Ahmed bin Ebîl-Havârî, Şam’da yaşadı.
844 (H.230) da vefât etti.
Hocası Ebû Süleymân Dârânî hazretlerine hiç muhâlefet etmeyeceğine, karşı çıkmayacağına dâir söz vermişti…
Bir gün hocası ders veriyordu.
Ahmed bin Ebîl-Havârî geldi.
Kapıyı tıklattı.
Ve içeri girip;
“Efendim, fırın iyice kızdı, ne pişirmemi emredersiniz?” diye sordu.
Hocası cevap vermedi…
Ahmed bin Ebil-Havârî geri gitti.
Biraz sonra yine geldi.
Aynı şeyi sordu.
Cevap alamadı.
Üçüncüde hocası;
“Fırına kendini sür!” dedi.
Ve derse devâm etti.
Bir müddet geçti…
Talebelere dönüp;
“Ahmed’i çağırın!” buyurdu.
Koşup aradılar.
Ortalarda yoktu…
Onu bulamayınca geri dönüp, hocalarına durumu bildirdiler:
“Ahmed’i bulamadık efendim.”
Buyurdu ki:
“Fırına baktınız mı?”
“Bakmadık” dediler.
Buyurdu ki:
“Gidin bakın.”
Koşup fırının kapağını açtıklarında, Ahmed’i, kızgın fırının içinde görüp şaşkına döndüler! Zîrâ çok rahat ve huzur içinde oturuyordu…