor musun?

Hakkârî’de yetişen velîlerden Ebül Berekât Hakkârî hazretleri “rahmetullahi aleyh”, aynı yerde vefât etti.   Bu zâtı sevmeyen bir kimse vardı o devirde. Aleyhinde konuşur, dedikodusunu yapardı.   Hiç de utanmazdı.   Bir gün yine böyle konuşuyordu ki, insanlar “Sus!” dediler kendisine.   Adam sinirlendi!   Üstelik dedi ki:   “Niye susacakmışım?”   Dediler ki:   “Bu aleyhinde konuştuğun zât … Devamını oku

Sen beni arıyorsun, ben de seni…

Irak velîlerinden Ebül Hasan Cüsûkî hazretleri zamânında bir genç bir gece bu zâtı gördü rüyâsında. Ancak tanımıyordu kendisini.   O ara, Efendimiz de orayı teşrîf edip;   “Bu zâta tâbi ol!” buyurdular kendisine.   Delikanlı uyandı.   Çok duygulanmıştı rüyâdan!   İyi de, kimdi bu zât?   Nerede yaşardı?   Hiçbir şey bilmiyordu…   Bir sene sonra, bir iş vesîlesiyle bu … Devamını oku

Köyüme gitmek istiyorum!

Terim bölgesinde yetişen velîlerden Ebû Bekr Ayderusî hazretleri, Yemen’de doğdu, Aden’de vefât etti.   Genç bir talebesi, “kötü arkadaşlara” uyup ayrılmak istedi medreseden. Geldi hocasına:   “Bir mâruzatım var hocam.”   “Söyle evlâdım.”   “Ben köye dönmek istiyorum.”   “Niçin evlâdım?”   “Köy işleri hocam. Aileme yardım etmem gerekiyor” dedi.   Ancak hocası biliyordu gencin asıl maksadını.   … Devamını oku

Mal sevgisini kalbe sokma!

Büyük velîlerden Ahmed bin Ebû Bekr Ayderusî hazretleri Yemen’de doğdu. 1516’da Aden’de vefât etti.   Sohbetlerinde;   “Kardeşlerim! Mal sevgisi, Allahü teâlâya olan sevgimizi geçmesin” derdi sık sık.   Bir gün, bir kese dolusu altın getirdiler kendisine.   Hiç elini sürmeden;   “Şuraya koy!” dedi.   Adam gösterilen yere bırakıp gitti.   Ertesi gün bir ihtiyaç sâhibi geldi.   Ve bu … Devamını oku

Yâ Rabbî! Rûhumu secdede al

Bağdat evliyâsının büyüklerinden Ahmed bin Ebül Verd hazretlerinin “rahmetullahi aleyh” en büyük arzusu, namaz kıldığı esnâda Rabbine kavuşmaktı.   Onun için;   “Yâ Rabbî! Beni, senin râzı olmadığın işleri yapmaktan muhâfaza eyle. Rûhumu secdede iken al” diye duâ ederdi.   Bunu çok isterdi.   ● ● ●   Yine bir gece sabaha kadar Kur’ân-ı kerîm okuyup bu mûtad … Devamını oku

İbâdetlerin en mühimi nedir efendim?

Kabr-i şerîfi Mekke-i mükerremede bulunan büyük velî Ebû Amr Zücâcî hazretlerinin sevdiklerinden bir grup insan sefere çıktılar bir gün. Yolculuk gemide geçiyordu.   Ancak deniz bu.   Hiç güvenilir mi?   Birden fırtına çıktı.   Ve başladı gemi sallanmaya. Yolcular “büyük korkuya” kapıldılar!   Onun sevenleri, açtılar ellerini ve “Yâ Rabbî! Hocamızın hürmetine dindir bu fırtınayı. Sen her şeye … Devamını oku

“Bilmiyorlar, bilseler yapmazlar!”

Şam’da yetişen büyük velîlerden Ahmed Kâdirî hazretleri 1596 senesi Ramazân-ı şerîf ayında Dımeşk’te vefât etti.   Bu mübarek zat, bir gün deniz kenarında talebeleriyle oturuyordu…   Bir gemi göründü uzaktan.   Yolcular, çalgı çalıp eğleniyorlardı.   Talebeler;   “Hocam! Bir bedduâ edin de deniz yutsun onları” dediler.   Büyük velî;   “Hayır, biz bedduâ yerine duâ edelim” buyurdu.   Gençler … Devamını oku

“O hâl şeytânîdir evlâdım!..”

Tus, yâni Meşhed şehrinde medfun bulunan büyük âlim ve velîlerden Ebû Alî Farmedî hazretlerinin bir talebesi vardı.   Kendisi yeni evliydi.   Mevsim de kış idi.   Yakacak odun alamamıştı henüz.   Böyle düşünürken evinin önüne bir yük “odunun” yıkılmış olduğunu hayâl etti. Sonra kalkıp baktı pencereden.   Fakat o da ne?!..   Gözlerine inanamadı.   Gerçekten … Devamını oku

Din, nasîhattir kardeşlerim

Denizli’ye bağlı Çal kazâsı müftüsü Ahmed İzzet Efendi “rahmetullahi aleyh”, Çal ilçesine bağlı Süller köyünde doğdu.   1952 yılında vefât etti.   Hâl sâhibi bir velîydi.   Bu zât bir gün şunu anlattı:   Sevdiklerine:   Bir gün Hazret-i Ömer “radıyallahü anh”, Eshâb-ı kirâmdan birisini bir yere vâli tâyin etmişti. Onu, gideceği yere uğurluyordu.   Birkaç sahâbî … Devamını oku

En mühim farz namazdır!

Ahmed Eflâkî Efendi “rahmetullahi aleyh”, 1300’lü yıllarda Anadolu’da yaşayan evliyâdandır. Konya’da vefât etti…   Kabr-i şerîfi de oradadır.   Bu zât birkaç talebesiyle yolculuğa çıktı bir gün.   Az sonra namaz vakti girdi…   Bir kuyu başında konakladılar.   Ancak su derindeydi.   İp ve kova da yoktu yanlarında.   Şaşırıp kaldılar!   Büyük velî zât;   … Devamını oku